Aradaki fark

Yazıma 12 Dev Aadam’ı kutlayarak başlıyorum. Yıllar sonra Avrupa ikincisi olarak, hiçbir şeyin doğru dürüst gitmediği ülkemizde az da olsa yüzümüzü güldürdükleri için. Onlarla ilgili haftaya detaylı bur yazı kaleme alacağız.
Konumuza dönecek olursak emin olun Yazıyı okuyunca sizin de mideniz kaldırmayacak değerli okuyucular.
Konu milli takımlarda prim mevzusu.
Aradaki farkı hem insan olarak hem sporu seven insanlar olarak okuyun anlayın diye sizlerle paylaştım.
Voleybolcu kızların ne prim istediğini Voleybol federasyonu başkanı açıkladı. Onu yazının en alt paragraflarlarında yazacağım.
Diğer yandan geçmişte A Milli futbolcuların ne kadar pirim istediklerini öğrendiğinizde mideniz bulanacak.
Hani olmaz da, diyelim ki oluverdi.
A Milli Futbol Takımımız Avrupa şampiyonu olsaydı.
İlk konu ne olurdu? Değerli okuyucular.
Evet, evet sizleri duyuyorum: PRİM….
Unutanlara hatırlatalim,2003 yılında Japonya-Kore’nin ortaklaşa düzenlediği dünya kupasında üçüncü olduk. Haluk Ulusoy Federasyon başkanı, Şenol Güneş teknik patrondu.
Daha turnuva başlamadan ve tabi ki Millet olarak daha o coşkuyu yaşamadan, prim kavgası çıkmaz mı!
Yok yok hatırlayın para mara değildi. Mercedes marka jipti konu. Teknik ekip bazı oyuncuları es geçip, bazılarına araç verilmesi için liste sunmuş kıyamet kopmuştu. Ardından da Güneş ve ekibi özel prim istemiş; ortalık toz duman olmuştu.
Fatih Terim ile gittiğimiz Avrupa şampiyonaları.
Önce Avusturya-İsviçre. Ardından Fransa.
İlkinde Rahmetli TFF Başkanı Hasan Doğan ile yönetici Levent Kızıl’ın uğraşlarına rağmen ne kavgalar yaşanmıştı. Ayak bastı parası, galibiyet primi, ardı arkası kesilmeyen istekler. Daha neler neler, maydanozlu köfteler…
Hala hatırlamadıysanız okumaya devam edin.
Hele bir Fransa olayı var ki, Tam evlere şenlik. Daha maçlara çıkılmadan otel odalarında Terim ve oyuncular arasında yaşananlar. Dönemin başkanı Yıldırım Demirören ve ekibinin kaosa sürüklenen prim kavgaları medyada geniş yer bulmuştu.
Öyle ki, yarı final, final hatta kupayı alan ülkeden daha fazla para saçılmıştı. Turnuvada hayal kırıklığı, primde şampiyonluk yaşamıştık!
Buradan hareket ile tarih yazan Kadın Voleybol takımına geçelim.
Bizim de kulağımız delik. Elbet, çok gizli yerlerden geliyor bize de bazı yaşananlar.
Bu yaşıma kadar İtiraf edeyim böylesini ilk kez duydum. Hani filenin “sultanları “diye ucube bir benzetmeyle niteledikleri o Türkiye Cumhuriyeti’nin Altın kızları var ya işte onlarla bir kez daha gururlandım, Hepsi öz kızım gibi, beş kızım var onlardan hiç ayırmadan seviyorum hepsini…
Yer Belçika’nın başkenti Brüksel. Yani AB’nin merkezi. Voleybol Federasyon Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, ekibi ve diğer görevliler salonda. Daniele Santarelli ve sporcular da hazır.
Başkan, “Şampiyonluk için ne versek az. Prim olur, başka bir şey olur. Tüm özel isteklerinizi yerine getireceğiz. Salonda işiniz bitti. Şimdi söz sırası sizde” der…
Önce İtalyan hoca söz alır “Bu konuda konuşması gereken oyuncularım” diyerek sözü Kaptan Eda Erdem’e bırakır. Otelin salonu bir anda sessizliğe bürünür.
Kimseden çıt çıkmaz.
Ve kaptan Eda’nın o sesi duyulur. O kısa konuşması aynen şöyledir.
“Atatürk’ün sporcu kızları, ülkesi adına kazandıkları başarıyı pazarlık konusu yapmaz. Ne prim ister ne de başka özel bir şey. 85 milyona yaşattığımız mutluluk bize yeter” der …
Öyle bir alkış tufanı kopar ki salonda sormayın gitsin.
Benim de orda olanlar gibi olayı dinleyince boğazım düğümlendi…
Ya siz nasıl güzel kalpli insanlarsınız.
Allah eksikliğinizi göstermesin, emeklerinize yüreklerinize sağlık kızlarım…
Peki bu güzel kızlarımız ödül olarak ne alacaklar.
Sadece yönetmelik gereği kişi başı 150 Cumhuriyet altını. Yani 1.6 milyon lira. Yani 14 oyuncu toplamı 23 milyon…
Takımın İtalyan hocası ise sadece 40 altın.
Federasyon, ödül alarak alacağı 500 bin Euro’yu ekstradan dağıtır mı işin yani bilinmez tabi.
Ya sevgili dostlar. Güzel insanlar. Futbol takımının ayak bastı primi bile kat be kat fazlası. Ay-yıldızlı forma taşıyan iki takımın arasındaki fark nasıl, gördünüz mü?
Nasıl eğleniyor muyuz! Ağlanacak halimize gülüyor muyuz! Sözde milliler. İspanya’ya kendi evimizde 6-0 yenildik. Acaba kaç gün üzüldüler? Ya da kaç kişi üzüldü…
İşte Türk kadınının gücü, yüreği, vatan sevgisi ve saygısı…
Umarız birazcık ders alırlar.
Ama nerde…
Sağlık ve esenlikle…






