Karasu

Karasu’da ne eksik

Karasu’da ne eksik

Karasu’da son günlerde pek çok kaza meydana geliyor. Bu kazalarda maddi hasar mecburen ortaya çıkıyor da… yaralananlar da oluyor can kaybı da yaşıyoruz.

Dünyanın her yerinde nüfus dalgalanması oluyor. Bu krizi sadece biz mi yaşıyoruz? Mesela Fethiye, Bodrum, Marmaris, Alanya gibi ilçelerin nüfus değişkenliği en az bizimki kadar oluyor.

Demek ki nüfus değişimi yaşayan tek ilçe biz değiliz. Bunun krize dönüştüğü ender ilçelerdeniz sanırım…

Karasu’da her yaz hatta yaz olmasına gerek de yok, her tatil döneminde nüfus değişimi yaşanıyor. Trafikten hastaneye, asayişten alkol kullanımına kadar her konuda sıkıntı yaşıyoruz. Tüm bu dertlerin ortadan kaldırılması aslında mümkün.

Peki ne yapmak lazım?

Çok basit!

Yaşadığımız sıkıntıları doğru dille doğru kanaldan doğru kişilere iletmemiz lazım. Lobi oluşturmamız lazım!

Buna ister “lobi” diyin, ister “siyaset” diyin ister “sivil toplumun gücü” diyin… adına ne derseniz diyin Karasu’da o eksik…

 

Kuma yapanlar

Başlıkta hata yok. Doğru okudunuz. Karasu’da yazın bir şekilde herkes yazlıkçılardan para kazanıyor. Yazlıkçıların bıraktığı para mı fazla getirdikleri dert mi tartışmasına girmeyeceğim.

Kimine göre nimeti fazla kimine göre külfeti. Ancak ne olursa olsun “Nimetinden kim istifade ediyorsa bedelini de o ödesin” deme lüksümüz yok.

Sahilde alkol alınan mekanları yasakladık. Sonuçta tüm kumsal meyhaneye dönüştü.

Müzik çalınan mekanları yasakladık. Kaldırım kenarına araba çekenler sayesinde sahil kordonu açık hava diskosuna dönüştü.

Bir de kumsalda soyunma kabini ve tuvalet eksikliği var. Gece ayrı rezillik çekiyoruz gündüz ayrı. Eskiden plaja kıyafetle girmek yasaktı. Şimdi soyunma kabini ve tuvalet yok.

İnsanlar beline havlu sarıp soyunuyor. İki kişi havlu tutuyor da kuma tuvaletini yapıyor.

Turist değil kedi sanki… Kuma şey ediyor…

Yakında soyunma kabini de yok tuvalet de. Herkes haklı aslında. Eğer kuma şey edilmesinden rahatsız değilseniz… Canınız sağ olsun.

 

Kongreler yaklaşıyor

Yerel seçimlerden önce kongrelerin yapılması gerekiyor. Bu dönemdeki kongrelerde adaylar ve yönlendirilenler fazla olur. Ne demek istiyorum, biraz daha detaylandırayım.

Bu dönemde yönetimde yer alanlar yerel seçim görecek. Yani kimin belediye başkan adayı olacağı, kimin belediye meclis üyesi olacağı noktasında görüş beyan edecek. İlçe başkanı kadar ilçe yönetimleri de etkili.

İlçe başkanı veya yönetim kurulu olmanın böyle bir avantajı varken bir de dezavantajı var. Siz kimin listede yer alacağına, kimin nereye aday olacağına karar verebiliyorsunuz ama kendiniz aday olamıyorsunuz.

Aday olmak için yönetimden ayrılmanız gerekiyor. Bu durumda da yönetimdeki diğer isimler sizin hakkınızda karar verebiliyor.

Bu hesaba göre önümüzdeki seçimle ilgili planları olanlar, kendi ilgili oldukları partinin yönetiminin şekillenmesinde rol oynamak istiyor. Yani “Beni kimin seçeceğini ben seçeyim” diyor. Önce yönetimin oluşmasında kendisi söz sahibi olacak ve dışarıdan destek sağlayacak, sonra o yönetim de onun bu vefalı davranışını ödüllendirecek…

Güzel sistem. Bir nevi “Tarlada izin olsun sofrada yüzün olsun” matematiği.

Bu şekilde pek çok kişinin kongreler öncesi ön aldığını ancak listelerde yer almadığını göreceksiniz.

Daha önceleri de bu tip ilişkiler oluyordu da… sosyal medya bu kadar gelişmiş olmadığı, iletişim imkanları daha kısıtlı olduğu için durum net anlaşılamıyordu. Şimdi her şey daha net görünüyor.

Ben bu durumu yadırgıyor da değilim. Benim anlamadığım kısmı karşıdakini enayi yerine koyarak başarı elde etme çabası. Adımlarınız çok net görünüyor arkadaşlar. Net olmak kötü bir şey değil.

Siyaset illa yalan söylemeyi gerektirmez ki! Siyaset yalan, entrika içermek zorunda değil ki! İnsanlara dürüst davranarak, tavrınızı net göstererek, mert olarak adım atmanın ne zararı olabilir?

Aday olmak, seni en iyi anlayan kişinin yönetimde olmasını istemek ve sonunda da aday olup uyumlu bir yönetimle çalışmak herkesin hakkı.

Demem o ki, kongre süreçleri yaşanırken herkesin mert olması en iyisi. Seçimi kazanmak ya da kaybetmekten daha önemli mertliği kazanmak ya da kaybetmek olmalı.

 

CHP İlçe Başkanlığı ve Aykut Süt

Cumhuriyet Halk Partisi’nde son kongre öncesi aday arayışı vardı. Kendini sorumlu hissedenler Aykut Süt’e gittiler ve destek olma sözü de vererek Aykut Başkan’ı ikna ettiler. Bu süreç içinde sözlerinin tutup destek oldular mı? Onu Aykut Başkan bilir. Ama son kongre öncesinin fotoğrafı bu şekildeydi.

Şimdi CHP kongre sürecine girdi. Delege belirleme işlemleri ya tamamlandı ya da tamamlanma aşamasına geldi.

Bu süreç öncesinde iki isim birden CHP İlçe Başkanlığı’na aday oldu. Seçime kadar başka isimlerin de çıkması mümkün. Ancak şimdiden bu denli bir heyecanın yaşanması, son genel seçimde alınan oy oranı ile de alakalı olabilir.

Ancak sürecin sonunda bir kişinin hakkı teslim edilmeli!

Aykut Süt’ün…

Aykut Başkan, seçimsiz dönemde, pandemi sürecinde ve sonrasında da genel seçimde partisini ilçe başkansız bırakmadı. Çok başarılı oldu mu? Son genel seçimde alınan oy sayısı ve oranı CHP’nin son yıllarda genel seçimde aldığı en yüksek oy oranı. Matematik “Aykut Başkan başarılı” diyor.

Parti içi ilişkiler, kamuoyu beklentilerinin karşılanması konusu bizi ilgilendirmez. Kağıt üzerinde değerlendirme yaptığımızda seçim sonrası partisini ilçe başkansız bırakmayan, süreç sonunda genel seçimlerde oy sayısını artıran Aykut Süt partisinden takdir görmeli.

Ha bir de…

Bir makama sizden sonra talep arttıysa ya çok başarılı olmuş koltuğun değerini artırmışsınızdır ya da başarısız olmuş “Ben bundan daha iyi yaparım” mesajı vermişsinizdir. Arası yoktur.

Umarım partililer de benim düşündüğüm gibi, Aykut Başkan’ın makama değer kattığını düşündükleri için aday olmuşlardır.

Aksi üzücü olur çünkü.