Karasu ilçemizin dünü ve bugününü değerlendirmeye alarak ülke geneline ışık tutmaya çalışalım. Neydi? Ne oldu? Nereye geldik.
Kılık kıyafet serbestliği ile gelen dağınıklık, öğrencileri de öğretmenleri de olumsuz etkiledi. Saç, sakal, kıyafet tamamen bozuldu. Eskiden yüzüne bakarak okullu ile okula gitmeyenleri birbirinden ayırdığımız yıllar çok geride kaldı. Eskinin öğrenci kıyafeti ile yeniyi kıyaslamanın mümkün olmadığını görüyoruz. Önce kılık kıyafet bozuldu.
Yönetmeliklerde yapılan düzenlemelerle sınıf geçmeler kolaylaştırıldı. Beş tane dersi zayıf olan öğrenci, adeta ödüllendirilerek bir üst sınıfa geçiyor. Sonraki yıllarda da aynı durum böyle devam edince, cehalet ve başarısızlık, diploma ile ödüllendiriliyor.
Ortaöğrenim kurumlarından çok kolay diploma alan öğrenciler, bu defa üniversiteli olma yolunda ilerliyor. Her ile açılan üniversiteler, ülke ihtiyacı ve nitelikli alt yapı değerlendirmesi yapılmadan, öğrencileri kabul etmeye başlıyor. Türkiye’de iki yüzden fazla üniversite var. Laboratuvar yok akademisyen sayısı ve niteliği yetersiz, çevre koşulları kötü olan bir ortamda, yeni üniversite mezunları oluşuyor.
Nitelikli üniversite mezunları ile niteliksizler birbirine karışıyor. İş başvurularında uygulanan mülakat yöntemleri ile liyakat ortadan kalkıyor. Kayırmacılık ve korumacılık ile başarısızlık bir defa daha ödüllendiriliyor.
Ülke ihtiyacı düşünülmeden yapılan kontenjan belirlemeleri, işsiz kalan üniversiteli sayısını giderek daha da artırıyor. “Okudu da ne oldu?” görüşü, üniversite mezununu itibarsızlaştırıyor. Paramızda yaşadığımız enflasyon ile oluşan değersizleşme, üniversite mezunları için de meydana geliyor.
Aksaray Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliğinin 40 kontenjanı olmasına rağmen sadece iki öğrenci kayıt yaptırıyor. Atama bekleyen öğretmen sayısının büyüklüğü, onların çektikleri sıkıntılar, okulu ve öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştırıyor
Her konuyu dua ile aşmak büyük itibar görüyor. Tekke, türbe ve tarikatlara ilgi artıyor. Açlık Allah’tan, tokluk Allah’tan, İşi veren de işsizliği getiren de, her şey Allah’tan geliyor. Allah’ın izni olmadan hiçbir şey olamayacağına göre, çözüm, iyi dua etmekte aranıyor. Kötü giden işler, Allah’a yapılan duanın eksikliğine bağlanıyor.
Dünya’dan umudunu kesenlere, cennete zenginlerden 500 sene önce giriş vizesi veren hocalar, büyük itibar görüyor. TV kanallarında program yapıyor.
İmam Hatip okulları, Fen Liselerinin önüne geçiyor. Yüz bine yaklaşan nüfusuna rağmen Karasu’da Fen Lisesi yok. Buna karşılık tarikat yapılanmasında büyük atılım yaşıyoruz.
Tıp fakültelerine ve nitelikli üniversitelere giden öğrenci sayımız giderek azalıyor. Bu durum Karasu ilçemizde de eğitimdeki başarı çıtasının giderek düşmekte olduğunu göstermektedir.
Fakir bir ailenin en büyük sermayesi ve şansı, iyi yetiştirilmiş, iyi eğitim almış çocuğudur. Kendisini kurtaran çocuklar, ailenin geleceğini de garanti altına almış olurlar. Eğitimin ülke genelindeki başarı çıtası da bu çalışmalarla yükselecektir.
Plan yok, program yok, liyakat yok ve bilgiye itibar yoksa işimiz Allah’a kaldı demektir.
