Göründüğü gibi değil

 

Biz her ne kadar istemesek de veya olması için şahsi olarak çaba göstermesek te sık sık istenmeyen olaylara karşı karşıya kalıyoruz. Zaten insanın olduğu yerde ne dert biter ne de sorun biter. Hele hele de asayiş anlamında değerlendirilebilecek olaylar hiç bitmez. Özellikle son bir iki yıldır yani bu pandemi meselesi başladıktan sonrada bu tür olaylar da ciddi artış var. Sadece bizimle alakalı değil hem dünya genelinde hem de ülke genelinde bu böyle. Son dönemde yapılan sosyal araştırmalar bu sayıların ciddi oranda artış gösterdiğini ortaya koyuyor. Tabi bunda sadece pandemi nedeniyle yaşanan psikolojik sorunlar değil, içinde bulunduğumuz ekonomik açıdan sıkıntılı dönemin de etkisi büyük. Sadece kendi ilçemize baksak bile bu artışı görebiliriz. Sadece son birkaç ay içerisinde birçok vaka ile karşılaştık. Gerçekten içimizi acıtan şeyler de oldu. Son örneğini de geçtiğimiz hafta yaşadık. Genç bir kardeşimizi hiç yoktan bir sebepten ötürü kaybettik. Sonrasında da durumlar malum. Samet’i uzun süredir tanırım, birkaç reklam işinden ötürü birlikte iş yaptığımız da oldu. Böyle bir duruma ne bulaşacak ne de hak edecek bir insan değildi. Mekanı cennet olsun, ailesine sevenlerine ve tüm ilçemize sabır ve baş sağlığı diliyorum. Ve adaletin yerini bulacağına inanıyorum.

Tabi bu gibi asayiş olayları büyük yankı uyandıracak şekilde olunca insanların gözü kulağı medyada oluyor. Ne olmuş ne bitmiş öğrenmek istiyor. Kimisi gerçekten üzülüp işin aslını öğrenmek için, kimisi çözülebilecek bir sorun varsa konuyu öğrenip çözüme yardımcı olmak için, kimisi de sırf dedikodu oldun diye. Tabi hal böyle olunca ortadaki kilit isimler de basın mensupları oluyor. Deyimi yerinde ise telefonlar susmuyor. Az önce de dedim ya herkesin amacı ve niyeti farklı. Hemen her seferinde olduğu gibi son yaşadığımız olayda da aynı şey başıma geldi. Onlarca kişi aradı, konu ile ilgili bilgimiz dahilinde konuştuk. Ancak içlerinde çok ilginç telefonlar da vardı. İçeriğini burada bahsetmek istemiyorum ama biz telefonda konuşmadık adeta aramızdaki büyük bir sorun varmış da kavga ediyormuşuz gibi olduk. Vatandaşın bir şeye kafası bozulmuş, bu olayı kullanarak sanki acısını bizden çıkarmaya çalışıyormuş gibi oldu. Vay efendim neymiş? İşte büyük bir olay olmuş da basın bunu kullanmamış yer vermemiş. Kim kimden korkuyormuş v.s. Telefon çaldı açtım. Sizin anlayacağınız daha ne olduğunu anlamdan kendimi büyük bir tartışmanın içinde buldum. Fazla sürmedi ama can sıkmaya yetti.

Böyle düşünen birçok kişi olduğunu biliyorum. Basının bazı konularda geç kaldığını veya eksik kaldığını düşünen çok insan var. Ama bizim gerçek okurlarımız işin ne olduğunu gayet iyi biliyor. Birincisi bizim gazetemiz haftalık gazete olduğu için bazı olaylar baskıya yetişmiyor birkaç gün gecikmeli olarak yer verebiliyoruz. Öte yandan acil durumlarda zaten internet sitesi ve sosyal medya hesaplarımızda kullanıyoruz. İkincisi bizim kurumumuzun bir ilkesi, çizgisi ve tutumu var. Biz 13 yıldır aynı çizgide gidiyor ve kazandığımız her şeyi bu ilkeli duruşumuz sayesinde kazanıyoruz.

Biliyoruz gazetelerde en fazla spor haberleri ve asayiş haberleri okunuyor. Sporsever okurlar okumaya en son sayfadan başlar, diğerleri de üçüncü sayfadan. Bizde de durum böyle. Ve biz de mümkün mertebe asayiş haberlerine yer veriyoruz. Ama burada kullandığımız yöntem ve tutumumuz sizin dışarıdan gördüğünüzden biraz farklı. Kazaen meydana gelen asayiş olayları trafik kazaları, yangın, hırsızlık vakaları, kazara yaralanmalar vesaire gibi daha çok dikkatsizlik sebebiyle meydana gelen olaylar veya mağdura yardımcı olunması gereken durumlar ön planda. Biz hiçbir zaman cinayet kasti teşebbüs, tecavüz gibi yüz kızartıcı suç unsuru içeren durumlara yer vermedik. Zaten yıllardır da aynı şeyi birçok kez hem sözlü olarak hem de kendimize ait köşelerde yazarak söyledik. İlçelerimizin sosyal değerlerine aykırı, binlerce nüfusun yaşadığı ve turizm geleceği olan bölgemizin itibarına leke düşürecek, burası için Texas gibi kaos şehri intibası yaratacak hiçbir duruma ve olaya prim vermedik. Hele hele bu yaşadığımız son olayda olduğu gibi özünde toplumumuzun genel ahlaki kurallarına aykırı, manevi değerlerimize ters, bizi olduğumuz gibi yansıtmayan olaylarda da çok dikkatli davranmaya gayret gösterdik. Başkaları ne yaparsa yapsın bizim tutumumuz ve çizgimiz bu ve bu yüzden kazanıyoruz. Değerlerimize saygı gösterdiğimiz için toplumdan saygı görüyoruz. Sadece bu kadarla kalsa iyi. Bu tür olayların basında yer bulması konusunda herkesin kafasına göre davranamayacağını da bilmenizde fayda var. Bu gibi durumlar bazı hukuki çerçevelerde değerlendiriliyor. Onlar da teferruatlı işler. Öte yandan toplumda infiale neden olabilecek yeni olayların yaşanmasına neden olabilecek durumlardan da her zaman uzak durduk, (şahsi olarak ve kendi sorumlu oluğum ilçe için konuşuyorum) bundan sonra da durmaya devam edeceğiz. Keza bunu vebalini hiç kimse kolay kolay ödeyemez. Bizle de böyle bir vebalin altına girmeyi istemeyiz. Evet, basın işi ciddi iş, kendine has birçok kuralı kaidesi var, toplumun bilgilenmesi açısından ciddi önem arz ediyor ama bir yere kadar. Ve biz şimdiye kadar kimsenin acısından pirim yapmaya meyletmedik. Bundan sonra da etmeye niyetimiz yok. Sağlıkla kalın…