Amatör dram

Amatör futbol bir girdabın içine düşmüş boğuluyor, ne gören var ne duyan var nede el atan nede çözüm üretmeye çalışan var.
Bir spor uzmanı olarak kaygılarımı ifade etmek istiyorum…
Olacak iş değil, bir filiz lisans çıkarmanın bedeli 150 TL…
Türkiye Futbol Federasyonu 2025-2026 sezonu öncesinde aldığı kararlarla, Türk futbolunun can damarına, aldı eline baltayı ve tam ortasından vurdu.
Yeni açıklanan lisans, vize ve katılım ücretler akıl alır gibi değil. Futbolu seven, özellikle başta futbol olmak üzere, TFF sporla büyümek isteyen binlerce gencin önüne beton duvar ördüler, Üstelik bunu “gelişim” adı altında yapıyorlar…
Adı üstünde: Amatör futbol. Gösterişten uzak, cebindeki son parayla takım otobüsüne mazot alan antrenörlerin, yağmurda çamurda çocuğunu maça götüren babaların hikâyesidir bu. Futbolu gerçekten sevenlerin, tutkuyla yaşayanların dünyasıdır.
Fakat gelin görün ki başta Bal denen ucube lig olmak üzere, artık amatör futbolun bir bedeli var. Üstelik bu bedel çok çok çok ağır.
TFF amatör futbolun kapısına bir dijital bekçi koymuş Deli Dumrul gibi para kesiyor. Köprüden geçen de geçmeyenden de para alıyorlar. Lisans çıkarmak para, kulüpten ayrılırken para, başka kulübe transfer olurken para, tekrar o kulüpte lisan yenilemek para vs vs….
Yani Deli Dumrul misali gecenden de para geçmeyenden de para.
Değerli okuyucular gelin bir göz atalım TFF’nin yeni rant kapısına. Yeni tüzüğe göre lisans ücretleri dudak uçuklatıyor.
2000-2003 doğumlular: 4.000 TL,1999 ve öncesi doğumlular: 10.000 TL, yabancı uyruklular: 25.000 TL’ye kadar, filiz lisans ve vize işlemleri: 150 TL
Durum durun daha yetmedi. Amatörden profesyonelliğe geçiş bedeli: 100.000 TL
Ne oldu da, ne değişti de futbolcu olmak bu kadar lüks hale geldi? Sayın TFF’nin cevval yetkilileri. Keşke bu rant çalışmalarınızı başka başka alanlara kaydırsaydınız da Türk futbolunun kaliteni arttırsaydınız…
Şimdi TFF’nin aldığı bu son değişikliğin ne anlama geldiğini irdeleyelim biraz.
Bu paralarla, dolaylı olarak “Sen yoksulsan, fakirsen, yeteneğin olsa bile futbolcu olamazsın!” deniyor.
Bu kararlar, yetenekli ama imkânsızlıklar içinde çırpınan binlerce gence “Siz dışarıda kalın” gidin arka sokaklarda yasaklı maddeye mahkum olun demektir.
Futbolun ruhunun rantla beslendiğini hangi uyanık söyledi bilemiyorum ama futbol rantla değil sevgiyle saygıyla adaletle beslenir ve düzenlenir.
Bugün Türkiye’deki bütün amatör kulüpler yöneticilerinin cebinden çıkan paralarla yaşıyor. Elektriğini ticari tarifeden ödüyor, kendi yaptığı binada kira veriyor. Sponsor bulmak ise nerede ise zaten imkânsız. Belediyeler destekten çekiliyor. Gençlik ve Spor Müdürlükleri zaten imkânlarını kısıtlamış. Halkta artık yardım ede ede bıkmış hele hele şu ekonomik şartlarda yardım etmek imkansız hale gelmiş durumda.
Şimdi siz kalkmış bu kulüplere diyorsunuz ki:
“Ya paranız olacak, ya da kapatın dükkanı!”
Kusura bakmayın ama bu futbolun doğasına, vicdanına, hatta mantığına aykırıdır. Amatör futbol sadece saha değil, bir dayanışma kültürüdür. Parayla ölçülmeyen bir gönül işidir.
Siz böyle devam ederseniz, Türk futbolunun bitiş noktasına varmasına az kaldı demektir
TFF,adeta futbolun fabrikasını kapatıyor. Halbuki Messi de, Ronaldo da, Arda Güler de önce toprak sahada topa vurdu. Mahallede başladı bu hikâyeler.
Ama şimdi? O mahalle sahasının çitleri elektrikli tel gibi: Yaklaşanı çarpıyor.
Bakın demedi demeyin, eğer bu politikalar devam ederse, sadece birkaç yıl içinde: Yüzlerce amatör kulüp kapanır, binlerce genç spordan uzaklaşır,
Ve dolayısı ile futbol yetenek değil, sadece sermaye işi haline gelir.
Ve sonra dönüp birbirimize “Neden yeni yıldız çıkaramıyoruz?” diye sorarız.
Çünkü siz Türk futboluna yıldızlar yetiştirecek her kanalı tıkıyorsunuz
Peki hocam çözümün ne derseniz; Şunu çok net söyleyeyim.
Katılım ücretleri acilen geri çekilmeli.
Lisans ve transfer ücretleri, özellikle gençler için sembolik seviyelere indirilmeli, amatör kulüpler için teşvik, altyapı desteği ve sponsorluk kolaylıkları sunulmalı.
TFF’nin görevi kulüpleri batırmak değil, yaşatmaktır. Gençleri spordan soğutmak değil, futbola kazandırmaktır. Bunun yolu da cebine değil, yüreğine dokunmaktan geçer.
TFF ye bir dost uyarısı, futbol sizin değil, hepimizin!
Amatör futbol; ne federasyon koltuklarında oturan yöneticilerin, ne de salon toplantılarında karar verenlerin tapulu malıdır. Bu futbol, çamurlu sahada çorapsız oynayan çocuğun, yaz kış demeden takımını taşıyan hocanın, son düdükle birlikte formasını yıkayıp askıya asan annenindir.
Ve bilin ki; amatör futbol parayla ölçülemez. Ölçülmeye kalkarsa da, bir gün geriye dönüp baktığınızda elinizde futbol ve futbolcu adına hiçbir şey kalmaz.
TFF yetkilileri özellikle amatör işler birimi, bu kararları derhal yeniden gözden geçirmelidir. Çünkü bu mesele sadece bu günün değil, geleceğin meselesidir.
Sağlık ve esenlikle…






