Günü kurtarmak ve geleceği kaybetmek

Yaz sezonu açılalı nerede ise 15-20 gün oldu. Okulların kapanması ile birlikte futbol akademisi adı altında, halı sahalarda endüstriyel spor okullarına hız verilir ve reklamları yapılır ücretleri belirlenir, spor malzemeleri ve futbol ayakkabıları satışa sunulur oldu.
Ve emin olduğumuz bir şey var ki şartların her gün giderek olumsuzlaştığıdır. Sağlıksızlaştığıdır, çalıştırıcılık noktasında ehliyetsizleştirildiği ve liyakatsizleştirildiğidir.
Ülkemizde bu konuda amaç sporcu yahut futbolcu yetiştirmek değildir. Birinci temel amaç velileri nasıl kandırırım ve paralarını fazlası ile nasıl alırımdır.
Velilerde, çocuklarımız bizden uzak kalsın da nasıl kalırlarsa kalsın, birkaç saatte olsa çocuklardan Ayrı kafamızı nasıl dinleriz modun da hareket ediyorlar ve detaylara bakmıyorlar maalesef.
İşin başında temel futbol eğitim öğretim alanlarına çocukları götürürken ebeveynler olarak iyi eğitimcilere denk gelinmesi istenir ama; İyi Eğitimci Kimdir Bilinmez!
Çoğunun da dediğim gibi zaten umurunda da değildir
Peki İyi eğitimci nasıl olmalıdır?
Birinci temel kural, çocuklardan öğrenen çocuk dostu, çocuk odaklı olup ve öğrendiğini geliştirerek çocuklara yol açandır. Tüm çocukların bireysel farklılıklarının farkına varan özelliklerini ayrı, ayrı bilen zenginliklerini keşfeden potansiyeli görebilen kişidir. Çocukların hatalarını eksikliklerini yüzüne vuran değil, onları anlayan tanıyan tavırla onların hatalarını eksikliklerini gelişim fırsatı olarak görüp çocuklara yardım edendir.
Çocuğun asıl sahibi Ebeveynlerle didişen megalomanlık yapan değil ebeveynleri de anlayan tanıyan güçlü iletişim becerisi olan kişidir. Mazisine takılı kalmayan geçmişteki yaşadıklarıyla yaşamayan oralara takılı kalmayan kendini günümüz çağdaş normlarına dönük güncelleyen olmalıdır. Sorun çıkaran, sorunlara takılı kalan, mazeret üreten, bahane arayan, hep şikâyet eden değil, olaylara objektif, tarafsız, müspet bakan kişilik özelliklerinde olmalıdır.
Şampiyona, skor, kıyaslama madunda değil, çocukların evresine yaşına uygun yaklaşımları bilen, her çocuğun ayrı bir değer olduğunu kabullenip onları destekleyen olmalıdır. Hak yiyen, Adaletsiz davranan, bazı çocuklara iltimas geçen değil, kontrolündeki çocukların tümüne adil ve eşit davranan, seven, sayan olmalıdır. Futbol eğitimlerinde çocukların yapabilirlikleri doğrultusunda yaklaşım gösterin ona göre eğitim yaparak geliştiren olmalıdır.
Kontrolündeki oyuncuların içinde hep potansiyeli yüksek oyuncularla ilgilenip, onlara yoğunlaşıp diğerlerini ihmal etmemeli, onları da eğitime ortak edip takımdaşlığı oluşturan olmalıdır. Çocukların değişik hal ve hareketlerini yargılayan, grup içinde afişe eden değil, her çocuğun ayrı bir değer olduğunu o şekilde kabul edip desteklemek olmalıdır.
Kendisinin çok konuştuğu çocukların susturulduğu değil, daha çok çocukları dinleyen olmalıdır.
Gerek sportif alanda gerek akademik alanda, çocuk ve aile için en büyük şans, çocukların yaşamı boyunca iyi bir öğretmene, iyi bir eğitimciye, iyi bir antrenöre, denk gelmesidir.
Tabi bu yazdıklarım sadece yeni bir spor okulu sezonunun açılışında değil, hem spor okulu hem de kulüplerin altyapılarında ve yıl boyunca uygulamaya konulmalıdır.
Ülkemiz maalesef birçok konuda başarısız olduğu gibi bu konuda da hiç iyi sınav vermemektedir.






