O bir (Karasu) beyefendisi

“O”, elverişsiz iklim ve toprak koşullarının sebep olduğu kuraklık ve soğuklar sonucu, baş gösteren geçim kaynaklarının zorlaşması sebebiyle, Azerbaycan’dan Türkiye’ye göç ederek, Giresun/Tirebolu’ya yerleşen, Takıroğlu Salih’in oğlu Ahmet’in göz ağrısı olarak, Karasu’nun Gölköprü köyünde dünyaya gelmişti, baharı müjdeleyen Nisan ayının 20’nci günü, 1967 yılında…
***
İlkokulunu okuduğu köyünden sonra muhafazakar ailesinin isteğiyle gittiği İmam Hatip Ortaokulu sonrası, Sakarya Atatürk Lisesi, yaşamının istikametini çiziyor, hiç de aklında olmadığı, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümüne girerek, öğretmenliğe adımını atıyordu…
***
İlk görev yeri, Kars/Sarıkamış’tan sonra, Adıyaman/Kahta, Sakarya/Akyazı ve Hendek liselerindeki öğretmenlik serüveni, 1995 yılında tekrar girdiği sınavlar sonucunda, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’yle sona eriyordu…
***
Artık, hem “Öğretmen”, hem de, “Avukat” olarak yaşam alanındaydı… Anestezi teknisyeni Ayşe hanımla birleştirdiği hayat arkadaşlığından yine kendisi gibi Felsefeci Ahmet Alp ve şu an yüksek lisansını yapmak üzere Viyana’ya giden, Mimar Mehmet Hakan gibi “hayırlı evlatlar” dünyaya gelmiş, sorumluluklar artmıştı…
***
Yaşam haritasını, sağlıklı ve emin adımlarla sürdürmek, mahcup olmamak, en büyük ideali idi…
***
1996 yılında, kendisi gibi, kabına sığmayarak, hem “Kimyagerliği” hem de “Eczacılığı” bitirmiş arkadaşı Şakir Şen’le birlikte, soyadlarının ilk hecelerini birleştirerek ismini verdikleri, “Özşen Dershanesini” açıyorlardı…
Karasu’da, Kaymakam, Belediye Başkanı ve bazı siyasetçilerin, iş adamlarının yanlarında gözükmek için yarış ettiği, o zamanki “Mübarek, Müslüman Fetullah Hoca Efendi”, şimdi ise “Fetö” denilen hainin tuzağındaki dershaneye karşı Karasu gençlerine, Atatürkçü çizgide, aydınlık yarınlar vadeden dershaneleriyle, çeyrek asırdan fazla hizmete devam etmektedirler…,
***
Bu arada, bilgi ve yaşam birikimlerini, Karasu halkına (temiz) siyaset yolunu kullanarak aktarmayı kafasına da koymuş, 2009 yılında Belediye Başkanlığı, 2011’de de, milletvekilliği adaylıkları bir netice vermemişse de, yaklaşık Karasu’daki bu dershaneden, 7 bin öğrenciye yüksekokulda okuma fırsatı sağladığı dershanecilik, avukatlık geliri ve kazandıklarıyla lüks yaşama yönelmemiş, halkına hizmetten geri durmayarak yine Karasu’da Kent Konseyi Başkanlığı, kısa adı KASİAD olan, Karasu Sanayici İş Adamları Derneği’nde başkanlıklar yaparak, DSP Genel Başkanı, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Masum Türker ve Sakarya Ticaret Odası Başkanı Erol Öztürk gibi şahsiyetleri Kasiad’da ağırlayarak, yöre sorunları masaya yatırılarak dışarıya karşı Karasu’daki (Duyarlı) kişilerin varlığını hissettirdi…
***
Karasu’da, doğal yaşamı sona erdirecek Termik Santral (katliamı) girişimine karşı (kendisine inandığı arkadaşlarıyla), sağcı, solcu, dinci ayrımı olmaksızın, Adana Sugözü’ne giderek ve orada kurulu olan Termik Santralin, doğal yaşamı nasıl mahvettiğinin video çekimlerini göstererek, halkı örgütlemiş ve Karasu’ya termik santralin kurulmasını önleyerek, yaşadığı soluk aldığı kentinin makus talihini yenmesini bilmiştir…
***
Ve nihayet geçen yıl, (Yol arkadaşı) Kimyager-Öğretmen-Eczacı Şakir Şen ile birlikte açtığı “Özel Özşen Koleji, anaokulu, ilkokul, ortaokul ve Anadolu Lisesi” Karasu halkına hizmete, ilk günkü heyecanla devam etmektedir…
***
Yokluklar ve zorluklardan sonra, Azeri kökenli bir aileden Salih’in Ahmet’in oğlu Öğretmen-Avukat İş adamı “Recep Özdemir”, bugüne kadar “Beyefendi, aydın bir Karasu entelektüeli” olarak çeyrek asırlık ortağı ve yol arkadaşı Şakir Şen’le birlikte sürdürdüğü iş yaşamında, Karasu’da yaşayan ve örnek kişilikleri sizlere tanıtmaya çalışan ben de, sağlıkla başarılar diliyorum…
İyi ki varsınız…






