Gündemi Kim Belirliyor?

Sabah uyanıyoruz. Elimiz otomatik olarak telefona gidiyor. Bir başlık, bir video, bir tartışma… Derken günün konusu çoktan belirlenmiş oluyor. Ama durup hiç soruyor muyuz? Bugün neden bunu konuşuyoruz?

İletişim dünyasında bunun bir adı var: Gündem Belirleme. Bir de bu gündemin önünde duranlar var: Eşik Bekçileri.

Gündem, sandığımız kadar masum değil

Medya bize doğrudan “ne düşüneceğimizi” söylemez. Ama ustaca şunu yapar: Ne hakkında düşüneceğimizi seçer.

Bir ülkede aynı gün yüzlerce olay yaşanır. Ancak biz yalnızca bazılarını konuşuruz. Çünkü bazıları görünür olur, bazıları ise sessizce kaybolur.

İşte gündem, tam olarak bu görünürlük meselesidir. Eskiden kapıyı editörler tutardı Bir zamanlar eşik bekçileri belliydi: Gazete editörleri, haber müdürleri, yayın kurulları…

Bugün ise tablo değişti. Artık kapının önünde sadece insanlar değil, algoritmalar da var.

Ne çok tıklanıyorsa o öne çıkıyor, Ne paylaşılıyorsa o konuşuluyor, Ne tartışma yaratıyorsa o büyüyor

Bazen gerçekten önemli olanlar sessiz kalıyor, bazen de önemsiz olanlar gürültüyle gündeme yerleşiyor.

Sosyal medyada herkes biraz eşik bekçisi. Dijital çağın en ironik tarafı şu: Artık eşik bekçisi sadece medya değil. Biz de bu sürecin içindeyiz. Ne paylaşıyoruz? Neye tepki veriyoruz? Neyi görmezden geliyoruz? Her beğeni, her paylaşım, her yorum… Gündemin bir tuğlası oluyor. Farkında olmadan bazen en çok eleştirdiğimiz şeyin reklamını yapıyoruz. Peki bu iyi mi, kötü mü? Aslında ikisi de. Bu sistem sayesinde sesi hiç duyulmayanlar konuşabiliyor. Ama aynı sistem, bilgi kirliliğini de büyütebiliyor.

Gerçekle algı, haberle dedikodu arasındaki çizgi giderek inceliyor. Ve bu çizgi kaybolduğunda, gündem de anlamını yitiriyor.

Son bir soru

Belki de artık asıl sorumuz şu olmalı:

“Gündemi kim belirliyor?” değil…

“Ben hangi gündemin parçasıyım?”

Çünkü kapının önünde bekleyenlerden biri de biz olabiliriz.

Exit mobile version