Allah sonumuzu hayreylesin

Yine kapandık. Yine korkuyoruz.

Bilindiği üzere 11 Mart tarihinde koronavirüs (kovid-19) belasıyla tanışmamızdan bu yana yaklaşık 8,5 ay geçti.

Bütün dünya korku ve endişe ile ilk tedbir olarak seyahat ve birtakım ticari iş yerlerinde kısıtlamayı uygun gördü.

Seyahat kısıtlamaları ülkemizde ilk etapta başta İstanbul olmak üzere Ankara, İzmir, Kocaeli, Bursa, Sakarya gibi 15 büyükşehirde ve Zonguldak’ta uygulansa da, daha sonra genişletildi.

***

1 Haziran’a kadar başlayan seyahat kısıtlamaları ve birkaç işkolu hariç hemen hemen tüm ticari alanlarda kaldırıldı. Burada yine en büyük darbeyi bakkal, berber, kahvehane, kafe, eğlence merkezleri gibi esnaflar gördü.

Kısıtlamaların gevşetilmesi bir ekonomik zorunluluktan kaynaklandığını biliyoruz. Çünkü devlet desteğinin uzun süreli olması mümkün değildi.

***

Ben yaz bitimi sonrası yeniden kısıtlamaların geleceğine inananlardandım. Henüz kovid-19 tehlikesi geçmeden bu kadar gevşemenin bir bedeli olacaktı. Ve oldu da…

Şimdi vaka sayılarında başlayan artış dikkate alınarak yeni kısıtlamalar yürürlüğe sokuldu.

***

Aslında karar çok yerinde olmakla beraber geç kalındığını söylemek doğru olur sanırım. Hele ki okulların bir takvim çerçevesinde de olsa açık tutulması hiç doğru değildi.

Şimdi bütün bunların bedelini tüm ülke olarak ödeyeceğiz.

Devletin ekonomik durumu çok iyi değil. Öyle herkese para dağıtacak bir zenginliği de yok. Geciken kararların bedelini yine mali durumu iyi olmayan vatandaş çekecek.

***

Hastanelerin durumu da ortada. Oralarda büyük bir yığılma söz konusu. Birçok sağlık çalışanı yorgunluktan tükenmiş durumda.

Önümüzdeki aylarda mevsimin sert kışı ile yüzleşmek zorundayız. Öyle ki başta turizm ve inşaat olmak üzere ticari alanların en düşük olduğu bir dönemdir kış ayı…

***

Gelir düzeyi düşük olan bir toplumun geçimini sağlaması için çalışması gerekiyor. Sadece devlet ve özel sektörlerde çalışan kesimin durumunun iyi olması yetmez. Toplumun bütünselliği önemlidir. Vatandaş olarak gelir noktasında pili tüketmiş ve borçları ödeyemediğimiz gibi yeni borçlar üstlenmiş durumdayız.

***

Amerika, Rusya ve Çin gibi ülkelerde yapılan aşı çalışmaları umut verici görülse de bu aşının ülkemizde uygulanması önümüzdeki yaz başına kadar mümkün olmadığı belirtiliyor. Dolayısıyla kovid-19 önlemleri bu süre sonuna kadar yaşamımızı etkileyecek.

***

Anlaşıldığı üzere;

Bir süre daha kovid-19 virüsü ile yaşamaya devam edeceğiz.

Nereye kadar olduğunu bilemiyoruz ama umarım bir an önce ya aşıya kavuşuruz ya da ekonomiden sorumlu eski bakan Berat Albayrak’ın dediği gibi “Allah sonumuzu hayreylesin!”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.