Gidişat hiç iyi değil

Malumunuz son birkaç yıldır ilçe olarak birçok sorunla boğuşuyoruz. Bunlar sadece yol altyapı gibi incik boncuk şeylerle sınırlı da değil. İlçenin sosyoekonomik durumunu yakinen ilgilendiren onlarca konumuz var. Bunların her biri ile tek tek ilgileniyor, görevimiz gereği her fırsatta gündeme de taşıyoruz. İçlerinde en önemlilerinden birisi de hiç şüphesiz iş sahalarının yetersiz oluşu, insanımızın özellikle de gençlerimizin iş bulmak için ilçe dışına çıkmak zorunda kalması. Gençler üzerinde özellikle duruyorum çünkü günümüzün asli meselesi gençlerimizin geleceği.
Biliyorsunuz geçmişte birçok basın organında be sosyal medya platformunda defalarca kez gündeme getirdik. Gençlerimizin yaşadığı bazı sorunların artık önü alınamaz bir boyuta doğru gittiğini ve acil önlem alınması gerektiğini söyledik. Sosyal medya bağımlılığı, madde bağımlılığı başta olmak üzere bu gibi sosyal sorunlar gençlerimizi elimizden alıyor.
Nitekim yakın geçmişte de çok sayıda gencimizi hiç uğruna kaybettik. Hatta o kadar hiç uğruna kaybettik ki neden kaybettiğimizi bile daha tam olarak bilemiyoruz. Üç hafta önce bir kardeşimiz canına kıydı, geçtiğimiz hafta sonu yine ilçemizin sevilen esnaflarından birinin oğlu yaşamına son verdi. Ben artık bu gibi olaylara belki de uzunca bir süre yer vermeyi düşünmüyorum. Her gün sokakta karşılaştığımız, oturup sohbet ettiğimiz, karşılaştığımızda selamsız geçmediğimiz gencecik çocukların hayatlarına kıymaları artık normal gelmiyor. Evet haber olarak niteliği var ama aileleri onların acısını yaşarken bunu körükleyecek bir şey yapmak… Ne bileyim artık iyiden iyiye iştahımı kaçırıyor.
Bahsetmek istediğim konu ise bizim ne yapmamız gerektiği konusu. Hemen her birimiz aile büyüğüyüz, babayız, anneyiz, ağabeyiz, kardeşiz. Sadece evimizde değil sokakta yürürken selamlaşıp geçtiğimiz herkes geniş ailemizin bir parçası. Ama her ne kadar aile olsak da aramızda çok büyük kopukluklar var. Görüyoruz ama bilemiyoruz, konuşuyoruz ama anlaşamıyoruz, anlatıyorlar belki ama çözemiyoruz. En büyük sorunumuz da bu.
En son geçtiğimiz hafta yaşanan intihar meselesi ilçe genelinde ciddi bir infiale neden oldu. Vatandaşlarımız çok büyük tepkiler gösterdi ve acil eylem çağrısı yaptı. Gazeteci olsun, sosyal medya emekçisi olsun basın mensubu birçok arkadaşımız detaylı paylaşımlar yaparak yetkilileri bir şeyler yapmaya davet ettiler.
Ben de bu yazımı gençlerimize ayırmak istedim. İlçemizde gençliğimizin işsizlik sorunu var eyvallah. Ama bunun yanında fındık veya diğer ticari geliri olması hasebiyle günübirlik iş sahibi olmayan daha doğrusu düzenli bir meşgalesi olmayan gençlerimiz var. Bunların sayısı öyle azımsanacak kadar değil. Kimisinin kişisel ve psikolojik sorunları, ailevi nedenler, kiminin maddi sıkıntıları gençlerimizi legal olmayan işlere yönlendiriyor. Bunun en tehlikelilerinden biri madde bağımlılığı, bir diğeri telefon ve sanal kumar bağımlılığı. Bunları haricindekiler nispeten daha düşük boyutlu tehlike yaratıyor. Ve biz ne aile bireyleri olarak ne ilçenin ileri gelenleri olarak, ne de idari kesim olarak gençlerimizle derin diyalog kuramıyoruz. Asıl sorunumuz ve en tehlikeli olan da bu.
Kocaali’de gençlere yönelik faaliyet gösteren resmi tek kurumumuz var o da gençlik merkezi. Ellerinden geldiği kadar mücadele etmeye çalışıyorlar. Onun haricinde elle tutulur bir şey yok. Bazı gençlik dernekleri, siyasi partilerin gençlik kolları falan var ama onların gençler üstündeki etkisi sınırlı.
Daha önceki dönemde bazı kesimlerin seçim öncesinde gençlik konseyi gibi oluşumlar denediler ama bunlar çok kısa sürede çöktü gitti. Her ne kadar sürekli deseler de aslında seçim süreci için genç kitleyi kendi etraflarına toplamayı amaçlayan çıkar amaçlı işler olduğunu gördük.
Velhasıl günümüz bizi çok daha acil şeyler yapmaya çağırıyor. Buradan Kaymakamımıza, Belediye Başkanımıza, siyasi partilerimizin ilçe başkanlarına, sivil toplum kuruluşu temsilcilerimize, jandarma ve polis teşkilatlarımızın amirlerine, iş adamlarımıza ve genç kanaat önderlerimize seslenmek istiyorum. Bakın iş, gün geçtikçe çok daha kötüye gidiyor. Gelin bugün ilçemizde hiç yapılmayan bir şeyi el birliği ile hayata geçirelim. Gençlik merkezi gibi bir kurumun öncülüğünde olabilir veya yeni bir oluşum kurabiliriz.
Bir yer temin edip içinde alanında yetkin uzman bir heyet oluşturalım. Bu komisyonda doktor, psikolog, kamu kurumu temsilcisi gibi yetkin kişiler olsun. Büyük bir sosyal proje başlatalım ve gençlerimizi komisyona davet edelim. Onlarla birebir görüşelim. Dertlerini özel olarak dinleyelim. Bu isterlerse tek tek olsun, isterlerse gurup halinde olsun hiç fark etmez. 14 – 25 yaş arası gençlerimizle yüz yüze diyalog kurup sosyal ve psikolojik sorunlarının haritasını çıkaralım. İlçenin idareci ve kanaat önderleri olarak sorunlarını çözmeye gayret edelim. Görünen o ki çocuklarımız bazı sorunlarını ne aileleri ile ne arkadaşları ile paylaşamıyorlar. Birikiyor ve en sonunda bir şekilde patlıyorlar. Bu kimi zaman çevrelerine kimi zaman da kendilerine zarar vererek sonuçlanıyor. Bence şu anda yapabileceğimiz en iyi hamle bu. Gerekirse tek tek sokaktan çağırıp dertleşelim. Bir şekilde bu sorunu çözelim. Yoksa gidişat gerçekten hiç iyi değil. Önünü alamayacağımız bir boyuta doğru ilerliyor. Sağlıkla kalın…






