Zaman içerisinde

 

Nereden başlasak dediğimiz her dönemde mantığa uygun olup olmadığına bakmaksızın ve nereye varacağını gözlemlemeden ilerleyebiliyoruz. Yaşadığımız kısıtlı zaman diliminde hareket alanımızı ve yönümüzü bizler seçiyoruz…

İyi günler iyi haftalar.

Hızlı akan zaman içerisinde yaşadıklarımız, şahit olduklarımız kainat güncelinde zerre miskal değer anlam ifade etmiyor aslında ama bizler ediyormuş gibi davranıyoruz. En küçük meseleyi dağ gibi büyüterek kendimize ve etrafımıza haksızlık ediyoruz. Neden bunu yapıyoruz sanki! Dünyada yaşananlar bizim yaşadıklarımızdan ibaretmiş gibi hisse kapılıyoruz ve her defasında bunu yapıyoruz. Aslında çok uzaklara bakmaya gerek var mı bilmem? Şöyle etrafımıza baksak bize yetecek ve artacak. Aslında bu durum nadir durumlarda oluyor. Mesela bir örnek verecek olursak küçük bir sorunumuzu etrafındaki daha büyük bir sorunu olan ile karşılaştır, onun derdini daha iyi anlamana ve kendi derdinin aslında çok da dert olmadığına karar vereceksin. Dertlerimizi kendi içimizde büyütüyor büyütüyor başa çıkılmayacak hale getiriyoruz. Sonrasında başa da çıkamıyoruz. Üzüntüsüz yaşamak üzüntülü yaşamaktan çok daha iyidir. Burası tartışmasız ama bunu belirleyecek olanda bizleriz. Meselelerimizi yardım alarak veya almayarak çözüp sonuçlandırmalıyız. Sonuçlanmayan her mesele dağ gibi oluşur zaman içinde.

Sade bir yaz

Havalar çok da ısınmasa da yaz ayına girdik. En azından takvimler öyle söylüyor… Mevsimsel değişikliklerin son yıllarda çokça boyutu derinleşiyor. İlkbahar ve sonbahar ortadan kalktı sanki direk yaza veya direk kış ayına giriyoruz farkındaysanız. Bunun sebebini küresel ısınmaya da bağlayabilir buradan bir sonuç da çıkartabilirsiniz. Kainatta bir denge unsuru var elbet. Siz sera gazlarına önlem almaz kutuplardaki erimeyi engelleyemezseniz hatta. Elon Musk (Spacex) geçtiğimiz günlerde uzaya 143 adet uydu fırlattı. Burayı bir ticaret alanına çeviriyorlar ve önümüzdeki yıllar tablo daha da genişleyeceğe benziyor. Uluslararası otoritelerin buna kapsamlı bir çözüm getirmesi gerekiyor. Uzayda geleceğimizi karartmamalıyız. Bir çöplüğe dönmeden ülkelerin iletişim, haberleşme gibi ihtiyaçları mutlaka karşılamamalı. Ancak spacex gibi şirket bu kadar bir sayı ile bence bu alanları tehdit ettiğini düşünüyorum. Umarım buna bir hal bir çare bulurlar. İnsanoğlunun havaya, suya, ağaca ihtiyacı var. Dolayısıyla güneşe de yağmura da ihtiyacımız var. Bahara da kışa da… Kısacası her mevsime, yani dört mevsime ihtiyacımız var…

Hoşça kalın, mutlu kalın.