RECEP ÖZDEMİR KÖŞE YAZISI

YAĞIŞ YAĞANDA YOLLAR NECƏ GÖL OLUR
Sadece içinde yaşayan bizler değil; dışarıdan gelip kısa bir süre konaklayan, havasını teneffüs edenler dahi sahip olduğumuz doğal güzellikleri anlata anlata bitiremiyor. Tepelerden bakınca ufukta masmavi bir deniz ve kıyılarını gerdanlık gibi saran uçsuz bucaksız kumsallar, 824 km öteden coşarak gelip kıvrıla kıvrıla akarak aşığına kavuşmak için nazlı nazlı akan Sakarya ve güneş ışığı altında parıldayan mavimsi göller ve hafif eğimli tepelere doğru yeşilin her tonu.
Görüntü usta bir ressamın tuvalinden çıkmış tabloya fark atar türden. Peki bu görüntünün yaşam alanları yani parkı, bahçesi, caddesi, sokağı nasıl? Yaratıcının var ederken hiçbir şeyi esirgemediği çok cömert davrandığı bu coğrafyaya yakışan türden mi?
Geçen hafta peş peşe iki büyük yağmur yağdı. Yağmurun şiddetine ve miktarına diyeceğimiz yok son yılların istisnai meteorolojik olaylarını yaşadık. Bu denli yağmurlarda ister istemez bazı problemler yaşanır.
Ancak ufak bir çisentide, yağmurda yollarımız deryaya dönüyorsa orada durulması gerekir. Geçenlerde Yalı Mahallesi’nde Ankara Caddesi’nin kuzeyinde açılan yeni sağlık ocağı ve ilçe sağlık müdürlüğü olarak kullanılan binaya gittim. Az miktarda yağmur yağmasına rağmen binanın sokağı ve önü çamur deryası, günde pek çok insanın özellikle de hasta insanın uğrak yeri olan bu binanın sokağı çevresi böyle olmamalı.
İşim bittikten sonra diğer sokakları da gözlemlemek için aracımı mahalle aralarına sürdüm. Öyle sokaklar var ki binalarda yaşayanların evlerine kuru ayakla girebilmeleri mümkün değil. Çoğu sokağa KARSAŞ firması İDO gibi tekne seferi koysa baya kar eder. KARSAŞ, küçümsemeyelim her nitelikteki cadde ve sokağın kenarlarına parkomat yerleştirerek hatta bu işi hukuka aykırı şekilde yaparak maharetini ve hünerini gösterdi. Bir level atlayarak sokaklarımızı tekne seferlerine açarak bu durumu da ranta ve kazanca çevirebilir.
Ufak bir yağmurda, yağmur suyunu taşıyan şebekemiz duruma isyan edip tıkanan yerlerde suyu çekeceğine yola salıyor. Görevliler de yağmur altında üstlerinde yağmurluk, ayaklarında çizme, çaresizce problemi çözmeye çalışıyor. Oysa o anda yapılacak hiçbir şey olamaz. Meteoroloji artık neredeyse kusursuz derecede tahminlerde bulunuyor.
Buna göre önceden bu şebekelerin bakımının ve temizliğinin yapılması gerekir. Yağmur altında beyhude uğraşıp vatandaşa çalışıyor mesajı vermek için emekçileri de yormanın bir anlamı yok.
Şehrimizin ortasından geçen zamanında taban suyunu drene etmek için açılan kanalın hali hala içler acısı. Üzeri bataklıkta yetişen her türlü bitki örtüsüyle kaplı. Yazları dere mi orman mı belli olmuyor. Onu da geçtik içi pet şişe vb. evsel atıklarla dolu.
Kanalı ıslah edip, çevresine yürüyüş yolları, çiçeklendirme, çeşitli bedensel aktiviteler yapılan mekanlar haline getirme bir yana dursun bu tutarsız, ilgisiz ve ihmalkâr davranışlarımız büyüklerimizin akıl edip kazdıkları kanalın bizzat su baskınlarına sebebiyet vermesine sebep oldu. Suç doğanın mı? Akılsızlık yapan bizlerin mi?

Mobil sürümden çık