Birlik falan diyordunuz ne oldu o iş

 

Karasu Muhtarlar Derneği’nde zamanın Tuzla Muhtarı Ercan Hıraç ile zamanın Muhtarlar Derneği Başkanı İsmail Hakkı Topaloğlu yarışıyor. Topaloğlu ile zamanın Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu’nun arasından su sızmıyor. Bir önceki seçimde şimdiki Muhtarlar Derneği Başkanı Türker Tetik’i yenen İsmail Hakkı Topaloğlu rövanşı vermek istemiyor.

Sadece muhtarlar değil, siyasiler de taraf. İsmail Hakkı Topaloğlu seçimi kazanıyor. Seçim sürecinde yaşanan kırgınlıklar ve sonrasındaki kızgınlıklar neticesinde Kabakoz Muhtarı Mustafa Öztürk ile Kuyumcullu Muhtarı Mustafa Çalık, Dernek’ten istifa ediyor.

Aradan yerel seçim geçiyor. Zamanında yeni seçilen muhtarlar Karasu Muhtarlar Derneği’ne katılıyor.

Muhtarlar Derneği seçiminin yenilenmesi de gerekiyor. Yeni seçilen muhtarlarla birlikte Kuyumcullu Muhtarı ve Kabakoz Muhtarı yeniden üyelik için dilekçe veriyor. Üye kabulünün seçim sonrasına bırakılması ve yeni yönetimin üyelik kabulüne karar vermesi kararlaştırılıyor.

Seçimi Türker Tetik kazanıyor. Bir dönem Türker Tetik için köy köy gezip oy toplayan Mustafa Çalık ve Mustafa Öztürk’ün dilekçeleri Türker Tetik başkanlığındaki yönetimin önüne geliyor. Tetik ve yönetimi bu iki muhtarın dilekçelerini reddediyor.

Sonrasında Türker Tetik yeniden seçime gitme kararı alıyor ve yeniden aday olmayacağını açıklıyor. Göreve yeniden İsmail Hakkı Topaloğlu talip.

Yaşanan sıkıntıların tekrarlanmaması adına Topaloğlu kırsal mahallelerde boy gösteriyor.

Her gittiği mahallede muhtarların birlik içinde hareket etmesi gerektiğinden bahsediyor. Pazartesi günü Kabakoz Muhtarı Mustafa Öztürk ile Kuyumcullu Muhtarı Mustafa Çalık yeniden dilekçe veriyor ve Karasu Muhtarlar Derneği’ne üye olmak istediklerini dile getiriyor.

Karasu Muhtarlar Derneği’nin en uzun süre başkanlık görevini yürüten, yeni yapılacak seçime de tek aday olarak girmesi planlanan, mahalle mahalle gezip birlik mesajı veren İsmail Hakkı Topaloğlu, dilekçelerin kabul edilmesi halinde Dernek’ten istifa edeceğini açıklıyor. “Sen mahalle mahalle gezip birlikten bahsediyordun” demezler mi adama?

Demiyorlar. Oylama yapılıyor. Sonuçta iki muhtarın dilekçesi reddediliyor.

Birlik işi başka bahara kalıyor. Zira Paralı Muhtarı Özcan Albayrak da artık Dernek üyesi olmadığını açıklıyor.

Ataların dediği gibi selvi gibi umutlar döndü birer iğdeye…

 

Ha astın ha bıçakladın

Tarım Kredi Kooperatifleri aslında halkın yararına kurulmuş kurumlar. Çiftçiler bu kurumlara ortak oluyor. Sermaye aslında bu şekilde oluşuyor. Bir işletmeye ortak olursanız oranın karından da zararından da sorumlu olursunuz.

Haliyle bir karar alınırken aslında üyelerin görüşü de alınmalı. Profesyonel yönetimler üyelerine düzenli olarak rapor vermek durumunda. Tarım Kredi Kooperatifleri uzunca bir süreden bu yana zarar etmiyor. Peki üyelerine en son ne zaman kar payı dağıtmış? Bilen yok!

Pek çok farklı alana girildi. Hayat sigortası yapıyor mesela Tarım Kredi. Ben gazete satıyorum. Gazete bürosunun önüne dezenfektan koyup satabilir miyim? Satamam. Yasal olarak satabilsem de vatandaş “Ne alaka kardeşim. Herkes kendi işini yapsın” der. Ama Tarım Kredi’ye böyle bir şey diyen var mı? Yok!

Gübre almaya gittiğinizde size hayat sigortası öneriliyor. Alırsanız sübvansiyon var. Almazsanız pahalıya gübre alacaksınız. Her şekilde o farkı ödeyeceksiniz. Çiftçi “Bari param boşuna gitmesin” diye hayat sigortası alıyor.

Ha Hasan Kel ha Kel Hasan.

Ha astın ha bıçakladın. İkisinde de adam ölüyor.

Bu şekildeki uygulama aslında dayatma içeriyor. Danıştığımız avukatlar bu durumun yasal da olmadığını ifade ediyor.

Piyasada geçimini sadece sigortacılık yaparak sağlayan insanlar var. Onların da eli kolu bağlı durumda.

Bakalım bu duruma ses çıkaran çıkacak mı?

 

Avcı’nın sorusu

Bizde her şey müjde olarak veriliyor. Ama bünyem bir türlü bu duruma alışamadı.

Karasu’daki iki yüz ağaç sökülerek başka yere taşındı. Gerekçe olarak da ağaçların yer altındaki kablolara ve borulara zarar vereceği gösterildi. Yani “Müjde! Bundan sonra yer altındaki borularımız ve kablolarımız daha güvende…”

Tamam da daha önce de “Karasu modern ve yeşil bir görünüme sahip oluyor” diye müjde verilmişti. Biz onları da alkışlamıştık.

Üstelik ağaçların dikildiği de çok olmamıştı.

İncilli Mahalle Muhtarı Mehmet Zeki Avcı bu konu ile ilgili basit bir soru soruyor: “Bu ağaçları dikenler mi hatalı yoksa sökenler mi?”

Biz soruyu biraz daha açalım:

Kararı alırken kimseye danışmayanlar mı haklı yoksa her kararı alkışlayanlar mı…

 

Mendil kadar dayanıklı değiliz

2012 yılında Karasu’nun bağrına saplanmış hançer gibi duran Yeraltı Çarşısı yıkıldı. Yeni bir proje ile alan park olarak değerlendirildi. Parkın ortasına bir kafeterya yapıldı ve kırmızı beyaz Kent Park yazılı kolonyalı mendiller yaptırıldı.

Proje tamamlandıktan sonra güney tarafına taksi durakları, kuzey tarafına trafolar konuldu. Sonra Kar-Gem satış ofisi oluşturuldu.

Güney tarafına engelli araç şarj istasyonu yerleştirildi. Ayakkabı boyacıları için yer yapıldı. Kuzey girişindeki sütunlar kaldırıldı. Çocuk parkı karşıdan beriye alındı.

Evlenenlere hediye vermemek için kütük yapıldı ve oraya plaket çakılmaya başlandı. Küçük bir alana şehitler anısına fidan falan dikildi.

Kafeterya iki kez genişletilmek için tadilata girdi.

Parkın adı değişti. Girişine parkın adının eksik yazıldığı tabela iliştirildi.

Velhasıl parkın yapıldığı günden bu yana her şey değişti.

Değişmeyen tek şey masanın üstünde duran kırmızı beyaz kaplı Kent Park yazan kolonyalı mendiller oldu.

 

Komisyonları kaldırsak mı

Karasu Belediyesi Mehmet İspiroğlu döneminde bir karar aldı. Yerel esnafı korumak için zincir marketlerin açılma kriterleri yeniden tespit edildi.

İshak Sarı yönetimi göreve geldiği ilk günlerde kucağında süpermarket ruhsatlarını buldu. İlk süpermarket ruhsatının verilmesinin ardından ipin ucunun kaçacağı anlaşıldı. İvedilikle bir karar alındı ve süpermarketlere bir kriter belirlemesi daha yapıldı.

Sonra bunun da yeterince açık olmadığına kanaat getirildi. Kasım ayında bir karar daha alındı. Sonra bu kararın da kapsamının çok geniş olduğu ortaya çıktı. Geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen Aralık Meclisi’nde bir karar daha alındı.

İshak Sarı yönetimi göreve geldiğinden bu yana üç kez bu konuda karar almış oldu. Aynı konuda üç kez karar alan yönetim olarak bir rekora aday olmuş oldu da…

Normalde belediye meclislerine bu ve benzeri konular geldiğinde görüşülen maddeler ilgili komisyonlara havale edilir. Komisyonlar inceleme yapar ve bir görüş belirtirdi.

Kasım ve Aralık Meclislerinde kararlar komisyona havale edilmeden, komisyonlar bypass (baypas) edilerek alındı.

Yani “Komisyondakiler bizim bildiğimizden fazla ne biliyor” denilmiş oldu.

Eğer bundan sonraki kararlar da bu şekilde olacaksa komisyonlar toptan kaldırıp kafamıza göre takılsak mı diyorum…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.