KarasuKöşe Yazıları

Erdoğanlı mı, Erdoğansız mı

Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlere yaklaşık 2 yıl kalmasına rağmen tartışmalar şimdiden başladı.

İyi Parti Genel Başkan Baş Danışmanı Aytun Çıray, geçtiğimiz günlerde önemli bir iddiada bulundu.

Çıray, 2007 yılında referandumla kabul edilen ve Anayasa’nın bazı değişiklikleri içinde yer alan Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 101. maddesine göre Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olamayacağını öne sürdü.

  1. Madde:

Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından, halk tarafından seçilir. Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.”

Bilindiği üzere 2007 Anayasa değişikliği sonrasında ilk, “Cumhurbaşkanlığı seçimi” 10 Ağustos 2014’te gerçekleştirilmiş ve Recep Tayyip Erdoğan, seçimlerin ilk turunda aldığı yüzde 51,79’luk oy oranıyla ikinci tura gerek kalmadan ülkenin 12. Cumhurbaşkanı seçilmişti.

Bu parlamenter sistemin son Cumhurbaşkanlığı seçimi oldu.”

2017’de gerçekleştirilen referandumda çıkan sonuç doğrultusunda “Anayasada yapılan değişiklikler” arasında yer alan yürürlükteki “Parlamenter Seçim Sistemi” kaldırılarak yerine “Partili Cumhurbaşkanlığı Seçim Sistemi“nin getirilmesi ve “Başbakanlık” makamının ortadan kaldırılması sonrasında 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde, aldığı yüzde 52,59 ile “yeni sistemin ilk, toplamda iki kez Cumhurbaşkanı” seçilmiş oldu.

***

İşte bütün tartışmalarda burada başlıyor. Çünkü bu madde halen yürürlükte bulunduğuna ve bu sürede iki kez seçilmiş olduğu göz önüne alındığında hukukçular tarafından önümüzdeki seçimde Sayın Erdoğan’ın aday olamayacağı öne sürülüyor.

Dikkat edilirse Sayın Erdoğan veya partisinden herhangi biri kendisiyle ilgili “adaylık” açıklaması yapmazken, bunu dillendiren ve açıklayan sadece MHP Lideri Devlet Bahçeli olmuştur.

Esasen muhalefet partilerinin bu konu üzerinde daha fazla neden durmadığı çok absürt durum ortaya koyuyor. Son günlerde ortaya atılan “Anayasa” değişikliği talebinin de buna istinaden mi olduğu ayrıca soru işareti oluşturuyor.

Aslında toplum bir arayış içinde. Erdoğan’dan sonraki dönemin liderini görmek istiyor.

Sayın Erdoğan bu tartışmaları sonlandırmak için muhtemelen ya “erken seçim” kararı alacak, ya da sağlık sorunları ve seçilememe riskini göz önünde bulundurarak aday olmayacağını açıklayabilir.

Her ihtimalin masada olduğu bir ortamda önümüzdeki seçimlerin Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin başlangıcı olacağını göreceğiz. İster olası Cumhur ittifakının adayı Sayın Erdoğan, ister Millet ittifakının adayı (her kimse) mutlaka yeni bir sistem değişikliği getirecektir.

Bütün bunlardan öte, bu yıl ve önümüzdeki süreçte sürekli seçim tartışması gündemde olacaktır. Tartışmaların odağında da “Recep Tayyip Erdoğan“ın adaylığı bulunacaktır.

Ne ilginçtir ki, hiçbir partinin doğrudan temas kurmak istemediği hdp Türkiye’nin kaderini belirleyecek kilit parti olacaktır. Hdp ile birlikte parlamento çatısı altında bir arada bulunan siyasi partilerin kamuoyu baskısı altında “öcü” olarak temas kurmaya çekindikleri hdp’nin, seçimlerde başak rolü olacağı bilindiğinden onlarsız çıkar yol görülmüyor. Bu nedenle, “önümüzdeki seçimlerin Türkiye’nin geleceği açısından ötekileştirmeyecek bir sistem olması çok önem arz ediyor. İster Erdoğanlı, ister Erdoğansız!”