Kocaali

Tüm dünyaya kanıtladık

 

Kocaali Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından “Çanakkale Destanı ve Deniz Gücünün Önemi” isimli konferans gerçekleştirildi. Programa konuşmacı olarak katılan Adem/Türk DEGS Başkanı Doç. Dr. Cihat Yaycı Çanakkale Zaferi’nde verilen mücadelenin, Çanakkale’nin geçilemeyeceğini tüm dünyaya kanıtladığını söyledi.

 

GELDİKLERİ GİBİ

Kocaali Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü münasebetiyle program gerçekleştirdi. Kocaali Denizcilik Meslek Yüksekokulu konferans salonunda gerçekleşen programa, Kocaali Kaymakamı Dr. Emre Nebioğlu, Kocaali Belediye Başkanı Ahmet Acar, Adem/Türk DEGS Başkanı Doç. Dr Cihat Yaycı, Kurum Temsilcileri, Siyasi Parti Temsilcileri, Akademik ve Eğitim Camia temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Kocaali Belediye Başkanı Ahmet Acar, “Yedi düvele karşı meydan okuyan, geri dönmeyi asla düşünmeyen, 215 kilogramlık top mermisini sırtlayarak batırılamaz dedikleri fırkateyni boğazın serin sularına gönderen, bir avuç insanla Conkbayırı’nda emperyalist güçlere diz çöktüren, ‘Geldikleri gibi giderler’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve bize bu toprakları yurt eyleyen tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum” dedi. Kocaali Kaymakamı Dr. Emre Nebioğlu ise “Emperyalist güçlere karşı yazdığımız destanı, Çanakkale Zaferi’ni nesiller boyu aktarmaya devam edeceğiz. Biz hiç bir zaman tahakküm altına alınacak bir millet değiliz. Bunun için Çanakkale ruhunu diri tutacağız” şeklinde konuştu.

 

BÜYÜK MÜCADELE

‌Programa Konuşmacı olarak katılan Doç. Dr. Cihat Yaycı ise verilen mücadelenin önemine vurgu yaptı. Yaycı “Bugün, 107.ncisini kutlamak üzere bir araya geldiğimiz 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi, Türk Milleti’nin var olmak için ne denli büyük bir mücadele verdiğinin kanıtıdır. Çanakkale Deniz Zaferi, yalnızca Birinci Dünya Savaşı’nın bir cephesi değil, aynı zamanda milli mücadelemizin önsözüdür. ‌Çanakkale muharebelerini 1. Dünya Savaşı’nın diğer ünlü muharebelerinden ayıran tek özelliği, büyük sayıda insan kaybı değildir. Bu muharebelerin özellikle Türkler için önemli yanı, hepimizin bildiği gibi tümen komutanı Yarbay Mustafa Kemal’i bir lider olarak ortaya çıkarmasıdır. Böylece, Türk Ulusu ve ordusu Çanakkale’de kendine olan güvenini tekrar kazanmış, yeni bir ulusal ruh doğmuştur. Çanakkale’de şahlanan bu ruh, milli mücadele süreci ve sonrasında, ulusun sarsılmaz değer ve ideallerine öncülük etmiştir” dedi.

 

ÖLÜM KALIM

Kazanılan zaferin tüm dünyaya Çanakkale’nin geçilemeyeceğini kanıtladığını belirten Yaycı “Birinci Dünya Savaşının sonunda yıkılmış, parçalanmış, ana yurdu işgale uğramış, ordusu dağıtılmış, donanması hapsedilmiş olan Türk Ulusu’nun, olumsuz şartlara rağmen ölüm kalım mücadelesine başlaması, bu erdemli ruh sayesinde mümkün olmuştur. Çanakkale savaşlarında, Mustafa Kemal Atatürk’ün üstün komutanlık vasıfları ve Türk Askeri’nin kahramanca mücadelesiyle kazanılan zafer, Çanakkale’nin geçilemeyeceği gerçeğini tüm dünyaya bir kere daha göstermiştir. Öyle ki, Yarbay Mustafa Kemal, Conkbayırı’nda geri çekilmekte olan 57. Alaydan küçük bir müfrezeye ‘Cephaneniz yoksa süngünüz var! Süngü tak yere yat! Ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum!’ Emrini verebilecek kadar kendine ve askerine güvenmiştir” dedi.

 

GÜÇLÜ ORDU

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 21. Yüzyılın bilim ve teknolojisiyle güçlendiğini belirten Do. Dr. Cihat Yaycı konuşmasının sonunda “Ne var ki, 18 Mart’ı unutarak, böyle bir saldırıyı ileride de göze alabilecek düşmanlar, karşılarında dünyanın yeniliklerine gözlerini kapamış bir Osmanlı Devleti’ni değil, 21. Yüzyılın en son bilim ve teknolojisine sahip ve modern silahlarla donatılmış Türk Silahlı Kuvvetleri’ni bulacaklardır. Karada, denizde ve havada, binlerce şehit ve gazimizin armağan ettiği bu büyük zaferi kutlarken, bize bu günleri armağan eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz” ifadelerine yer verdi. Yaycı ve protokol ayrıca Kocaali Denizcilik Meslek Yüksekokulu’ndaki sınıf ve laboratuvarları gezdi.