Hindistan’ın, İngiltere’nin sömürgesi olduğu dönemde, logaritma cetveli ve logaritmik işlemler kullanılmaya başlamıştır. Logaritma kavramı mühendislik alanında iyi iş görmektedir. Hesap makinesine sığmayan, bildik usullere göre çarpma veya bölme işlemi yapmadaki sorunları logaritma cetveli ile aşarız. İşlem gerçekleştirilirken önce sayıdan logaritmaya geçilirken, daha sonra da logaritmadan sayıya geçilerek, kısa zamanda ve sıfır hata ile sonuca ulaşılır.
Anlaşılacağı gibi bu cetveldeki bilgiler sayesinde zor işlemler kolay hale gelebiliyor.
Hintli çocukların aydınlanması, Hint halkının bilgi ile donanımlı hale gelmesi İngilizlerin işine gelmemektedir. Aydınlanma arttıkça sömürgecilik de ortadan kalkacaktır. Aydınlanmanın yavaşlaması, Hint halkının tökezlemesi için ne yapılmalıdır?
Logaritma cetvelinin çok gerekli olduğunu anlatan İngilizler, Okul ders programlarına logaritma cetvelinin ezberlenmesini yerleştirerek, en zeki çocukları bu cetveli ezberlemekle meşgul etmişler, geri bırakma rollerini de en iyi şekilde oynamışlardır. Hâlbuki küçük bir kitapçık içerisindeki bilgilere, gerektiği zaman, kitapçığı açarak ulaşmak mümkündür.
Yıllar geçtikçe gerçeği gören Hindistan yönetimi, ezber çarkından çıksa da gereksiz bilgi ile uğraşmak, İngilizlere zaman kazandırmıştır.
10. Yüzyıl içerisinde yaşayan İbn-i Sina örneği de çok önemlidir. İbn-i Sina’nın yazdığı “Kanun” adlı tıp kitabı 12. Yüzyılda Latinceye çevrilmiş, Avrupa’da 300 sene ders kitabı olarak okutulmuştur. İbn-i Sina’ya döneminin filozofu da diyebiliriz.
Bakın! İbn-i Sina ne anlatıyor!
“Aristo’nun yazdığı metafizik kitabını 40’dan fazla sayıda okudum. Hiçbir şey anlamadım. O kadar çok okudum ki! Kitap adeta ezberimde kaldı. Ancak hiçbir şey anlamıyordum.” İbn-i Sina, bu kitabın anlatmak istediğini anlamak için tekrar okuyor, bir daha okuyor fakat anlamıyor. Okumakta amaç anlamak olduğu için, tekrar okumakta ısrar ediyor. Sonra bir gün, 3 dirheme aldığı metafizik kitabı sayesinde Aristo’nun kitabını anladığında, şükür namazı kılıyor. Ertesi gün çarşıya çıkarak bol miktarda şükür sadakası dağıtıyor.
Bunlardan hangi dersi çıkarmalıyız
Elinizin altında kolay ulaşabileceğiniz bilgileri ezberlemek yerine yorumlamaya bakınız.
Anlamadığınız bilgileri okusanız ne olur? Okumasanız ne olur?
Bilgi, anladığınız ve çok yorumladığınız zaman değer kazanır.
Anlamadığınız durumlarda, anlamış rolüne girmeyin, ne olduğunu öğrenmeye çalışın.
Bir de kendimize soralım! Hangimiz, anlamadığımız bir konuyu öğrenmek için İbn-i Sina gibi emek veriyoruz. Anlamak düşünmeyi, düşünmek de yorum yapmamızı sağlar.
Olaylara, anlamadığımız duaya âmin der gibi yaklaşmak, başarısızlığa açılan kapıdır.
Bilgi ve yorum
