Köşe Yazıları

Kenan Tiryaki, “Spor ahlakı ve son pişmanlık”

Spor ahlakı ve son pişmanlık

Ben hemen hemen her yazımda futbol artık eskisi gibi değil diyorum, benim gibi düşünen milyonlarca futbol sever var, benimle ortak görüş taşıyanlardan, en azından sosyal medya üzerindeki paylaşımlarımın büyük oranda kabul gördüğünü ve olumlu geriye dönüşler aldığımı bilmenizi isterim.

Elbette ki bu düşüncelerimi yazıp çizip dillendirirken sağlam bir altyapıya ve bilgi birikimine iyi bir analiz yapmama dayandırıyorum.

Bizler çok farklı düşünürken, günümüzde çocuklar ve genç oyuncular başka şeyler düşünüyor.

Bizler çocukken o zor şartlarda bile antrenman yaparken, sadece antrenman yapmayı ve bütün dikkatimizi vermeyi düşünürdük.

Antrenmanlardan sonra buz gibi soğuk suyun altına girip duş alırdık. Bunu sakatlanmamak için her antrenmandan sonra yapar ve sakatlanma oranımızı azaltırdık.

Tabi herkes için geçerli değildi bu durum. Takımımızdaki diğer genç oyuncular bunu sistematik olarak reddederdi.

Çok farklı ve zor şartlarda yetiştiğimizden bizim için büyük abilerimize saygı duymak ve onların malzemelerini taşımak bizim için onurdu. Malzemecilerimize Antrenman sonunda yardım etmek, top torbalarını ve diğer var olan araç ve gereçleri taşıyarak yerine koymak bizim için adeta değişmez bir görevdi.

Bizden çok daha genç olan arkadaşlarımız bu duruma şaşırır ve bunu yapmanızı sizlere kim söyledi, diyerek, bunları yapmak sizin göreviniz değil ki diyerek şaşkınlıklarını gösterirlerdi.

O dönemler on yedi on sekiz yaş aralığında idik. Fakat bu alışkanlığımız profesyonel futbolculuğumuzda da devam etti.

Hatta hatta teknik direktörlük yaptığım yıllarda da devam etti gitti. Bu davranışımız hep kulüp yöneticilerimiz hem de çalıştığımız personeller arasında da çok büyük takdir topluyordu. Çünkü böyle bir davranış biçimi görmemişlerdi.

Gelin görün ki futbol çok gelişti çok değişti ve endüstriyel bir sermayeye dönüşünce işin şekli tamamen çıkara menfaate ve paraya dayandı.

Futbol değişti de futbolcular değişmedi mi diyecek olursanız, onlar da çok kısa sürede bu değişime ayak uydurdular ve futbol oynadıkları kulüp çalışanlarına tepeden bakmalar, onlara emir vermeler ve yer yer onları söz ve davranışları kırmaya dökmeye başladılar.