Karasu Limanı’nda bir büyüme olması muhakkak görülüyor. Süreç her ne kadar uzun olsa da demiryolu ile eş zamanlı olarak limanın büyümesinin gerçekleşeceğini söyleyebiliriz.
Demiryolu ile entegre olmayan liman, karayoluna yükleniyor. Bu durumda da trafik sorunu yaşanmaya başlıyor. Eğer liman büyür de demiryolu gelmezse, karayolundaki trafik yoğunluğu artar.
Demiryolu yapılır da liman kapasitesi artmazsa tren seferleri boşa yapılabilir. Dolayısıyla liman ile demiryolunu birbirinden ayrı düşünemezsiniz.
Liman ile ilgili Karasuluların söz söylememesi ilginç sadece. Yeterli bilgilendirme yapılıyor mu? İlçede sivil toplum kuruluşu ya da yöneticiler limanın ne şekilde genişleyeceği konusunda halkı ikna edecek bir şeyler söyleyebiliyor mu?
Bizim edindiğimiz bilgilere göre liman için yeni bir mendirek yapılmayacak. Bu olumlu bir gelişme. Liman’ın Karasu’daki kıyı erozyonuna neden olduğu konusunda herkes hemfikir. Dolayısıyla Liman’ın doğusuna yapılacak her yatırım sanki erozyonu artıracak gibi. Bu nedenle Liman’ın batısına ve içine yeni yapılar inşa edilmesi gündemde.
Yani deniz içine bir yapı inşa edilmeyecek ama kıyıya yeni alanlar yapılacak. Bunun için de imar değişikliği yapılması gündemde. Ama zaten yapımına başlanacak demiryolunun da güzergahı Liman’ın batısında son buluyor. Yani demiryolunun sonu da Liman ile entegre olmak durumunda.
Kimse Karasu’nun gelişmesine karşı değil, olamaz da. Ancak bilgi akışının sağlıklı olmadığı yerde çatışma çıkması doğal karşılanmalıdır. Bu konuda Karasu halkının yüreğini ferahlatacak açıklamalar yapılmalı, daha da önemlisi Karasu’nun geleceğini tehlikeye atmayan girişimlerde bulunulmalıdır.
Tüm bunların ışığında, ÇED raporu itirazsız geçerse, imar planlarında değişiklik yapılırsa ve ardından da yatırım başlarsa, Karasu Demiryolu ile Liman entegre olur. Karasu’nun potansiyeli işler hale gelir ve ilçe kabuğunu kırar.
Ama tüm bunların çevreye ve Karasu’ya zarar vermeden yapılması tek temennimiz.
Kaderimizi bekliyoruz
Geride kalan yıl fındıkçı için zor geçti. Fiyat dalgalanması bir yana üretimde ve randımanda da sorun yaşadık.
Kahverengi kokarca ve kuraklık, hem fındık verimini hem de randımanın düşmesini sağladı. Tüm bunların üstüne bir de fındık fiyatları dalgalandı, TMO fındık alımını sonlandırdı. Vatandaş fındık fiyatının daha da artmasını beklediğinden fındığını sakladı. Bu da yetmezmiş gibi bazı tüccarların kredi çekip, fındık aldığı ve bugünlerde ödeme güçlüğü çektiği konuşulmaya başlandı.
Bu seneye geldiğimizde ise tünelin ucu gene karanlık görünüyor. Kokarca bu sene kendini erkenden göstermeye başladı. Artan gübre fiyatları çiftçiye yük oluyor. Pek çok kişi henüz gübre atmamış durumda.
Fındık fiyatı konusunda nasıl bir yol izleneceği belli değil ama sürpriz beklenmiyor. Bu sene kokarcanın ne kadar zarar vereceği öngörülemiyor ve bu alanda geçen yılki kadar da etkini bir saha çalışması yürütülmüyor.
Bu sene fındık kokarca sayesinde randımandan düşerse bunun bedelini hem üretici hem de ülke ödemiş olur. Milli servetin yok ziyan edilmemesi, milyonlarca çiftçinin alın terinin yok sayılmaması çok önemli.
Yaza hazır mıyız
Karasu’da bayram ve ardından da okulların kapanması ile birlikte nüfus yoğunluğu başlıyor. Çok kısa bir süre içinde sokaklarda tanıdık bulmak zorlaşacak. Bununla birlikte kamu hizmetleri de aksamaya başlayacak.
Şimdi sormak lazım: PTT’de memur eksiğimiz var mı? Emniyetin personel takviyesine ihtiyacı var mı?
Devlet Hastanesi’nde ekipman ve personel eksikliği var mı?
Tüm bunların yanında diğer hizmetlerin aksamaması adına yapılması gereken bir şey var mı?
Yoksa tam manası ile yaza hazır mıyız?
Esnaf kendini yaza hazırlarken, kamuda da bu soruların erkenden sorulması ve önlemlerin alınması lazım.
Susadığınızda kuyu kazmak için geç oluyor da…
Takdir etmek lazım
Karasu eskiden futbolcuları ile ön plandaydı. Sonra tiyatrocu ve oyuncular ön plana çıktı. Demek ki bu ilçede hammadde var, işlendiğinde de çok güzel şeyler ortaya çıkıyor.
Karasu Anadolu Lisesi Öğrencileri tarafından sergilenen Kibarlık Budalası oyununa sözü getireceğim.
Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen Tiyatro Festivali’nde dört ödül alan oyun pazartesi akşamı da Karasu’da sergilendi.
Karasu Sosyal Gelişim Merkezi’ndeki oyunu izlemek bize de nasip oldu. Fransız Tiyatrosunun seçkin örneklerinden olan Kibarlık Budalası’na yer yer yerel unsurlar eklenmiş. Kostüm ve dekor konusunda profesyonelleri aratmayan oyun, oyuncuların performansı ile birleşti.
En iyi kostüm, en iyi oyun, en iyi dekor ve en iyi erkek oyuncu alanlarında ödül alan ekibin aslında bu ödülü ne kadar hak ettiğini görmüş olduk.
Toplam beş perdelik oyunda perde araları verilmedi. Yaklaşık 90 dakika boyunca performans sergileyen oyuncular, gerçekten profesyonelleri aratmadı.
Oyun konsantrasyonundan kopmadan, ezberden ödün vermeden, detone olmadan oyunu sergilediler.
Yeni nesli çok beğenmeyenler, yeni nesilden umudunu kesmeye meyli olanlar, oyunu izlese çocukların imkan verilmesi halinde neler başarabileceğini görür.
Emeği geçen herkese teşekkürler.
HECATİ: Aynı denizde yüzüyoruz ama derinlikler farklı…
Liman nasıl büyüyecek
