Kara sevda

 

İdolü oluyordu, yaşamının çeşitli devrelerinde, tutku ile bağlandığı ve “Kara Sevdaya” dönüşen sevgileri ve aşkları…

***

20’li yaşlarda başladığı üniversiteli yıllarında İstanbul Dolmabahçe’deki Mithatpaşa Stadyumu önünde, soğuk betonun üzerine koyduğu gazete ile arkadaşları ile sırt sırta vererek, geceden girdiği kuyruk sonrasında, İstanbulspor’dan, Sultan Demircan diye bir kabadayı vasıtasıyla ve silah zoruyla kaçırılarak Fenerbahçe’ye getirilen Cemil Turan’ı, seyretmek için gittiği Galatasaray-Fenerbahçe maçına giremeyince hüngür hüngür ağladığı  günlerden geliyordu, bu Fenerbahçe Aşkı…

***

“8 altın adam” diye manşetlere taşınan Türkiye Kupası yarı final maçında maçın 1-1 devam ettiği sırada orta sahadan kaptığı topla bütün defansı geçerek kaleci Datcu’yu da avlayan, Ankaragüçlü Köksal’ın attığı golle kupadan elenen o maçta halk çocuklarının olduğu kale arkası tribünde, hüngür hüngür ağlayan taraftarlarla gözyaşı dökerken bu Fener aşkı gönlünün derinliklerinde kökleşiyordu…

***

Gerçi, İngiltere şampiyonu Manchester City’yi Abdullah Çevrim ve Ogün Altıparmak’ın golleriyle, 2-1 yendiği zaferler ile az da olsa yüz güldürdüğü olsa da genelde, hep ağlatmıştı kara sevdaya dönüşen, bu Fener aşkı…

***

“Bugünlerde 68 yaşında olmasına rağmen, tutkusu olan bu “Aşk”, 2021 yılında yine son düzlükte ayağı kayan rakiplere rağmen, ipi göğüsleyememiş olmasıyla, her zamanki gibi, “Kara Sevda” olarak yüreğinde, acı bıraktı…

***

Gelelim bir başka “Kara sevdalı” aşka diye devam ediyordu sözlerine…

Yine, üniversiteli yıllarında, “Gençlik kolları” temsilciliği olarak başlayan sonrasında ise Kurucu İlçe Başkanlığı, Milletvekilliği ve Belediye Başkan Adaylığı gibi müthiş mücadelelerle sürdürdüğü ve bir türlü iktidar olunamaması sebebiyle, “Kara sevdaya” dönüşen “CHP aşkına…”

***

1980 sonrası bölünerek birbirleriyle düşman hale gelen, CHP, SHP, Halkçı Parti ve DSP arasında, gelgitlerle sersemleyen bu aşk her ne kadar çekilen çilelerden sonra bu gün tek çatı CHP altında bütünleşmiş olsa da 20 yıldan bu yana ülkeyi yönetemeyen ve ülkeyi, Atatürk Cumhuriyeti’nin çizgisinden çıkartarak “Orta doğu bataklığına” götüren bir dönemi, (Ne istedin de vermedik dediği) fetö’ye… Yalan ve sahte açılım süreci ile bu ülke insanının, birleştirici unsuru olan, “Ne Mutlu Türküm Diyene” sözünü şehir girişlerinden vinçlerle indirerek, Kürdistan’a onay ve af sözü verilen öcalan’a… 17-25 rezaletinde, suçüstü yakalanan 4 bakanı af ederek gönülleri yaralayan en taze olarak da bağlı bulunduğu  bakanlığa, kendi şirketi vasıtasıyla, yüksek fiyattan dezenfektan kakalayan Ruhsar Bakan rezaletine bulaşan,128 milyar dolar gibi ülkenin geleceğini ilgilendiren kayıp merkez bankası rezervine sebep olan AKEPE’ye rağmen… İktidar olması gerektiği halde oyları artmayan üstelik azalarak  (Tek başına) iktidar olma umutlarını söndüren CHP aşkının tıpkı “Fener aşkı” gibi kara sevdaya dönüşüyordu…

***

20’li yaşlardan, 70’li yaşlara kadar ayrılmadığı Atatürk çizgisindeki CHP umutları, her seçimde uğranılan hezimetle, “Kara sevdaya” dönüşmesi ile,mutsuz oluyordu…

 

***

Bir başka “Kara sevda” sı ise çocukluğunu, gençlikteki aşkını, futbol oynadığı dönemlerde ise her galibiyet sonrası, omuzlara alınarak, 500 metre omuzlarda taşınarak o çocukluk, o gençlik yıllarında, gönlünün okşandığı, ahlakı, adam gibi adam olma yüceliğini öğrendiği, arkadaşlık, dayanışmacılık gibi erdemleri öğrendiği (Gürcülerin yaşadığı) “Aziziye Mahallesi aşkı…”

***

Ve maalesef, Karasu’da yaşanan “Beton aşkına” kurban edilerek, 93 harbi sonrası kurulan, 150 yıllık mahalle kültürü, yerini, artık, menfaat ve ne pahasına olursa olsun (sahte) zenginleşme gibi dejenerasyona bırakınca, sevdalısı aşkı olan mahalle de artık “Kara sevdaya” dönüşüyor diyordu…

***

Sezon başında yaptığı transferlerle rakipleri tarafından dahi, 9-10 puanla şampiyon olur diyerek, “Kara sevdaya” dönüşen, “Fenerbahçe aşkı…”

***

20 yıldan bu yana, ülkeyi zenginleştirip saygın ülkeler yanına taşıyacağı vaatlerini gerçekleştiremeyip halkı bilhassa şu “Salgın” döneminde, perişan eden AKEPEnin, oylarının yüzde 30’lar, 40’lar seviyesinde olmasının bir numaralı sebebi olarak oylarını yükseltemeyip, bir türlü tek başına iktidar olabilme şansını yakalayamayan ve nihayetinde Kara sevdaya dönüşen “CHP aşkı…”  

***

İnsanlığa ait en güzel değerleri öğrendiği ve artık o güzel değerlerinden yoksun ve bugün “Kara sevdaya” dönmüş “Aziziye Mahallesi aşkı…”

***

Güçlü aşka rağmen, umutsuzluğun tarifi olan “Kara sevda”nın, dördüncüsü ve sonuncusu ise belki gelecek yazılara, konu olunabilecek diye sinyalini verdiği daha nazik ve daha

ince bir “Kara sevda?”

***

Onu da, başka bir zaman anlatırım sözüyle, boynu bükük ayrılıyordu yanımdan, 70’li yaşlara merdiven dayamasına rağmen, tutkularının kendisini bir türlü güldürmediğini söyleyen “Kara sevdalı dostum…”