İktidar neden eksikti

İstanbul’da Karasulular buluşması gerçekleştirildi. Karasu’daki sivil toplum eksikliği İstanbul üzerinden giderilmiş oluyor.
Ancak sivil toplum diyince insanların aklına muhaliflik algısı geliyor. Aksine sivil toplum, toplumu ilgilendiren tüm işlerde söz söyler. Söylediği sözler her zaman aleyhte olmak zorunda değil üstelik. Doğru işler için ön almak ve kamuoyunu yönlendirmek için de sivil toplum kuruluşları gereklidir.
Gerçi bizde iktidarla aynı görüşte olan insanlara önyargı ile bakılıyor ama… Önyargıları yıkmak için kurulan sivil toplum kuruluşlarının önyargıların hedefi olması da ironik bir durum…
Sivil toplum kuruluşu aslında bir noktada vatandaşın “Siz bizi yok sayamazsınız” duruşudur ve saygı duyulasıdır.
Karasuluların İstanbul’daki toplantısında Ak Partililer ya da MHP’liler azınlıktaydı. Görevde olan iktidar partili ise yoktu sanırım.
Zaten Karasu dışında yapılmış bir toplantıya Karasu’da yönetimde olan kişiler de katılmazsa bir eksiklik olduğu ortaya çıkar ve bu oluşumun negatif fikirler dışındaki her fikre kapalı olduğu önyargısı oluşur.
Bir isim “Karasu Karasululara bırakılmayacak kadar değerli bir yerdir” demişti. İstanbul’daki toplantıda çok değerli görüşler ortaya çıksa da katılanların çok nitelikli isimler olduğunu görsek de… doğru fikirler doğru platformlarda ifade edildiğinde daha değerli hale gelir.
Onun için bundan sonraki toplantılarda hali hazırda idarede bulunan partilere mensup kişiler davet edilirse, sorunların çözümü noktasında aracısız bir iletişim olur.
Şimdi Karasuluların buluşmasını biz haber yapacağız, ilgili ya da yetkililer okursa, önyargıdan uzak değerlendirirse görüşler karşılık bulacak.
Oysa herkes bir araya gelse, yüz yüze, aracısız iletişim kurulsa sanki her şey çok daha kolay olur.
Yeniden soruyorum
Daha önce bir iki kez daha yazdım yine yazayım: İdarede hiyerarşi bozulursa yağma başlar. Büyükşehir yasasının yürürlüğe girmesinin ardından bazı şeyler tam düzene giremedi. Mesela… Sizin suyla ilgili sorununuz olduğunda konu Büyükşehir kapsamında değerlendiriliyor. Ancak bu su sorunu yağmur suyu ise yerel belediye söz sahibi oluyor. Reklam verginizi kime vereceğiniz önünüzdeki caddenin metresi ile alakalı. Şu kadar metre ise yerel belediye daha genişse Büyükşehir…
Bu arada kaymakamlıklardan hizmet almaya alışmış kırsal mahalleler de var. Eskiden Köylere Hizmet Götürme Birliği ya da Köy Hizmetleri vardı. Haliyle kaymakamlıklardan bu konuda hizmet alınabiliyordu. Şimdi o durum da ortadan kalktı.
Bir karmaşa yaşanmaması adına yerel belediyelerde muhtar müdürlükleri kuruldu. Ancak bu müdürlükler de işlevsel değil. Neredeyse hiçbir muhtar, muhtar müdürlüğüne uğramıyor. Eskiden muhtarlar derneklerinde toplanılır ve hangi mahallenin ne ihtiyacı varsa burada değerlendirilir ve bir adalet ölçüsü kendiliğinden oluşurdu. Şimdi bu durum da ortadan kalkmış durumda. Zira muhtar dernekleri de kimle muhatap olacağını bilemiyor.
Hal böyle olunca ne oluyor? Her muhtar bireysel olarak üst kademeleri zorlamaya başlıyor. Bir bakıyorsunuz bir muhtar büyükşehirde daire başkanı ziyaret etmiş, muhtar müdürünün haberi yok. Bir bakıyorsunuz bir başka muhtar il milli eğitim müdürüne gitmiş kaymakamın haberi yok. Bir bakıyorsunuz muhtarlar büyükşehir belediye başkanına gitmiş yerel belediye başkanı konudan bihaber…
“Ölü rahmet görsün de duayı kim okursa okusun” mantığı şu an işliyor. Ancak ikili ilişkisi güçlü olan muhtarlar dilediklerini alırken, adaletle hizmet edilmesini bekleyen muhtarlar agresifleşiyor.
Yani birileri hizmet alırken diğerleri gözlerinin önünde gerçekleşen kuralsızlığı izliyor. Bir nevi akıllı düşünene kadar deli köprüyü geçmiş oluyor.
Kısa vadede işler aksamadan yürüyor gibi ama… Bu gidişatın hayra alamet olmadığını görüyoruz. Sonumuz hayrolsun bakalım.
Tren yolu ne katar
Karasu’ya tren yolu yapılması konusu yılan hikayesine döndü. Son zamanlarda bu konuda müjdeler duyar olduk. Anladığımız kadarıyla tren yolunda bir güzergah değişikliği olacak. Bu değişiklik sonrasında da çalışmalara başlanacak. Bu çalışmaların yıllarca süreceğini tahmin etmek zor değil.
Peki bu tren yolu yapıldığında bize ne faydası olacak? Bazılarımız Karasu-Adapazarı arasında yolcu taşınacağını hayal ediyor. Bu doğru değil. Zira bu hat yük taşımacılığı için olacak. Zaten istasyonların konulduğu yerleri görünce ne demek istediğimi daha net anlayacaksınız. Ayrıca bu hattın Ferizli’deki ve Söğütlü’deki hatta hatta Kaynarca’daki OSB’lerin işine yarayacağını söyleyebiliriz.
Zira üretimde ana maliyetlerden biri nakliye. Tren yolu, nakliyede meydana gelecek kaza risklerini de maliyetleri de en aza indirecek. Bunun sonunda Karasu’ya kurulacak olan fabrika sayısı artacak. Bununla birlikte de işgücü ve yan sektörler canlanacak. Yani Karasuluya doğrudan değil de dolaylı katkısı olacak
Karasulu bundan ne kadar istifade eder? Onu da yaşayıp göreceğiz.






