İmtiyazlı kulüpler ve yalancıktan adalet

Süper Lig’in 17. haftası itibarıyla hakemlerin maçlara ve sonuçlara açıkça müdahale ettiği artık inkâr edilemeyecek seviyelere geldiği görüldü herkes tarafından. “Futbolda adalet” söylemiyle başlayan bu sezon, özellikle bütün takımlarımızın maçları olmak üzere yaşanan skandal hakem kararlarıyla rezil bir tiyatroya dönüşmüş durumda tüm müsabakalar. Türk futbolu, Türkiye Futbol Federasyonu’nun çabalarına, adaletsizlikten canı yanan takımların isyanına rağmen, özellikle var hakemleri aracılığıyla sistematik bir şekilde katledilmeye başladı. Bakın hiç takım ayrımı yapmıyorum. Öyle ki; yapılan hatalar istikrarlı şekilde bir takımın lehine gerçekleşmekte ve bu takıma şampiyonluk yolunda açık şekilde avantaj sağlanmaktadır. Türk futbolu göz göre göre yapılan, hata şeklinde nitelenemeyecek bu sistematik saldırılara ve çürümeye kurban edilmemeli. Bunu yapanlara izin verilmemeli.
Yeni seçilen TFF başkanı bana göre sabote ediliyor, özellikle var hakemleri tarafından. Ve ısrarla yabancı hakem konusu gündeme getirilmeye çalışılıyor ki TFF başkanı buna şiddetle karşı çıkıyor bu herkesçe malum.
En başta Fenerbahçe Spor Kulübü olmak üzere bu yabancı hakem konusunu gündemde tutan kulüp başkanları ve yöneticileri var. Onlara göre en çok kendilerinin haklarının yendiğini düşünüyorlar. Oysa ki alt liglerde dahil her kulüp kendi haklarının yendiğini düşünüyor. Haluk Yürekli; “Kulüpler Birliği ve TFF toplantısında Galatasaray yabancı hakem gelecekse sadece vara değil tüm hakemler yabancı olsun istiyor ama nedense hiç bir kulüp desteklemiyor. Yabancı hakemi ilk isteyen 25 eylülde Galatasaray” dedi. Murat Aşık; “Fenerbahçe’de sadece var hakemi yabancı olsun istiyor hakemlerden şikayetçisin ama sadece var hakemi yabancı olsun demek çok saçma” diyor. Ve tartışma sürüp gidiyor haliyle…
Haluk Yürekli; “Yabancı hakem ya da var gelince Galatasaray puan farkını açmaya devam eder çünkü geçen sezon, yabancı var vardı ,geldi de ne oldu Fenerbahçe’ye son dakika boş penaltılar verilmedi yetmedi, çıkıp gelsin dedikleri yabancı hakemleri kötülediler. Yine söylüyorum bugün hakeme bahane bulan yarın Yabancı hakemler varken puan farkı iyice açılırsa bu sefer neyi bahane bulacaklar?” Yani konu arapsaçına dönmüş durumda ve işin içinden çıkılması da kısa zamanda çok zor. Yeni TFF başkanı öyle bir yeniliğin altına imza atacak ki, futbolda adeta devrim niteliğinde olacak bu değişim. “Danışma kurlu” diye bir birim oluşturulacak, bu birim de görev alacak üyeler futbolu bilen ve geçmişte de hakemlik yapmış ya da hakem yöneticiliği yapmış, TFF tarafından belirlenecek üç kişi ve iki üyede kulüpler birliği tarafından belirlenecek. Bu kurul hakem atamaları ve sevk idare birimleri, hakem klasman yükseltme, düşürme gibi hayatı konuları içeren görevleri yerine getirmeye çalışacak.
Değerli okuyucular bu gerçekten çok çok olumlu bir gelişme, daha doğrusu devrim gibi bir karar. Peki kurulu kabul ederler mi yahut çalışmasına izin verirler mi? Bana göre mümkün değil! Çünkü başta üç büyük kulüp, daha doğrusu pastadan en büyük payı alan kulüpler buna karşı çıkacaklar. İslerine gelmez çünkü. Diğer kulüplerle aynı torbanın içine eşit şartlarda girmek istemezler. Onlar kollanmaya alışmışlar çünkü. Yıllar yılı onların sahip olduğu avantajları diğer küçük(!) kulüplerle asla ve kat-a eşitlemezler, buna asla izin vermezler. Yine de açık bir kap bırakmakta fayda var. Bu avantajlı ve kollanmaya alışık kulüpler başka formül üretebilirler. Mesela şunu diyebilirler: Dört büyük kulüplerin oynayacakları maçlarda bu uygulama olur ama Anadolu kulüpleri ile oynanacak maçlarda olmaz. Ah imtiyaz ah! Eğer bir kulüp kişi yahut başka gurup bu imkana sahipse asla bırakmak istemiyor bu ayrıcalığı. Ama en küçük kusurda kabahatte en çok onların sesi çıkıyor maalesef… Ve yine ortada zaten olmayan adaletsizlik iyice ayyuka çıkmış olur ki, dediğim gibi hakem atamaları noktasında o kurulacak olan danışma kuruluna evet demeleri çok zor değerli okuyucular. Bakın kabul ederlerse kime bahane bulacaklar o zaman en küçük bir kusurda hatada. Hazır TFF ve onun alt birimi MHK dururken… Değerli okuyucular yeni TFF başkanı gerçekten iyi niyetli ve Türk futboluna faydalı işler yapmaya gayret gösteriyor, formüller üretiyor ama izin vermiyorlar ki ve vermeyecekler… Yüz yıllık sahip oldukları imtiyazları elden gidecek buna izin vermeleri mümkün mü? Asla. Gelişmeleri izlemeye devam edip neticelerini yazacağız elbette ama değişen hiç bir şey olmayacak gibi duruyor, bu hayati konular. Geçtiğimiz hafta neler yaşandı biliyor musunuz, futbol adına? Utanç verici… Volkan Demirel ile Şenol Güneş arasında…
Haftaya bu üzücü bir o kadar da Türk futbolunu yaralayıcı gelişmeleri sizlerle paylaşacağım.
Sağlık ve esenlikle…






