Kaç kere gittiniz?

Yıllardan bu yana sürekli aynı şeyi tekrarlayıp duruyoruz. Diyoruz ki ilçemize yapılacak olan her yatırım bizim için kıymetlidir. Hani lafa geldiği zaman diyorlar ya “Kim taş üstüne taş koyuyorsa” diye aynen de o misal. Burada işi yüklenen kim olursa olsun sonuç bizim için değişmez. İster ilçe belediyemiz olsun ister büyükşehir belediyemiz ister devlet kurumu ve bakanlıklarımız, isterse de iş adamlarımız olsun. Kim elini taşın altına koyuyorsa başımızın tacıdır.
Ancak ilçe olarak öyle bir hale geldik ki, her şeye bir kulp takmak resmen adetimiz oldu. Zaman zaman da öyle bir hale geliyoruz ki işi yokuşa sürmek konusunda nirvanaya ulaşıyoruz. Mesela şu an Türkiye’nin en önemli ve en stratejik eğitim kurumları arasında yer alan meslek yüksekokulu meselesi. Mesela üç yıl önce konuştuğumuz organize sanayi meselesi. Mesela okullarımızda ve yerlerinde yapılan düzenlemeler. Buna benzer yüzlerce farklı başlık yazabiliriz.
Tamam eleştiri, tartışma, fikir beyan etme, karşıdaki fikri beğenmeme, öneri sunma… bunlar hayatın olağan akışıdır ve doğruyu bulmak için kıymetlidir. Ama bir iş başladıktan sonra abuk subuk şeylerle gündemde tutmak veya gündem olmak prim yapmak için eleştiri yapmak kime ne kazandırıyor bir türlü anlamıyorum.
Hatırlarsınız geçtiğimiz yıl ilçemize birçok spor yatırımı için protokoller imzalandı, ilçemizin çeşitli mahallelerine futbol sahaları ve ihtiyacı karşılayacak nitelikte sosyal tesisler yapıldı. Bütün herşey bitmiş inşa aşamasına geçilmişken, “Ya bunları spor toto yapıyor, kumar parasıyla yapılıyor” diye bağıranları duyduk. Kentsel dönüşüm meselesi konuşulduğunda köstek olmak için çabalayanları duyduk. Osb meselesinde, okul meselesinde velhasıl birçok konuda yanı zihniyetle karşı karşıya kaldık.
Son günlerde de malumunuz ilçemizde yapılan güzel bir gençlik merkezi projesi var. Hızar Mahalle’deki eski okul yıkıldı. Onun yerine modern bir hizmet binası yapılıyor. Geçen hafta da inşaat alanında kısmi çökmeler meydana geldi. Hatta geçen pazartesi günü sabaha karşı yeni bir çökme olunca ana su borusu patladı. Gün boyu ilçe merkezine su verilemedi.
Tabi hal böyle olunca proje yeniden gündeme geldi. Yahu arkadaş orada yaşanan mesele bir inşaat sorunudur. Önlem eksik alınmıştır, proje hatası vardır veya hiçbir eksik yoktur, Takdir’i İlahi’dir. Meseleyi böyle konuşup tartışmak lazım. Nerede yanlış olduğunu, bir sonraki seferde nasıl önlem alınması gerektiğini konuşalım. Herkes fikrini söylesin. Siyasilerimiz ve iş adamlarımız da bizim yaptığımız tartışmalardan kendilerine pay çıkararak, daha dikkatli davransınlar. Sonuçta heba olan her kuruş, bizim cebimizden çıkıyor.
Ama yok. Biz konuyu çarpıtmak konusunda da zirvedeyiz. Neymiş efendim, gençlik merkezinin yapıldığı yer yanlışmış. Oraya kim gelecekmiş. Orası ilçe merkezinde değilmiş, insanların uğramayacağı bir yermiş. Ben de diyorum ki yıllardır orası okuldu herkes gayet güzel gitti. Okul kapandı halk eğitim merkezi oldu, her yıl farklı branşlarda 250 300 kursiyer mezun etti. Hal Eğitimi Merkezi olarak hizmet verdiği dönemde binlerce insanımız orada eğitim aldı. Yani Hızar Mahalle, Yunanistan’a bağlı bir yer değil. giderken pasaport vize işlemi falan yapılmıyor. Kocaali’nin ilçe merkezi 15 Temmuz Zafer Meydanı ile Dörtyol Mevkii arasındadır. Ve gençlik merkezinin yapıldığı alanın merkeze uzaklığı azami 500 metredir.
İş başlamış, proje yarı olmuş. Bu saatten sonra yer meselesini sorun etmek ne ilçeye ne de laf köpürtenlere gram fayda sağlamaz. Daha iyi bir yer gösterebiliyorsanız gösterin. Kendi arazinizden yer verebiliyorsanız verin. Veremiyorsanız, vereni de iş yapanı da kötülemeye gayret etmeyin.
Ben de şimdi Hızar Mahalle’deki gençlik merkezi projesinin yerini eleştirenlere soruyorum. Hani diyorsunuz ya, “Orası merkeze uzak kimse gitmez”. İlçe tam merkezinde, 15 Temmuz Zafer Meydanı’nda, belediye binasının tam karşısında, ilçe halk kütüphanesi var. Yerini biliyor musunuz? Kaç kere gittiniz?… Sağlıkla kalın…

Exit mobile version