Köşe Yazıları

Münir Ali Kara, “Melih Erol büyük bir fırsat olur”

Melih Erol büyük bir fırsat olur

Karasu Devlet Hastanesi Başhekimi Oğuzhan Bodur’un ilçeden ayrılacağının kesinleşmesinin ardından ilçeye atanacak başhekim adayının belli olduğunu öğrendik. Gelecek olan ismin bir üroloji uzmanı olduğu ve sözleşmenin imza aşamasında olduğu da gelen bilgiler arasında.

Daha önce de Karasu’ya başhekim olarak atanması gündeme gelen Beyin Cerrahisi Uzmanı Karasu’nun çocuğu Melih Erol ile iletişime geçtik. Erol’un daha önce Karasu ile ilgili hayalleri olduğunu biliyoruz. Karasu Devlet Hastanesi’ne başka beyin cerrahisi uzmanlarını da davet ederek ilçeyi bel fıtığı ve beyin cerrahisi alanında önemli konuma getirme yönünde çalışmaları olmuştu.

Şimdi bu planlarını harekete geçirmenin tam zamanı. Erol ile yaptığımız görüşmede kendisinin yine aynı heyecanda olduğunu gördük. Karasu’nun kendi evladının kendi ilçesine hizmet etme hevesi bizi oldukça etkiledi.

Halen İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Devlet Hastanesi’nde görev yapan Melih Erol bu ilçeye lazım mı değil mi?

Bu ilçeye faydası olur mu olmaz mı?

Siyasette suların olabildiğince hızlı aktığı şu dönemde, pek çok alanda geriye giden Karasu Devlet Hastanesi’nin gelişmesi adına Melih Erol ismi önemli olur mu olmaz mı?

İşte bu sorulara tüm önyargılarımızdan sıyrılarak yanıt vermeliyiz.

Melih Erol konusunda her siyasi görüşten, her mevkiden Karasulu elini taşın altına koymalı ve Karasu Devlet Hastanesi’ne Melih Erol’un gelmesi sağlanmalıdır.

Ben bu görüşe itiraz edecek bir tane bile Karasulu olduğunu düşünmüyorum. Karasuluların bu kadar istediği bir şeye de karşı koyacak bir güç olmadığını biliyorum.

Bir kere olsun Karasu’nun geleceğini Karasulular tayin etsin.

Kısır siyasi çekişmeleri, geçmişten getirdiğimiz önyargılarımızı bir kenara koyalım ve bir kere olsun ortak bir isim üzerinde tam uzlaşı sağlayalım.

Yine klasik oldu

31 Mart Yerel Seçimleri öncesinde partiler seçim çalışmalarına hız verdi. Sahada yer alan isimler seçim öncesinde alışılmış seçim çalışmalarının seçmeni rahatsız ettiği görüşünde hemfikirdi. Mesela seçim öncesinde konuştuğumuz isimler, “Artık seçim arabası gezdirmek insanları rahatsız ediyor” diyordu. Bugün seçim arabası olmayan başkan adayı yok.

Yine sahada afiş bayrak kirliliği yaşanmasından rahatsız olanların sayısı azımsanamayacak ölçüdeydi. Bugün afişi, broşürü, bayrağı olmayan isim yok.

Yine mahalle gezilerine konvoylarla gidilmesinin israf olduğu konusunda bir görüş birliği vardı. Gelinen noktada aynı şeyler yapılmaya başlandı. Artık mahalle gezilerine giden araçlar sayılmaya başlandı.

Önümüzdeki günlerde büyük mitinglerin de yapılacağı, bunlara ilişkin ön görüşmelerin tamamlandığını da duyuyoruz.

Tüm bunların yanında sosyal medya kullanımının ihmal edildiğini de ifade edeyim. Seçimde sosyal medyayı etkin kullanan adayın bir adım öne çıkacağına ilişkin düşüncemizde ısrarlıyız.

Ama her defasında dile getirilen “Bu seçim diğerlerinden farklı” söylemi yerini “Bu seçim de diğerlerinden geri kalmayalım” hareketine dönüşmüş durumda.

Ne çok cenaze varmış

Seçim dönemleri için “Düğün yapacaksan da şimdi, cenazen olacaksa da şimdi” söylemi çok yaygındır.

Cenazelere katılma alışkanlığı olmayan pek çok ismi artık cami avlularında daha sık görmeye başladık. Aday olanların tamamı cenazelerde taziyede bulunuyor ardından da cami avlusunda seçmenlerle bir araya gelmeye gayret ediyor.

Ancak cami avlusunda seçmenden çok adayın olduğunu da görmüyor değiliz. Geçen gün karşılaştığımız bir siyasetçi “Yahu Karasu’da bu kadar kişi ölüyor muydu” dediğine şahit olduk.

Kim daha fazla konuşuyor

Siyasetçiler seçim döneminde kendini anlatmak için mahalle ve esnaf ziyaretlerinde bulunuyor. Bu ziyaretlerde aday olan isim kendini tanıtma gayretindeyken vatandaş da “Yakalamışken ben derdimi anlatayım” diye sazı eline alıyor.

Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı’yı yakalayan aksayan hizmetlerden bahsederken, muhalefet adaylarını yakalayan seçmen beklentilerini sıralıyor.

Bu şekilde siyasetçiden çok seçmen konuşmuş oluyor.

Bu sayede siyasetçilerin gezileri planlanandan daha uzun sürmüş oluyor.

İşte tam da bu nedenle mitinglerin düzenlenmesi elzem hale geliyor. Siyasetçilerin kendilerini anlatmaları için ses sistemi şart olacak. Biz planlanandan daha erken bir dönemde büyük mitinglerin düzenleneceğini düşünüyoruz. Yoksa seçmen, adaydan daha fazla konuşacak gibi.

Muhtarlar adayları kapı kapı geziyor

Saha çalışmalarında kadın seçmene ulaşmakta güçlük çeken muhtar adayları çareyi kapı kapı gezmekte buldu. Çat kapı ev ziyaretlerinde bulunan muhtarlar yanlarına bayan aza adaylarını ya da eşlerini alarak seçmene bire bir ulaşıyor, broşürleri ile oy pusulalarını veriyor. Kısa bir süre kendini tanıtıp diğer komşuya geçiyor.

Bu ziyaretlerin nasıl bir sonuç vereceğini ise sandıkta göreceğiz.

HECATİ: En çok gürültü yapan seçimi kazanacak diye bir şey var da ben mi bilmiyorum…