
Yeniden Refah Partisi Karasu İlçe Başkanı Osman Önal, 2014 yılında yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası sayesinde köylerin bir anda mahalleye dönüştürüldüğünü ifade ederek, kırsal mahalleye dönüş için dilekçe veren mahallelerin taleplerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Hayvancılık bitiyor
Türkiye’de tarım ve hayvancılığın bitme noktasına geldiğini söyleyen Yeniden Refah Partisi Karasu İlçe Başkanı Osman Önal, “Ülkemizde hayvancılık bitme noktasına geldi, tarım can çekişiyor. Çiftçinin elindeki üretilen mal 1 değerken 3 kat 4 kat değer piyasaya sürülüyor. Aradaki farkı kim ya da kimler yiyor. Gübre fiyatları her sene uçuyor. Bu senede ki fındık fiyatı ile geçen seneki arasında farkı görüyorsunuz. Şimdide köylerin mahalleye çevrilmesi, bir gecede köylümüze hiçbir fikri sorulmadan mahalleye çevrildi” dedi.
Nasıl destek
Köylerin mal varlıklarının talan edildiğini söyleyen Önal, “Köy malları talan edildi yetmedi şimdi de deniliyor ki, ‘bizler tarımı hayvancılığı destekliyoruz.’ Madem destekliyorsunuz yazılı imzalı geçerli bir hüküm olan bir yazı yayımlayın, neden yayımlamıyorsunuz? Başvuru yapan mahalleleri neden kırsal mahalle yapmıyorsunuz” diye sordu. Önal, “Halk mahalle olmayı istemiyor, halk ‘ben üretmeliyim, ben çiftçiyim, tarlamı ekmeliyim, hayvan gübresini kullanmam gerekmekte, hayvan bakmalıyım’ demekte. Siz kalkmış kırsal mahalle ‘Sakarya ilinde uygun değildir’ diyorsunuz. Asıl olan bu halktır, seçilmişler değil. Seçilmiş bir iş için görev verilmiş kişinin efendisinin yani halkının isteğini yerine getirmekle mükelleftir gerisi angaryadır” ifadelerini kullandı.
Öz sermaye
“Bir ülkenin öz sermayesi ne üzerine olmalıdır ? Öncelikle bu soruya cevap bulmalı. Sonrada sırası ile her kategoriyi ele almalı” diyen Önal, “Bir ülkenin öncelikle gıda ve gıdadaki üretimi öncelik arz eder. Bir ülke, bütün senede 3 veya 4 mevsimi yaşayabilmekte bu mevsimlerde, bölge bölge toprağın verimine göre üretim olursa bu çok iyi bir olgudur. Çünkü Allah’ın yarattığı kul öncelikler karnını doyurma ile yükümlüdür. Sonra sırtıki, giyim kuşam bu sektörün gelişimi çok önemlidir. Bunun tezgahlarda ipliğin hazırlanmasından kesim, biçim ve dikimde olmak üzere fabrikalaşması çok elzem bir durumdur. Sonra bir milletin en üst düzeyde savunma sanayisidir bu konuda en üst beyinlerin, beyin gücü yaşamadan ilim tahsil edip buluşlar yapması gerekir. Ama bu alanda en diplerdeyiz” diye konuştu.
Çağın gerisindeyiz
“Ağır sanayimiz bir hamle yapmakta, yalnız bunun oranı yüzde 9’larda kalmakta” diyen Önal, “Yani çağın gerektirdiğinin çok gerisindeyiz. Üretim için gıda fabrikalarımız vardı yüzde 85’i satıldı. İnsanlarımızın yüzde 70 tarım ve hayvancılıkta uğraşması tarım ülkesi olmamız hasebi ile gerekirken üniversitelerden mezun olan gençlerimiz Bim, A101 gibi marketlerde çalıştırılarak pasivize ve sabote edilmekte. Oysa ki bu gençlik genç kadrolar üretmeliydi, üretici olmalıyken birer tüketici konumunda ve bu durum devam etmekte, bir çözüm noktasında üretilmemektedir. Bir zamanlar tarımda ve hayvancılıkta kendi kendine yeten 10 ülkeden biriydik. Hatta bazı kalem ürünlerde dış ticaret yapan ülke konumunda iken Ukrayna gibi savaş halinde olan bir ülkeden tarım ürünleri almaya başladık ne kadar utanç verici bir durum” dedi.






