Şeçmen bıktı
Seçim sürecinin en ilginç ve olağan dışı şekilde ilerlediği yerlerin en başında hiç şüphesiz Kocaali geliyor. Aday adayı müracaat sayısının en yüksek olduğu ilçeler arasında ilk sıralarda yer alması, bölge milletvekilinin süreç üzerindeki etkisi, sonra teşkilatın büyük bir birliktelik örneği göstererek tüm aday adaylarının aynı masada olduğu, belki de ilçe tarihinde eşine ilk kez rastlanan aday adayı tanıtım programının düzenlenmesi. Sonra yine iktidar teşkilatının sahadaki etkinliği ve bunu tüm aday adaylarını katılımıyla birlik ve beraberlik içerisinde yürütmesi. Bunlar Ak Parti açısından sahaya olumlu yansıyan ve vatandaş nezdinde de büyük karşılık bulan alışık olmadığımız adımlardı.
Öte yandan yine daha önce Ak Parti cephesinden olup istifa ettikten sonra Yeniden Refah Partisi’nden adaylığını netleştiren ve sahaya seçimden neredeyse altı ay önce sahaya inip çalışmaya başlayan Recep Erdoğan faktörü süreci farklı kılan etkenlerden bir oldu. Daha önce gördüğüm iki seçim sürecinde saha işlerine onun kadar erken başlayan birine şahit olmamıştım.
Yine Kemal Din’in de aynı şekilde hızlı hareket edip sahaya erken inmesi süreci farklı kıldığı kadar kendi tabanı üzerindeki etkisinin perçinlenmesi açısından önemli bir adım oldu.
Velhasıl üzerinden neredeyse üç aya yakın bir süre geçti. Daha önce seçmen tavrının sokağa nasıl yansıdığını net bir ifadeyle yazmıştım. Ak Parti tabanının Yeniden Refah ile arasındaki geçişkenliği, keza yine iktidarın, bekledikleri ismi açıklaması halinde muhalefet tabanından da oy alabileceği alternatifi olduğunu açık açık yazmıştık. Bunlar gerçekten Kocaali’de bu seçimleri gün geçtikçe cazip hale getiren, ilginçleştiren oldukça önemli etkenler.
Yine diğer muhalefet kanadında henüz tamamlanmış somut bir adım yok. Onlar da iktidarın netleşmesini bekliyor. Belirledikleri isimleri açıklamaya hazırlık yapıyorlar. Ancak sürecin uzaması sokaktaki baskıyı artırdığını belirtmek istiyorum.
Sürekli sahada olan sürekli insanlarla iç içe olan biri olarak bunu net bir şekilde görebiliyorum. İnsanlara önemli ölçüde bıkkınlık geldi. Mesela bundan sadece birkaç gün kadar kısa bir süre önce adaylık konusunda konuştuğum insanların yüzlerinde gördüğüm heyecan ifadesinin bu hafta itibariyle umursamazlığa doğru döndüğünü gördüm. İnanın sokak “Olursa olur, olmazsa benim gideceğim yer zaten belli” tavrına girmeye başladı. Bunun, aday açıklandıktan sonraki sürece ne derece etkisi olur bilmem ama, adaylığı açıklanacak isimler kim olursa olsun, seçmenin bir iki hafta önceki heyecanına yeniden döndürebilmek ve cazibeyi yeniden artırabilmek için oldukça çaba harcayacaklar. Bunu net bir sonuç olarak görüyorum. Zira yorgun ve mental olarak yıpranmış bir kitle ile yola çıkmak, çalışma temposunu ve başarıyı olumsuz etkileyecek.
Malumunuz haftalık gazete olmamızdan dolayı baskı öncesi hazırlığımızın bitmesi ile gazetenin sizlere ulaşması arasında bir buçuk iki gün kadar bir zaman zarfı geçmiş oluyor. Pazartesi gecesi geç saatlerde herhangi bir netleşmiş bilgi yoktu. Siz okurken aday netleşmiş olur mu bilmem ama hem seçmenin hem de teşkilatların saha ekiplerinin, çalışmaya fiziksel ve mental açıdan yorgun bir şekilde başlayacağından adım gibi eminim.
Gelelim süreci farklı kılan diğer bir noktaya. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz seçimler hem aday sayısı hem de aday kriterleri açısından ilklerin yaşandığı bir şekilde tamamlanmıştı. Aday sayısı çoktu ve genç adayların sayısı oldukça fazlaydı. Genç adayların her biri, kendilerinden yaşça büyük, hem muhtarlık deneyimi, hem siyasi tecrübesi oldukça fazla olan kuvvetli isimlere karşı yarışmışlar bire çok yerde seçimi kazanmışlardı. Şu an birçok genç muhtarımız görevde ve oldukça başarılı işler yaptılar. Birçoğunun yeniden kazanmasına kesin gözüyle bakılanlar da mevcut. Bu seçimler de süreç tıpkı önceki seçimler gibi ilerliyor. Bazı mahallelerde on beş civarında aday var. Kimilerini tanıyorum kimileri ile henüz irtibata geçmeyi başaramadık ancak geçtiğimiz günlerde kendi çapımda şöyle üstün körü bir araştırma yaptım. Ulaşabildiğim birçok kişi ile görüşüp mahallelerindeki adayların durumu ile ilgili konuşma fırsatı buldum. İlçe genelinde şu an neredeyse 200’e yakın muhtar adayı var. Ve bunların yüzde 602a yakını genç isimlerden oluşuyor. Öyle sanıyorum ki aday profilimiz 40 yaşın çok altında bir ortalamayla şekilleniyor. Bu da seçimleri farklı yapan önemli bir etken. Bence en önemli etken. Hatta bence en önemli etken. Hani bazen diyoruz ya “Siyasette eski yüzlerden kurtulmak lazım, yeni genç aktif isimleri görmek istiyoruz” diye. Fikrimin özü de bu. Zira genç yaşta adaylık yarışına soyunan isimler muhtarlık her ne kadar siyasetten bağımsız bir kurum olsa da bir süre deneyim kazandıktan sonra siyasete atılıyor. Yani biz sadece bir mahalle muhtarı veya bir gurup azayı değil aslında geleceğimizin siyasetçilerini de seçmiş oluyoruz. Sağlıkla kalın.
