Bizim için önemli olan

Bizim için önemli olan
Karasu’dan neden milletvekili çıkmıyor? Çok basit: Karasulu gerçekten milletvekili çıkarmak istemiyor da ondan.
Hendek’ten neden çıkıyor, Akyazı’dan neden çıkıyor? Çok basit. Onlarda biri çıktığında yukarı doğru ittiriliyor. Kendi adamlarını yukarı gönderiyorlar. Amatör spor kulüplerinden esnaf odalarına kadar kıymetli makamlarda Akyazılıları görürsünüz. Bugün Hendek’ten üç milletvekili var. Hem de üç ayrı partiden. Bir sonraki dönem bu sayının dört olabileceğini de söyleyebiliriz.
Karasu’ya gelince…
Karasu’dan Murat Ali Aksoy, Ankara’da düzenlenen Saadet Partisi Türkiye Divanı programına katıldı. Aksoy, Genel Başkan Mahmut Arıkan’ın karşısında binlerce kişiye konuştu. Üstelik bu divanda konuşan tek ilçe başkanı da Murat Ali Aksoy oldu. Aksoy’u takdir etmek için Saadet Partili olmaya gerek yok.
Karasu’da nasıl olsa biri Saadet Partisi İlçe Başkanı olacak. Önemli olan Karasu’da ilçe başkanı olan ismin Sakarya’da, Ankara’da karşılık bulması.
Köyde biri muhtar olur ama önemli olan o muhtarın dernek başkanı olması, federasyon başkanı olması…
Ben işe bu açıdan bakıyorum. Benim için önemli olan bizden olan birinin Sakarya’da, Ankara’da değer görmesi.
Bu açıdan Murat Ali Aksoy’un Ankara’da konuşma yapmasını değerli buluyorum. Karasulu olanları değerli yerlerde, hangi siyasi görüşten olursa olsun Karasuluları üstlerde görmeyi önemsiyorum. Herkesin bu şekilde düşünmesi durumunda da Karasuluların gittiği her yerde çalacak kapısı olduğuna inanıyorum.
Israrlı olmak lazım
Karasu Devlet Hastanesi’ne MR cihazının alımı ile ilgili Ak Parti Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktan konuştu. Cuma günü Karasu’ya gelen Bayraktar MR cihazının geleceğini net bir şekilde ifade etti. Ama zaman söylemedi.
Bu konuda gerekli adımların atılması ve cihazın kurban bayramı öncesi ya da sonrası hemen ilçeye getirilmesi gerekir. Zira yaz yoğunluğu başladığında iş işten geçmiş olacak.
Bunun için de Sağlık Hizmetleri ve Hastane Dernek Başkanı Hasan Eminoğlu aracılığı ile Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu’na ulaşılmalı. Bu kanal sürekli açık olmalı.
Ak Parti Karasu İlçe Başkanı Recep Aksu ile Lütfi Bayraktar kanalı kullanılmalı. Ama her ne olursa olsun bu konu Karasu’nun gündeminden düşmemeli.
Gören gördüğüne söylemeli görmediğine mektup yazmalı ve sonunda bu cihaz Karasu’ya kazandırılmalı.
Sesimizi duyan var mı
Fındıkçının hali perişan. Fındığını önceden satan da emanete veren de elinde bekleten de mağdur durumda.
Geçen sene fındık olmadı. Olsa randıman olmadı. Fiyat tepeye çıktı sonra dibe çakıldı. Bu arada savaş ortamından dolayı gübre ve mazot fiyatları arttı. Girdi maliyetleri artarken fındık fiyatı geriye geldi.
Şimdi serbest piyasada fındık 160 liralara geriledi. Elinde fındığı olan vatandaş TMO’ya da veremiyor. Çünkü fiyat yükselince TMO’nun fiyatı altta kaldı ve TMO hiç alım yapmadan sezonu kapattı.
Üretici fındığına gübre atmayı düşünüyor. Hatta bir üretici gübre alırken bir başkası ona “Bu sene bahçeye girmeyi düşünüyor musun” diye ciddi ciddi sordu.
Gülüyoruz ağlanacak halimize ama… Fındıkçının derdi ile dertlenecek gerçekten fındıkçıya sahip çıkacak ve fındıkçının sesi olacak adamlar lazım.
675’likler
Kullanamadığınız her koz sizin için yük olur. Bir çuval altınınız olsa ama çölde olsanız o altın size yük olur.
Şimdi Karasu’nun elinde altın değerinde bir kumsal var. Ancak bu kumsaldan istifade edemeyince kumsal yük olmuş oluyor.
675’lik meselesinde kalıcı adımlar atılmaya başlandı. Mehmet İspiroğlu döneminde başlanan ruhsatsız yapıların yıkım işlemler İshak Sarı döneminde sonlandırılmış oldu. Sıra geldi ruhsatlı yapıların yıkımına.
Bu işlemler için geçtiğimiz eylül ayını işaret etmişlerdi. Ancak kış geçti halen gelen giden yok.
Geçtiğimiz Meclis’te Başkan İshak Sarı mayıs ayının 15’inde Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’nden ekibin geleceğini ve pazarlık sürecinin başlatılacağını söyledi. Bu süreç mayısta başlasa ve herkesle görüşülse bu sezon geride kalmış olur.
Her şey yolunda giderse 2026 yılının sonunda bu iş bitmiş olur. Ama benim öngörüm yaz sezonu ortasında yıkım yapılmaz ve bu sezon bu şekilde geçilmiş olur.
Daha dikkatli olmak lazım
Geride kalan haftanın gündemi Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları oldu. Öğretmenler eylem yaptı bu arada veliler de tedirgin oldu ve çocuklarını okula göndermedi.
Pazartesiden itibaren okullardaki güvenlik önlemleri üst düzeye çıkarıldı.
Bundan sonra da bu şekilde gidecek gibi görünüyor.
Bu ve benzeri olayları münferit olarak değerlendirmek artık mümkün değil. Zira internetin zararlı kullanımı bu olayların yayılma ihtimalini ortaya koyuyor.
Çocuklarımıza “kontrol güvene mani değil” ilkesini öğretmeliyiz ve kontrol etmemizin evladımıza güvenmemekten değil, kendi içimizi rahat ettirmek için olduğunu benimsetmeliyiz.
Çocuklarımızdan şüphelenmeden ama her tuzağı da öngörerek şiddet eğilimi olup olmadığını ölçmeliyiz.
Çocuklarımızla sohbet ederken kullandığı dile, ifadelerine ve hitap şekillerine dikkat etmeli, şiddet dilini erken tespit etmeliyiz.
Tüm bunların ötesinde çocuklarımızı şiddetten uzak tutacak aktiviteler bulmalı ve onlarla zaman geçirmeliyiz. Çocuklarımız ne kadar az ses çıkarırsa o kadar iyi değildir.
Bizden uzak olduklarında başkalarının yönlendirmelerine maruz kalabilirler. Bunları bilmeli ve çocuklarımızı kaybetmemeliyiz.
Sonra eyvah para etmez…
HECATİ: Eskiden ava giden avlanırdı, şimdi fava giden favlanır…

Exit mobile version