Kenan Tiryaki “Sporda ve futbolda dünyadaki yerimiz”

Türk nüfusu giderek yaşlanmaya başlasa da, yine dünyanın bir çok ülkesinin nüfusundan daha fazla çocuk ve genç nüfusumuz var.
Ülkemiz de yaklaşık 13 milyon genç 22 milyonun üzerinde çocuk nüfusa sahibiz.
Bu nüfusun övünç kaynağı olabilmesi için tüketim toplumundan üretim toplumuna geçip, çağdaşlık, bilim ve teknoloji alanlarında mutlaka ama mutlaka o seviyeye ulaşmış, doğu yada batı hiç fark etmez o ülkeleri ilk önce yakalamak ve daha sonrasında ise geçmek zorundayız.
Eğer 400 yıl önce Osmanlı’nın yaptığı gibi matbaayı günah sayıp, çağdaşlaşmayı da ayıp saydığı ve orta doğu ülkelerini örnek almaya devam edersek, şimdiki halimizden çok daha kötü bir seviyeye sürükleniriz, Allah korusun.
Ayrıca yukarıda belirttiğim bu rakamlarla 27 AB ülkesini de arkada bırakıyoruz.
Fakat gelin görün ki bu genç nüfus avantajımızı bir türlü üretim toplumuna dönüştürecek politikaları üretemiyoruz, daha doğrusu bana göre kasıtlı olarak üretmiyoruz.
Diş güçlerin(!) konusuna girmiyorum bile. Çünkü onlar Türk milletinin kalkınmasını, ekonomisinin düzelmesini zaten oldu bitti istemiyorlar.
Ama diyorum ki onlara gerek yok. Biz zaten bize yetiyoruz, birbirimizin ayaklarımızdan aşağı doğru çekme noktasın da, dünyada bizden daha iyisi yoktur.
Spora ve futbola değinecek olursak halimiz zaten içler acısı. Bireysel sporlarda elde edilen bir kaç gümüş ve bronz madalya ile teselli buluyoruz.
Allah’tan ki Kadın Milli Voleybol Takımlarımız var ki bir nebze olsun yüzümüzü güldürüyor. Çağdışı bir takım zihniyet sahiplerinin onlara iftira atmaları karalamalarına rağmen, üreterek, mücadele ederek ve en önemlisi Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlık yüzleri olduklarını bir an dahi unutmadan başarıların altına imzalarını atıyorlar.
Bu devasa çocuk ve genç nüfusa sahip olmamız, şehir efsanesi görüşlerin dediği gibi futbolda çok büyük yetenek havuzuna sahip olduğumuz anlamına gelmiyor maalesef.
Diğer spor branşlarında da aynı durum geçerli.
Yoksa Süper Lig’de ve basketbol ve voleybol sporlarında, son zamanlarda da atletizm sporunda bunca yabancı niye oynuyor?
Son olimpiyat oyunlarında başarımız! da bilinirken, futbol gibi endüstriyel olmuş en popüler spor dalında da durumumuz pek iç açıcı değil iken, ne yapılmalı?
Herkesin elbette bu konu da bir fikri vardır.
Dünya da bizden başka bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan başka bir ülke daha yoktur.
Buna Afrika ülkeleri ve Amazonlarda yaşayan yerel ve kabile devletleri de dahil.
Sakın beni kendi ülkesine düşman biri olarak düşünmeyin, ama durum bu.
Çocuk ve genç nüfusunun fazla olması tabi ki önemli, bu çocukların sağlıklı olanlarının hepsi sportif potansiyele sahip çocuklar.
Bizim ülkemizde kolay olan işler zorlaştırıldığından, liyakat, hakkaniyet, adalet, üçgeninde sistematik bir sportif yapı oluşturamadığımızdan, olimpik sporlar dahil futbolda da kalıcı sürdürülebilir sporcu kaynağı oluşturamıyoruz maalesef.
Ast olan niteliksiz çoğunluğu sistematik olarak çocuğun gelişim dönemlerine uygun geliştirerek, her bireyi iyi insan, iyi vatandaş, iyi sporcu, ilkesinden yola çıkarak nitelikli azınlıklar oluşturup sürdürülebilir sporcu kaynağıyla olimpik sporcu da üst düzey futbolcu da oluşturulur, yetiştirilir, derim.
Ama sadece derim!!
Otuz yıl bölge futbol antrenörlüğü ve en az on beş yılda üst klasman hakemliği yapmış ve ön beş yılda İstanbul ve Sakarya’da spor köşe yazarlığı ve İstanbul’da ayrıca yerel TV’lerde futbol yorumculuğu yapmış bir spor uzmanı olarak, yazıp çizip söylemişliğimiz olmasına karşı maalesef bir arpa boyu yol alamadık.
Benim gibi futbola ve spora gönül vermiş bir avuç spor adamı ile bir çıkmaz da çabalayıp mücadele edip duruyoruz.
İnşallah bu mücadele eden spor adamlarının sayıları bir gün çoğalır ve bizde rahmetli Atatürk’ün dediği gibi muasır medeniyeti yakalamış ülkelerin arasında olmamız gereken yerimizi alırız.
Yoksa 22 milyon çocuk ve genç nüfusumuza yazık ettik, ederiz…
Sağlık ve esenlikle…






