Keramet sakalda değilmiş

Malumunuz Kocaali’nin en önemli sorunlarından biri henüz bitirilememiş imar işleri. Özellikle merkeze yakın mahallelerde halen pürüzlü alanlar var. Üzerinde çalışma yapılan alan oldukça fazla tabi. Bunu da es geçmemek lazım. Yine bizim için diğerlerine göre daha önemli olan kesim sahil kesimindeki mahalleler. Yalı, Yayla, Alandere ilk sırada hemen ardından da Kadıköprü ve Caferiye geliyor. Bu bölgelerde halen vatandaş rızası olmadığı için bitirilmemiş işler var. Bir kısmı için hukuki süreç işliyor.
Biz yıllardır sürekli aynı şeyi söyleyip durduk. Dedik ki üçe beşe bakmayın. Yerel idarenin önünü açın kolaylık sağlayın, orta yolu bulun ve bir an önce anlaşın ki yapılaşma bir an önce gelişmeye başlasın. Yakında Kocaali’nin ilçe merkezi sahile inecek. Bu gün kendi kişisel çıkarlarınız için imar işlerine takoz koyuyorsunuz ama ileride bunlar karşınıza engel olarak çıkacak. Dedik de, sakalımız da olduğu halde kimseyi inandıramadık. Demek ki keramet sakalda değilmiş. Öyle olsaydı şimdiye uzaya çıkmıştık.
Ne oldu sonrasında? Bir kesim vatandaş burnunun dikine gitti. Yahu en ufak bir yağmur yağdığında sel oluyor değil mi? Bunu engellemek için dere ıslah ve genişletme çalışmaları yapıldı. O çalışmalarda bile rıza vermeyen mülk sahipleri olduğunu gördük. Bırak mülkünden kanal için iki metre yer vermeyi, kepçenin bahçesini kullanmasına bile izin vermeyenler olduğunu gördük. İnadına devam edenlere de selam olsun.
Her neyse yine buna benzer bir durum da ilçenin doğu kesiminde yaşanıyor. Kadıköprü, Caferiye tarafında zamanında yapılmayan işlerin sıkıntısını yaşıyoruz. Bundan beş altı sene önce orası için de uyarmıştık. Dedik ki sahil yolunun alt kesimini bütünüyle, üst kısmını da gerektiği ölçüde bitirin yatırıma hazır hale getirin. İleride çok faydasını göreceksiniz. Ama biz ne yapıyoruz, faydasını göreceğimiz günlerde ceremesini çekiyoruz.
Geçen hafta çarşı içerisinde gezerken Kadıköprü muhtarına uğradım. Ayaküstü biraz sohbet ettik. Mahalledeki işleri özellikle de devam eden doğalgaz meselesini sordum. Aldığım cevap hem şaşırttı hem de zamanında ne kadar haklı konuştuğumuzu gösterdi. Mahallede yapılan doğalgaz çalışması geçtiğimiz günlerde duraklamış. Mahalle nüfusunun hemen hemen yüzde 75’lik kesimini kapsayan kısımda doğalgaz ana hattı çekilmiş. Ama nüfusun seyrek bölgeyi askıya almış Agdaş. Onlara sordukları zaman haklılar.
Bir sefer kurumlar her halükarda kendi çıkarlarını gözetirler. Bir yere yatırım yaptıkları zaman bunun maliyetini ne kadar sürede çıkaracaklarını hesap edeler. Kadıköprü’nün yüksek kesimlerinde de durum böyle olmuş. Potansiyel abone sayısı ve hanelerin ortalama tüketimini hesap ettikleri zaman yapılan masrafı çıkarması yıllar sürecek bir proje haline gelmiş. Dolayısı ile Agdaş çalışmayı askıya almış. Ben şimdi bunu yazarken Agdaş’ı savunmuyorum. Kocaali’de yaşayan her vatandaşımızın bu gibi imkanlardan en üst düzeyde yararlanması taraftarıyım. Benim yaptığım objektif bir değerlendirme. Velhasıl Turan başkan da bu konuda devreye girmiş. Bürokratik anlamda gereken elbette ki yapılır.
Ama burada önemli olan bir mesele var. Hani dedik ya az önce bu imar işlerini bir an önce bitirin, yapılaşma hızlansın diye. İşte mesele bu. İllaki bütününde değil. Zamanında öncelikli bölge bitirilmiş olsaydı bu gün bu Agdaş meselesini konuşuyor olmazdık. Sahil kesimlerin geliri diğerlerini telafi ederdi. Dolayısı ile yapılan yatırımın bir karşılığı olurdu.
Velhasıl yazmaktan zarar gelmez diye ümit ederek yine söylüyorum. Bu gün bu Agdaş meselesi falan çözülemeyecek işler değil. Bürokrasi devreye girer bir şekilde, kalan iş tamamlanır. Önemli olan bundan sonrası. Yarın bir gün bir başka kurum böyle bir yatırım yapacağı zaman sorun yaşamamamız lazım. Bunun için de, bu günden daha hazırlıklı olmalıyız. Az önce söyledim, yıllarca da aynı şeyi söyledik. Demek ki ‘sakalda keramet yokmuş’ diye. Eyvallah. Sakalımıza hürmetiniz yoksa hiç olmazsa bundan sonra cüssemize hürmetiniz olsun. Sağlıkla kalın…






