Padişahım çok yaşa

Yıllar önce babam anlatmıştı. “İlkokul son sınıf öğrencisiydim. Öğretmenimiz Rüştü hoca sınıfa girdi.

“Çocuklar Ankara’da cumhuriyet ilan edildiği için bundan sonra padişahım çok yaşa demeyeceğiz”
“Peki! Öğretmenim onun yerine ne diyeceğiz. “Hiçbir şey demeyeceğiz”
Öğrenciler derse başlamadan önce üç defa padişahım çok yaşa, padişahım çok yaşa, padişahım çok yaşa diyor; Ondan sonra ders başlarmış.
Daha sonra ikinci bir emir gelerek, bu söylem üç defa cumhuriyetim çok yaşa şekline dönüştürülmüş. Bir zaman sonra da andımızı söylemeye başladık. Türküm, doğruyum çalışkanım demek sakıncalı görüldüğü için andımız da kaldırıldı.
Darülfünun(üniversite) hocaları da derslerinin bitiminde “padişahım çok yaşa” dedikten sonra çıkıyormuş. Ziya Gökalp’in Darülfünun öğrencisi olduğu dönemde “padişahım çok yaşa” diyen hocadan sonra “milletim çok yaşa” sözü duyuluyor. Bu durum isyan kabul edilerek hemen okul yönetimine jurnalleniyor.
Parlak bir öğrenci olan Ziya Gökalp’i kurtarabilmek için bu ifade “milletim ve padişahım çok yaşa” halinde düzenleniyor. O anda bu durum basit cezalar ile kurtarılsa dahi, birkaç yıl sonra adı fazla duyulmaya başlanan Ziya Gökalp yüzünden bu düzenlemeyi yapanlar da görevlerinden uzaklaştırılıyor.
Mustafa Kemal Atatürk’ün çok güzel sözlerinden birisi de “Ne Mutlu Türküm diyene” ifadesidir.
Bu sözün temelini, Türklerin diğer milletlere üstünlüğü değil, eşitliği oluşturmaktadır. Anlatılmak istenen, Türkler de en az Dünyanın diğer milletleri kadar akıllı ve zekidir gerçeği. Doktor, eczacı, mühendis, Rum ve Ermeni’den olur. Çünkü Türkler savaşmayı bilir; Çobanlık yapmayı bilir ancak akılları doktor ve eczacı olmaya yetmez anlayışı çok yaygındır.
Sonraki yıllarda, Türk eczacı öğrencileri staj yapmak için eczane bulamamışlardır. Meslek Rum ve Ermenilerin elinde olduğu için staj yapacak Türk öğrencilere zorluk çıkarılmıştır. Bu durum, Türk öğrencilerin Devlet Hastanelerinde staj görmeleri ile aşılabilmiştir.
İşte bu nedenle eczacılık meslek kanununda “eczacılar iki gözü de kör olana kadar mesleklerini yaparlar” hükmü vardır.
Bu yazıyı da tarihe ayırmak istedim. Olur ki! Düşünürüz.

Exit mobile version