Köşe Yazıları

Münir Ali Kara, “Dünün güneşi ile bugünün çamaşırı kurur mu”

Dünün güneşi ile bugünün çamaşırı kurur mu

Yerel seçim sürecinde Cumhur İttifakı sürecek. Karasu ve Kocaali’de başkan adayı Ak Parti’den olacak. Meclis ise ortak yapılacak. Geçen seçim döneminde ilçe başkanı olan bir kardeşiniz olarak yaşadığımız zorlukları size aktarsam kitap olur da…
Bu dönem işler biraz daha kolay. Geçtiğimiz dönem ülke tarihinde bir ilki yaşamış ve yerel seçimlerde belediye meclis listelerini ortak yapmıştık. Kriter olarak da 2014 Yerel Seçiminde alınan oy oranları belirlenmişti.
Karasu özelinde zaten meclis Ak Parti ve MHP’li üyelerden oluşuyordu. Bu şekilde meclisin nasıl oluşacağı zaten D’hont sistemine girince sonuç ortaya çıkıyordu.
Şimdi yeniden liste yapılacak ama Karasu’da mecliste İyi Parti’yi de sayarsanız 5 parti var. Seçime giren 3 partinin meclis üyeleri Meclis’te sandalye sahibi.
Hadi MHP ve İyi Parti’yi seçime girmediği için değerlendirme dışı tutalım, ortak listeyi belirlemek için istişare mi edilecek yoksa yine 2014’te elde edilen sonuçlar mı baz alınacak?
Karasu’da 2014 yılında alınan oylarla 2029 yılına kadar yönetim sergileyecek meclis üyelerini belirlemek ne denli mümkün olacak?
Ben bu seçimde Cumhur İttifakı’nın istişare etmeden, kriterler üzerinden gidemez. Giderse de kendi içinde bir adaletsizliğe neden olmuş olur.
Pazarlık seviyesine düşürmeden, kriterler üzerinden atılan adımlar sahada olumsuz sonuç alınmasına neden olabilir. Bunu şimdiden söylemiş olayım.

Fındık fiyatları

Bizim bölgede gündemi değiştirmek isterseniz fındık fiyatlarına bakacaksınız. Özellikle de gazeteciyseniz fındık fiyatları kurtarıcı olur. Bizim gazetede fazla haber olduğu için arkadaşlar bana “abi köşende yaz” ya da “Fısıltı’dan görelim” derler. Bu defa da öyle oldu.
Fındık fiyatı konusunda illa haber vardır. Fiyat yükselse “Neden yükseldi” yazarsın, düşse “Neden düşüyor bu fiyat” denir. Eğer aynı duruyorsa bu defa da “Ne oluyor bu fındık fiyatlarına” dersiniz.
Son birkaç haftada fındık fiyatları yüzde 10 civarında yükseliş gösterdi. Bu aslında ciddi bir yükseliş de… Fındık konusunda fiyattan önce kalıcı politika önemli, devletin sahip çıkması önemli…
Yoksa fiyat düşmüş çıkmış bunlar çok önemli şeyler değil.

Fırsatı kaçırmayın

Şu sıra siyasetçilerin seçmeni ziyaret ettiği mübarek günler yaşıyoruz. Bu süreci iyi değerlendirmemiz lazım, zira bundan sonra dört yılı aşkın süre daha seçim yok. Yani şimdi derdinizi anlattınız anlattınız, bundan sonra dört sene daha dert anlatacak adam bulamayabilirsiniz.
Onun için seçime 45-50 gün kala, derdiniz varsa aktarın, işiniz varsa çözdürün. Yoksa işiniz zor olabilir.

Biz biraz farklıyız

Biz 1999’da hem Gölcük Depremi’ni hem de 12 Kasım Düzce Depremi’ni yaşamış insanlarız. Acımız halen taze. Hani derler ya “Kimimiz şehit oldu kimimiz şahit” o hesap bizimki de.
Bu acıyı en iyi anlayanlar biz olduğumuz Karasu deprem sonrası seferber oldu.
Bir yandan Karan Bebek’e yardım toplanırken diğer yandan da deprem yardımları toplandı.
Burada Karasuspor markası altında yaşanan seferberliği tarih yazacaktır. Herkes kendi kimliklerini bir kenara bıraktı ve sadece “yardımsever” ve “insan” unvanı ile depremzedelerin yardımına koştu.
Karasu’daki zenginler “para bugünler içindir” dedi ve birikimlerinin büyük kısmını hiç tereddüt etmeden deprem bölgesine yönlendirdi.
Hiç parası olmayan evini açtı. Gönlünü açtı. Karasu daha önce merhum kardeşimiz Tolga Eray’a ilik ararken de depremzedelere yardım toplarken de Karan Bebek’e umut olurken de pek çok sınavdan başarı ile geçti.
Biz bu nedenle diğer ilçelerden çok farklıyız.
Allah içimizdeki merhamet duygusunu almasın.

İlk tepkileri ne oldu

Ak Parti’de adayların belli olmasının ardından samimi bir şekilde aday adaylarını aradık. İlk olarak Kamil Özen ile görüştük. Özen bu seçimin en flaş isimleri arasında yer alıyordu. Hani “en iyi çıkış yapan siyasetçi” ödülü olsa gerçek manada Özen bunu hak etti. Horona giren terler mantığı ile sahadaki tüm argümanları kullandı.
Seçmenle kucaklaştı, Ankara ile teması aksatmadı. Siyasetin tüm kurallarını işletti. Parti ile asla çelişmedi.
Aday adayı olduğu günden itibaren adaymış gibi hatta başkanmış gibi çalıştı. Bu noktadan kesinlikle tebrik edilmesi gereken bir performans sergiledi. Özen aday olamadığını öğrendiğinde de “Biz sahada partimize oy istedik. İyi bir Ak Partili olarak yapmamız gerekeni yaptık. Bundan sonra da partimizin çizgisinden taviz vermeyi düşünmüyoruz” dedi.
Karasu’da başvuru yaptıktan sonra farlı bir seçim politikası izleyen Zeki Yılmaz ile görüştük. Yılmaz saha çalışması yapmak yerine diğer adayları izlemeyi tercih etti. Aday adayı olduktan sonra Ankara temaslarına ağırlık verdi ve basına mesafeli durdu. Neticede aday gösterilmedi. Yılmaz da genel merkezin kararına saygılı olduğun söyledi. Ancak bundan sonra memuriyete hemen dönüş yapmayacağını da sözlerine ekledi.
Yine geçen dönem aday adayı olduktan sonra belediye meclis üyeliği yapan ve bu dönem de yine başvuruda bulunan Yakup Ayar ile görüştük. Ayar, aday adaylık sürecinde Ankara ziyaretinde bulunmuş ve pek çok isimle görüşmüştü. Ayar, İshak Sarı’dan sonra parti içinde görev yapmış tek isim. Diğer aday adayı olan isimlerin elinde olmayan bir avantajı vardı. Bu da bürokrasiden değil siyasetin içinden geliyor olmasıydı. Ayar’ın bir iddiası da oyları ciddi sayıda artırmaktı. Aday olarak İshak Sarı’nın açıklanmasının ardından kendisini aradığımızda “Umarım başarılı sonu alınır” dedi. Zaten Ayar daha sonra benzer bir mesajı sosyal medya hesabından da yayınladı.
Ömer Babalıoğlu ise Ak Parti’de en görkemli başvuruyu yapan isimdi. Kalabalık bir kitle ile Ak Parti Karasu Teşkilatı’na giden Babalıoğlu, Karasu Atatürk Bulvarı’ndaki yürüyüşü ile seçimi kazanmış gibiydi. Mütevazı yapısını başvuru esnasında koruyan Babalıoğlu, aday adaylık sürecinde de güç depoladı. Babalıoğlu, Saski Müdürlüğü esnasında biriktirdiği dostlarını yanına alarak, birikimlerini ve yaptıklarını yukarıdakilere aktararak destek istedi. Ancak aday gösterilmedi. Babalıoğlu sahada asla “Aday gösterilmezsem başka partiden aday olmam” demedi. Şimdi gelinen noktada da Babalıoğlu başka partiden aday olursa sözünü yemiş olmaz. Biz kendisi ile görüştüğümüzde bize kafasını toplamak için biraz süreye ihtiyacı olduğunu söyledi.
Şu ya da bu şekilde aday adaylık sürecinin sonuna gelindi. Bundan sonra herkes kendi yol haritasını çizecek. Kimin nasıl bir yol izleyeceğini bu söylediklerimizden anlamışsınızdır zaten.