TFF içindeki güçler savaşı

Değerli okuyucular, Türkiye Futbol Federasyonu bahis sürecini ne yazık ki eline yüzüne bulaştırdı.
TFF Başkanı ve ekibi, halkın tüm güvenini ve ümitlerini ne yazık ki boşa çıkardı. Hakemleri ve alt liglerdeki futbolcuların çok önemli bölümünü bir kalemde cezalandıran TFF, sonrasında aniden hız kesti ve yalpaladı, zamana oynamaya başladı.
Durum böyle olunca da bütün inandırıcılığını kaybetti…
Futbol ailesinin zayıf halkalarını mevzuatlar çerçevesinde cezalandıran TFF, iş güçlü halkalara gelince tam siper yaptı, kulağının üstüne yattı yazık, günah…
Bakın şimdi sizlere bazı çarpıcı olaylar aktaracağım. Aktaracağım ki, TFF’nin ne halde olduğu daha iyi anlaşılsın. Sık sık “Biz kapımızın önünü süpürdük, diğerleri de süpürsün” diyen İbrahim Hacıosmanoğlu, süpürmüş mü, süpürmemiş mi, süpürecek mi, yoksa halının altına mı itecek, hep beraber göreceğiz.
Bugünkü konumuz, TFF Temsilciler Kurulu…
Herkesin malumu profesyonel maçlarda temsilciler görev yapar, bu temsilcilerin görevi de maç öncesi, maç içi ve maç sonrası stadyumda yaşanan olayları rapor etmektir. Temsilcilerin tamamına yakını, çok üst düzey bürokratlardır, güvenlik güçleri ya da akademisyenler gibi çok saygın kişilerden oluşur.
Bu ekip üç yüz isimden oluşur. Temsilcilerin yüz otuzu Emniyet Genel Müdürlüğü’nde üst düzey görevlilerdir. Bu temsilciler bir maça atanırlar. Bazı maçların zorluk derecesine göre de 2-3-4 temsilci de görev yaparlar.
Şunu hatırlatmakta fayda var. Her maçta amiyane tabirle stadın “kralı” temsilcilerdir. Onların oluru olmadan maç başlamaz. Yine her maçta, temsilciler, TFF Başkanı’nı temsil eder.
Temsilciler Kurulu Başkanı da Şerafettin Bural’dır.
Emekli bir Emniyet görevlisi…
Yedi kişilik kurulda ayrıca Başkan Vekili Ömer Demir, Raportör Ertuğrul Arslan ile birlikte Servet Sarıkaya, Osman Diyadin, Haydar Özdemir ve Mehmet Sururi Saydam üye olarak bulunuyor.
Bu köşede daha önce yazdım, bahis operasyonu patlayınca hatırlarsanız şu soruları sormuştum TFF yetkilileri tarafından üç yüz temsilcinin tamamına yakını tek tek aranıp da “bahis oynadınız mı, oynadıysanız temsilciliği bırakın, yoksa yarınlarda adınız açıklandığında devlet memurluğunuz ya da koltuğunuz büyük zarar görür” mealinde uyarıda bulunuldu mu diye.
Bahis oynadıklarını belirten kırk beş temsilci “istifa edeceğim” dedi mi? Bu kırk beş temsilcinin dışında kalan yaklaşık yetmiş beş temsilci ise “Temsilciliği niye bırakayım… “Bırakmam”… Memuriyetime zarar gelmez… Temsilcilik çok tatlı ve güzel bir uğraş” şeklinde konuyu değerlendirdi mi?
Telefonda size “evet oynadım” diyenlerden istifaları ile ilgili yazılı bir dilekçi aldınız mı?
Benden duymuş olun, “oynadınız mı, oynamadınız mı” sorusu yöneltilen temsilcilerden bazıları “oyuna getirildik” diye konuyu Anayasa Mahkemesi’ne götürmeye karar vermişler ve iki gün önce TFF başkanı jet hızı ile AYM başkanını ziyaret ve kendisine bir milli forma hediye etti.
Gelelim şimdi asıl konuya.
Temsilciler Kurulu üyesi sayın Servet Sarıkaya’ya son zamanlarda yoğun bir baskı var. Ne baskısı mı bu, “istifa et” baskısı. Peki kimler mi yapıyor bu baskıyı, işte yukarıda belirttiğim adları geçen bazı muhteremler yapıyor?
Emniyet Müdürü olan Servet Sarıkaya ise direniyor, “niye istifa edeyim” diyor, istifa etmiyor. Servet Sarıkaya’nın istifasını niye mi istiyorlar? Şunun için… Servet Sarıkaya’dan boşalacak üyeliğe kendi adamlarını yerleştirmek için. S. Sarıkaya genel anlamda çok güçlü bir isim, duruşuyla saygın bir kişi. Durum böyle olunca TFF ile Servet Sarıkaya arasında güçler savaşı var haliyle.
En son duruma bakalım şimdi. Servet Sarıkaya, Temsilciler Kurulu toplantısı için TFF’nin Beykoz Riva’daki merkezine gidiyor. Fakat kapıya talimat verilmiştir içeri giremiyor! İçeri girmesi yasaklanmış! Alınmıyor… Güvenlik görevlileri, “özür dileriz, emir var, sizi içeri alamayız” diyorlar.
“Girerim, giremezsin” derken, olay iyice büyüyor.
TFF binasının içindeki Temsilciler Kurulu’nun bir üyesi, ana kapıya, yani olay yerine geliyor. Tartışma daha da büyüyor. Ardından, Temsilciler Kurulu’nun anlı şanlı beyefendisi, ana binaya dönüyor, tahmin edebileceğiniz kişilerle görüşüyor, sonuçta şu karara varılıyor.
Servet Sarıkaya’ya deniliyor ki, “Bugünkü Temsilciler Kurulu toplantısı iptal edildi. Haliyle giremezsin. Güle güle. Tabi içeriye giremiyor.
Peki başka neler dönüyor bakalım.
Haydar Özdemir. Yukarıda da yazdım, Temsilciler Kurulu’nun yedi üyesinden biri. Haydar Özdemir de Emekli Emniyet Müdürü. Sıkıntı şu: Haydar Özdemir, yakın zamanlarda değişik televizyon kanallarına çıkıyor ve bahis ile ilgili açıklamalar yapıyor.
Bahsin zararlarına yönelik çok çarpıcı ve güzel söylemlerde bulunuyor. Harika değil mi!
Bende öyle sanıyordum.
TFF, sudan sebeple Haydar Özdemir’i TFF Etik Kurulu’na gönderiyor, Etik Kurulu da Disiplin Kurulu’na gönderiyor. Haydar Özdemir savunmasını veriyor… Savunmasında “Ben Temsilciler Kurulu Başkanımızın iznini alarak o programlara çıktım. Bütün kurul üyesi arkadaşlarım şahittir. Ayrıca konuşmalarımda bahis soruşturmasına destek verdim” dediği öğrenildi. Dedi ama…Dinleyen kim…
Plan önceden yapılmış. Sonuç ne derseniz,
Haydar Özdemir’e oy birliği ile değil oy çokluğu ile 4 ay hak mahrumiyeti cezası veriliyor…
Yani planlanan durum şu, Tahkim Kurulu, onadığı takdirde Haydar Özdemir’in Temsilciler Kurulu Üyeliği bitecek. Bu arada… Haydar Özdemir’in 4 aylık hak mahrumiyeti cezası TFF’nin resmi sitesinde yayınlanmadı bile… Niye yayınlanmadı acaba? Birileri görmesin, duymasın, öğrenmesin, diye mi? Haydar Özdemir gibi cezası TFF sitesinde yayınlanmayan kaç kişi var acaba?
Pazartesi günü oynanacak olan derbide, protokol tribününde konuşulan ana konu,Temsilciler Kurulu’ndaki atraksiyonlar olacak ve derbinin önüne geçecek emin olun.
Bu arada. Temsilciler Kurulu aylardır kendi içindeki kriz nedeni ile toplanamıyor.En son ne zaman toplandı acaba? Bu nasıl kurul? Peki işler nasıl yürüyor derseniz. O işler çok karışık ve uzun bir hikaye.
Anlaşılan o ki Temsilciler Kurulu’nun ruhuna El-Fatiha! Merkez Hakem Kurulu’nu hiç yazmıyorum bile… O zaten çoktan sizlere ömür!
Yani anlayacağımız işimizin zor ve bahsettiğim güçler Savaşı’nın elbette bir kazanı olacak ama Türk futbolunun kaybedeceği kesin…
Adalate bakar mısınız! Genç hakemlere ve alt liglerde top koşturan genç futbolculara ceza yağdırılırken, futbolun diğer paydaşları için adeta topa basıldı. Nerede teknik adamlar! Nerede gözlemciler! Nerede temsilciler! Nerede kulüp başkanları! Nerede kulüp yöneticileri! Nerede menajerler!
En, en, en önemlisi ise şu. TFF yönetim kurulu üyeleri, aralarında bahis işine bulaşan hiç kimse yok mu! 5-6 kişi de olsa oynayan hiç kimse yok mu!
Nerede Merkez Hakem Kurulu üyeleri! Nerede Temsilciler Kurulu üyeleri! Nerede Disiplin Kurulu üyeleri! Nerede Tahkim Kurulu üyeleri, nerede diğer kurulların üyeleri! Nerede TFF bünyesinde çalışan kadrolar! Hiç biri bahis işine karışmadı mı?
Karışmadılarsa ne diyelim aman nazar değmesin.
Peki ya karışmışlarsa?
Sağlık ve esenlikle.






