Gemisini kurtaran kaptan

 

Amatörler ve altyapı diye diye yıllardır birilerinin başının etini yedik durduk ama bir arpa boyu yol almadığımız ve daha çok alamayacağımız ortada.

TFF’nin 26 Şubat 2021 tarihin de yapmış olduğu en son toplantısın da amatörlerle ve altyapılar ile ilgili kesin karar verildi nihayet.

BAL 17-18 Nisan tarihi itibarı ile başlayacak ama diğer kategoriler ve altyapılar kesinlikle oynanmayacak. Yani 300 bin genç ve çocuk yaklaşık 1 yıl 8 ay spor yapmamış olacak ve maç oynamadılar, oynayamayacaklar. Birilerinin aldığı keyfi karardan ötürü. Sözü uzatmayacağım çünkü kabak tadı vermeye başladı. Son kez bir örnek vereceğim. Spor salonları açık açık alanlar kapalı. Nasıl bir “mantık” olduğunu anlayın işte. Peki, bir kesim hariç kimin umurun da?

Tabi ki hiç kimsenin. BAL’ın ne olduğu belli olmadığından onları amatörden saymıyorum tabi. Eğer gerçekten BAL takımları amatörlerse ve kendilerinin hala amatör ruh içinde hareket ettiklerine inanıyorlarsa TFF’yi, TASKK’ı protesto edip maçları oynamayacaklarını açıklamaları lazım. Süper amatör, birinci ve ikinci amatöre ve dolayısı ile altyapılara destek amaçlı olarak. Yaparlar mı çok zor. Neden? Neden olacak bu ülkede “gemisini kurtaran kaptan” da ondan. Onlar istediklerini elde ettiler nasıl olsa profesyonel futbolcular gibi, niye protesto etsinler ki maçlarını. Zaten çok zor elde ettiler bu hakkı o yüzdende bu haklarından vazgeçeceklerini zannetmiyorum. Tabi kendilerine göre de çok haklılar elbette. Bizim ülkemizde en büyük sorun haklı olunan bir dava da herkesin farklı farklı düşünmesidir. Bir hakkın kazanılması için önce altyapılara ilişkin herkesin aynı fikirde olması lazım. Biz de durum ne bu konuda? Kırk kafadan kırk ayrı ses çıkıyor. Dolayısı ile altyapılar yeterince önemsenmiyor, tüm kulüpler ve takımlar açısından aynı düzeyde olanaklara sahip değil, işleyişleri ve yapılanmaları sorunlu, antrenörleri özlük hakları açısından arzulanan düzeyde haklara sahip değiller ve dolayısıyla da yaptıkları işi esas işleri olarak görmüyorlar, altyapı antrenörlüğü tam anlamıyla bir meslek haline gelmediği için amaca uygun çalışmalar yeterli ve süreklilik göstermiyor. Altyapılarda yaş düzeylerine uygun eğitim uygulamaları standardizasyonu sağlanamamış durumda, ulusal düzeyde bir altyapı modelimiz ve altyapı eğitim yaklaşımımız yok, kulüp yönetimleri için altyapılar üstyapıların devamını sağlayan kurumlar değiller gibi… Sıralayın gitsin! Bunlar benim aklıma gelenler. Fakat gelin görün ki altyapılar tüm olumsuzluklara rağmen, bu ülkede tüm eksiklere, hatalara ve sorunlara rağmen altyapılardan oyuncu yetiştiriyor ve yetiştirmeye devam ediyorlar, son moda tabirle “inadına”.

Şurası iyi anlaşıldı ki, altyapılarda yer alan oyunculara yaşı ve zamanı geldiğinde üstyapılarda yeterince imkan ve fırsat verildiğinde görüldü ki, birçok genç oyuncu rahatlıkla üstyapılarda oynayabilmektedirler ve oynuyorlar. Ne zamana kadar peki? Kulüp yönetimleri altyapı teknik adamlarını cesaretlendirdikleri ve destekledikleri ana kadar. Tam tersi olduğun da teknik adamlar başarısızlık endişesi ve işinden olma korkusuyla gençlere yeterince fırsat verememektedirler. TFF’nin uygulamaya koyduğu ve güya önlemler niteliğindeki yazılı maddeler ise ya yetersiz ya da gençlerin önünü açacak düzeyde ve nitelikte değiller. Bu konu da çok örnek vermeye kalksam sayfalara sığmaz o yüzden tekrara düşmek istemiyorum. İyi örneklerse iki elin on parmağını geçmez. Trabzonspor’da forma giyen iki genç oyuncu bu konuda sadece iki tanesidir. İşte o çocuklardan ikisi Abdülkadir Ömür ve Yusuf Yazıcı o abileriyle aynı takımda yer alabilme olanağını elde etmiş iki şanslı futbolculardır. Oysaki genele baktığımız da diğer kulüplerimiz de maalesef gençlerimiz böyle şanslı değiller.

Bu arada Ünal Karaman Hoca’nın hakkını teslim etmek benim için onurdur. İşte diğer bütün takımlarda onlarca genç oyuncu bu şekilde olanak ve fırsat beklemektedir. Şimdi bu TFF ve TASKK zihniyeti var ya düşünüyorlar ki biz karar alıp amatörleri ve altyapıları oynatmazsak Türk futbolu biter diye… Bende diyorum ki siz ne yaparsanız yapın istediğiniz kadar olumsuz kararlar alın. Türk futbolunu bitiremeyeceksiniz. Bizler inadına tüm olumsuz şartlara rağmen bir yolunu bulup oyuncular yetiştirmeye devam edeceğiz. Sizlerin ellerinize kına yakmanıza ve bayram etmenize izin vermeyeceğiz. Sizlerin kurutmaya çalıştığınız tarlaları biz sulayıp yeşerteceğiz ve sizler de bakıp göreceksiniz, yani ettiğiniz kötülükler, yanlış kararlar yanınıza kar kalmayacak bundan emin olun.

Selam ve dua ile…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.