KENAN TİRİYAKİ KÖŞE YAZISI

İstifasızlık erdemsizlik liyakatsızlık
Ülkemiz futbolundaki kokuşmuşluğun boyutlarına bakar mısınız!
Elinize hangi ölçü ve tartı aletinizi alırsanız alın uzunluğunu ve ağırlığını ölçmeniz imkansız…
Dünya kupası turnuvasında uğradığımız hezimetten sonra, Avrupa Uluslar A Ligi’nde de aynı hezimetin devam etmesi ile TFF ve Milli Takım olayı kaynayan bir kazana dönmüş bir şekilde ve içindekiler kaynamaya devam ediyor.
Milli Takım Teknik Direktörü ısrarla istifa etmiyor adam haklı dünya kadar tazminatı var onu almadan böyle bir şeye yaklaşmaz elbette.
Fakat futbol kamuoyunun yaptığı baskıya ve Milli takımımızın aldığı kötü neticeler sonucunda, TFF Başkanı daha fazla ısrar etmedi ve toplantı yapmak zorunda kaldı.
Bu toplantının ardından TFF Yönetim kurulunda büyük çoğunluk Montella ile yolların ayrılması yönünde tavır koyunca, TFF Başkanı daha fazla hocanın arkasında duramadı ve hoca ile yollar ayrıldı.
Tazminat konusu medyaya yansımadı o yüzden bu konusunda nasıl bir yol haritası belirlediler kimsenin bir bilgisi yok.
Neyse canım öneli değil, futbolculara vaat ettikleri villaları satar hocanın tazminatını öderler sorun değil…
İşin ilginç yanı ise yapılan toplantıda görevi bırakalım istifa edelim seçime gidelim diyenler sayıca diğerlerinden az olsalar da kararları kabul görmediği için istifa kararı aldılar.
Şu durumda, TFF Yönetim kurulunun nerede ise yarısına yakını istifa etmiş durumda,
Geldiğimiz noktada Milli takımda Montella dönemi sona erdi. Bir ay sonra milli maçlarımız var milli takımın başında teknik adam yok, Milli maç arasından sonra başlayan lig maçlarını yöneten hakemleri atayan MHK Başkanı yok ve evrak üzerinde ve hakem atamalarının yapılmasında usulsüzlükten tutuklu, iki üst düzey klasman hakemimiz daha tutuklandı.
Yasin Kol denilen arkadaş MHK Başkanını parmağında oynatıyormuş meğerse, basına yansıyan ifadelerini okuduğumuz zaman, hiç de şaşırmadık.
Tabi bu olan bitenler aysbergin sadece görünen yüzü ve bir başka şekilde ifade edersek belki de aysbergin milyonda biri bu olan bitenler.
Dört ay önce Dünya kupası oynandı ve dünya kupasında görev alan daha doğrusu çağrılan tek hakemimiz yoktu.
Bunun adı nedir sizce!
Daha doğrusu bu duruma ne denir, başka bir ülkede olsa yer yerinden oynardı ama bizde TFF Başkanı çıkmış pişkin pişkin medyaya demeç veriyor “50 yıllık kokuşmuşluğun faturasını bana kesemezsiniz” diye.
Doğru diyor bence ama biz elli yıllık kokuşmuşluğun faturasını değil son iki yıllık kokuşmuşluğun hesabını yasal hakkımızla sana soruyoruz Sayın TFF Başkanı.
Aslında senin başkan olman bile ülkede başlı başına bir kokuşmuşluk ama sen çok çabuk unuttun, yaşadığın ve yaşattığın olayları.
Ama hafızalardan silinmiyor işte böyle kriz durumlarında karşısına çıkıyor insanların
Trabzonspor kulübünün başkanı iken kendi evinizde oynadığınız bir maçtan sonra, maçın hakemlerini dört saat boyunca soyunma odasında rehin tutup dışarı çıkmalarına, evlerine gitmelerine izin vermeyen siz değil miydiniz Sayın TFF Başkanı?
Yıllarını Türk futboluna harcamış bir teknik adama hakaretler savuran onu savcılara ve adalet bakanına işaret eden şikayet etme iması yapan siz değil miydiniz sayın TFF başkanı?
Ve hala o oturduğunuz koltuğa yapışmış ve istifa etmemek için direnen siz değil misiniz Sayın TFF Başkanı?
Sizin o koltukta bir dakika dahi durmanız, oturmanız Türk Futbolunu aşılması çok güç krizlere doğru yol aldırıyor.
Gerçi siz de haklısınız bu ülkede “istifa” mekanizması diye bir şey kalmadığından olacak ki sizde her halde affınızı isteyeceksiniz de uygun bir zamanı yahut bilinmeyen! Bir yerden telefon bekliyorsunuz herhalde…
Bir federasyon düşününki ne A planı var ne C planı var ne D planı var…
Aslında Y- Z planları bile yok da neyse…
Yapılan toplantının ardından TFF Başkanının görevden istifa etmemesinin gerekçesine de şöyle açıklama çalışıyor TFF Başkanı.
Liglerin tam ortasıymış, yayıncı kuruluş ile sözleşmenin yapılacağı tarih geliyormuş falan filan.
Sözleşme bedelinin artacağını sanıyor besbelli ki kulüplere sus payı vermeyi planlıyor ve tasarlıyor kafasında.
Değerli okuyucular şöyle bir düşünün bu kokuşmuşluk içinde hangi yayın kuruluşu, kalitesi ve olumsuzlukların tavan yaptığı bir lig yayınının mevcut fiyatını artırmayı düşünürki?
Velev ki artırdılar diyelim bu durum TFF başkanının o koltukta oturmasını ne kadar öteleyebilir ki?
Bir ülke ve o ülkenin futbol federasyonunu bir düşünün.
Futbolunun A’sından Z’sine kadar bütün birimleri gözetim araştırma ve inceleme altında olsun.
Bu durum bile tek başına TFF başkanının bir an önce istifa etmesine yeterlidir, bırakın milli takımın tel tel dökülmesini, bırakın TFF Başkanın tutuklanmasını ve tabi hakemlerinin de…
İnsani bir vasıf olan erdemlilik mi öldü yoksa insanların yüzlerindeki deri perdesi mi kalınlaştı?
Değerli okuyucular ben size bir ipucu vereyim.
Aslında ölen erdemlilik falan değil; liyakat ehliyet ve adalet…
Esen kalın…






