SEDAŞ çilesi başladı
Hemen her yıl bu vakitlerde daha doğrusu kışa girerken sürekli aynı şeyden bahsediyoruz. Geçtiğimiz son üç yılda yaşadığımız sıkıntılı günlerde de uyarmıştık bu yıl da uyarmak durumunda kaldık. Malumunuz geçtiğimiz hafta sonu az da olsa kış mevsiminin tadını aldık. Yükseklere kar düştü biz de bol bol yağmurun keyfini çıkardık. Çıkardık diyorum çünkü uzun süren kurak dönemin ardından yapılan tüm araştırmalar Türkiye’nin su kıtlığı çeken ülkeler listesine girmek üzere olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Düşen her damla yağmur artık hayat memat meselesi haline dönmeye başladı. Tabi gülü seven dikenine katlanır misali yağmurun keyfini çıkarırken fırtınanın da çilesini çektik. Sadece üç beş mahalle falan da değil. Tüm ilçe olarak Pazar gününü adeta çile gibi geçirdik. Gün boyu yaşanan su ve elektrik kesintisi vatandaşı adeta çileden çıkardı. Hadi suyu gidip marketten alıyorsun da elektriği alamayınca ister istemez bir süre sona çileden çıkıyorsun. Pazar günü sadece merkezde gün boyu süren ve defalarca yaşanan kesintiler gerçekten de olması gerekenden fazlaydı. Sırf o yüzden Pazar günü dükkan açan esnafın yarıdan fazlası açamadı. Yukarı mahallelerde 20 saate yakın kesintiler oldu. Tamam, bir kısmını anlayabiliyoruz. Ekstrem bir durum oldu. Olağanüstü hava şartları oldu, ağaçlar yıkıldı, direkler yıkıldı bu nedenle kesinti yaşandı. Buraya kadar eyvallah ama bütün bunlar olana kadar alınması gereken önlemler neredeydi.
SEDAŞ’ın son yıllarda Kocaali’de gerçekten de ciddi bir yatırımı var bunu hem biliyor hem de takdir ediyoruz ama hava az bir bozduğu zaman çilesini Pazar günü olduğu gibi yine biz çekiyoruz. Valla ben açıkçası Pazar günü durup düşündüm ‘SEDAŞ bu kadar parayı Kocaali’nin neresine gömdü?’ diye. Şimdi çıkıp bir yetkiliye sorsak “Ne oldu?” diye, arıza yapan trafolardan, kopan tellerden dem vuracak. Yahu iyi de biz her hava bozduğunda aynı derdi aynı çileyi çekmek zorunda mıyız? Trafon patladıysa içindeki malzemeleri daha kaliteli malzemeyle değiştirirsin olur biter. Telin koptuysa kopmayacak tel takarsın. Teline ağaç devrildiyse zarar verecek ağaçların budamasını kesimini yapar sorunu çözersin. Personelin yetmiyorsa takviye edersin. Yani her olumsuzluğun sorumlusu SEDAŞ olarak sensin. Ve senin yaşadığın sorun bizi ilgilendirmez. Biz verdiğimiz paraya ve aldığımız hizmete bakarız.
Fatura günü bir gün geçtiği zaman milletin yedi ceddini ağlatıyorsunuz, kanını emiyorsunuz, fatura kesmeye gelen adamın maaşını bile milletin rızkından alıyorsunuz ama iş hizmete geldiği zaman ortada yoksunuz. Millete bu kadar yük olduktan sonra hizmetten de mahrum bırakacak kadar yüzsüzlüğü çok nadiren görebilirdik onu da gördük. Ama hata kurum olarak sizde değil. Sizi dizayn eden sistemde. Şöyle güzel bir düzenleme olsa, belirli süreyi aşan kesintilerden dolayı vatandaşın koşulsuz şartsız dava etme hakkı olsa… Örneğin Kocaali küçük bir yer. En uzak noktasına en fazla bir saat gibi bir sürede ulaşabiliyor. Bir saat de arızaya müdahale süresi olsa ve dense ki, 2 saati aşkın kesinti durumunda mağdur olan vatandaş kurumu dava etme ve tazminat talep etme hakkına sahiptir. O zaman belki bir şeyler değişirdi.
Bu Pazar günü ilk kez normale göre ağır bir hava koşulu yaşadık ve bütün ilçe olacak adeta hayatın nasıl zindan olduğunu gördük. Daha bunlar hiçbir şey değil. Zira önümüzde gerçekten zor ve sert geçmesi beklenen kış dönemi var. Açık konuşmak gerekirse SEDAŞ bu şekilde devam ederse yandığımızın resmidir. Pazar günü Kocaali’de yaşananlar bu kış da önceki kışlar gibi elektrik çilesi çekeceğimizin aleni resmi ve garantisidir. Bu gevşeklik böyle devam ettiği müddetçe de biz daha çok çile çekeriz.
Bu kesinti meselesinden dolayı kuruma yaptığınız şikayetlerin onlar için hiçbir geçerliliği yok bunu açık ve net olarak biliyor ve görüyoruz. Zaten şikayetlerimiz dikkate alınsaydı daha ilk günden Pazar günkü çileyi çekmezdik. Ben buradan elinde telefonu olan az çok internet kullanabilen herkesi e-devlet üzerinden CİMER’e şikayette bulunmaya davet ediyorum. Çok değil birkaç yüz dilekçeye ulaşırsak konunun ciddiyetini ve vahametini göstermiş oluruz. Sağlıkla kalın. Elektriksiz kalmayın…
