Miraç Kandili 

 

Mübarek gecelerden bir tanesini daha idrak etmek üzereyiz. 10 Mart Çarşamba gecesi Miraç Kandili’dir.  Miraç, Rasulüllah (s.a.s.)’in, gecenin bir kısmında Mekke-i Mükerreme’deki Mescid-i Haramdan, Kudüs’teki Mescid-i Aksay’a ve oradan da göklere seyahat ettirildiği mübarek bir gecedir. Bu büyük yolculuğa Kur’an-ı Kerim’de “Isra” adı verilir ki, gece yürüyüşü manasına gelmektedir. Nitekim Cenab-ı Hak Isra Suresi’nin ilk ayet-i kerimesinde mealen: “Kulu Muhammed’i bir gece Mescid-i Haramdan kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescidi-Aksay’a götüren Allah’ın şanı yücedir. Doğrusu gerçek anlamda işitir ve görür” diye buyurmuştur. Isra ve Miraç, Yüce Mevla’mızın zaman, mekan ve vasıta kayıtlarını ortadan kaldırarak, Habib’ini manevi huzuruna kabul edip, nice emir ve hikmetleri vahyi buyurduğu muazzam bir tecelli gecesidir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) için pek büyük şan ve şereflerle dolu olan Miraç mucizesi, biz Müslümanlar için de ilahi rahmet ve lütuflarla dopdoludur. Miraç hadisesinin biz Müslümanlar için en önemli sonuçlarından biri, hiç şüphe yok ki dinimizin direği mesabesinde olan ve o gece farz kılınmış bulunan beş vakit namazdır. Beş vakit namaz bize bir Miraç hediyesidir. Onun içindir ki namaz mü’minin miracı olmuştur. Nasıl ki Hatemül Enbiya Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s.) Miraç’ta her türlü vasıtadan arınmış olarak Allah’ın lütfuna, tecellisine mazhar olduysa, mümin de namaz esnasında doğrudan doğruya vasıtasız olarak Rabbinin manevi huzurunda el bağlamaktadır. Eğer mümin, günde beş vakit namazını dikkatle ve huşu içinde eda edecek olursa, kıldığı namaz onun için bir miraçtır. Hakk’a ulaşmaktır, gerçeği yaşamaktır.

Miraç’ta Efendimiz (s.a.s.)’e vahiy edilen ilahi prensiplerin bir kısmı Isra Suresi’nde şöyle beyan edilmektedir:

“-Allah’a şirk koşmayın.

-Ana-babaya iyilikte bulunun, saygıda kusur etmeyin.

-Akrabaya, fakir ve kimsesizlere, yolda kalmışlara haklarını verin.

-Toplumu temelinden sarsan zinaya yaklaşmayın.

-Haksız olarak adam öldürmeyin, cana kıymayın.

-Ölçüyü ve tartıyı tam yapın, doğru terazi ile tartın.

-Bilmediğiniz şeyin ardına takılmayın. Çünkü kulak, göz, kalp… Bu azaların hepsi sorumlu tutulacaklardır. Görüldüğü üzere bu gece, birçok kötü alışkanlıkların kapı dışarı edileceği, geleceğe ait hayırlı nice fiillerin cesaretle ortaya konulacağı bir gecedir. Bu geceyi ihya ederken, bu gecede vahiy edilen ilahi gerçeklere, üstün nimetlere ve derin hikmetlere kulak vermeliyiz. Yalnız Yüce Mevla’ya kulluk etmeli, O’na hiçbir şeyi ortak koşmamalıyız. Bol bol namaz kılmalı, Kur’an okumalı Cenabı Hak’tan af ve mağfiret dilemeliyiz. Çoluk çocuğumuza bu gecenin mana ve önemini anlatmalı, ana babamızı ve büyüklerimizi ziyaret edip ellerini öpmeli ve dualarını almalıyız. Çevremizdeki yoksullara ve kimsesizlere yardım ellerimizi uzatmalıyız. Dostlarımızla tebrikleşmeli sevgi ve saygı duygularımızı perçinlemeli, birlik ve beraberliğimizi güçlendirmeliyiz. Ebediyete göçmüş bulunanları da ihmal etmemeli rahmetle, mağfiretle anarak ruhlarını sevindirmeliyiz.  Göz ve gönül aydınlığı, zaman ve mekan berraklığı olan Miraç Kandilinizi tebrik eder, iki cihanda Cenab-ı Hak’tan saadetler niyaz ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.