Yiğidi öldür hakkını yeme

Malumunuz yerelde belediyelerin iş yapabilme yeteneği her şeyden önce saha ekibinin işi sahiplenmesiyle doğru orantılı olarak şekilleniyor. Ekibiniz sağlam olacak, güçlü olacak, işini sahiplenecek ve özveriyle çalışacak. Bunu sağlamanın da iki yolu var. Birincisi ekibi maddi açıdan mağdur etmemek ikincisi de gerekli araç, gereç, teçhizat ve ekipman açısından ihtiyaç duydukları ne varsa imkanlarına sunmak. Elleri ne kadar güçlü olur ve ne kadar iyi ekipmanlara sahip olurlarsa hizmet kalitesi de o denli artar.
Kocaali Belediyesi de son dönemde bu konuda ciddi işler yapmaya başladı. Önceki dönem Ahmet Başkan zamanında, son birkaç yıllık dönemde otuza yakın araç yenileriyle değiştirilmişti ancak yine de eksik olanlar vardı. Turan Başkan da Ahmet Başkanın bıraktığı yerden devam ediyor. Öncelikle her ikisini de tebrik etmek gerekiyor. Zira bu araç meselesi öyle göründüğü kadar basit değil. Herkes her istediğinde canının istediği aracı alamıyor. İkisinin ortak özelliklerinden bir tanesi sık tamir gören araçları ve kiralama yoluyla kullanılan araçları külfet olmaktan çıkarmak. Bu konuda gerçekten tutarlı davrandılar ve öyle olmaya devam ediyorlar. Turan Başkan da göreve geldikten sonra yeni araç konusunda ciddi işler yaptı ve yapmaya devam ediyor. En son geçtiğimiz hafta bir çöp toplama aracı daha alındı. Turan Başkan bu araç alımı konusunda belediye imkanlarını fazla zorlamadan tedarik etmek konusunda oldukça tutarlı davranıyor. Bu işin en masrafsız yolu ihtiyaç duyulan araçları öncelikle hibe yoluyla temin etmek. Belediye bütçesine yük olmadan alınan her araç kıymetli çünkü ona harcanacak para hizmete aktarılıyor. Her neyse bide bu işin medya kısmı var. Hem Kocaali Belediyesi hem de Turan Başkan bu gibi önemli işleri sosyal medya hesaplarına paylaşıyor. Son ki araç alımını da paylaştı. Tabi altında onlarca yorum var. Büyük bir çoğunluğu tebrik ediyor ama arada eleştirenler de olmuş. Hayret ediyorum. Belediye güzel bir iş yaptığında eleştirmek konuyu farklı yerlere çekmek hangi akla hizmet bir türlü anlayamıyorum. Yanlış bir şey olduğunda zaten hep beraber bağırıp çağırıyoruz, gerektiğinde kıyameti koparıyoruz eyvallah da hiç olmazsa bunda biraz durup düşünmek lazım. Kimileri belediyeye başka araçlar da alınmasını talep etmiş eyvallah. Demiş ki belediye otobüsü de alalım. Haklı bir öneridir. Bir yorum çok dikkatimi çekti. Eski siyasetçi büyüklerimizden biri simitten, etten, peynirden girmiş, zeytinden soğandan çıkmış. Gerçekten çok ilginç bir durum. Belediyenin işi vatandaşın asli hizmetlerini yerine getirmektir. Belediye peynir, zeytin hesabı yapmaz. Şayet onunla ilgili bir sıkıntı varsa gönderir zabıtasını gereği neyse yaptırır. Öte yandan belediye gerektiğinde vatandaşın bütçesini düşünen adımlar da atar. Atar ama kimsenin işine gücüne müdahale ederek değil.
Velhasıl az önce dediğimiz gibi belediyenin iş yapabilme yeteneği saha ekibinin moral motivasyonu ve ekipman bütünlüğü ile doğru orantılı. Ama sadece bu da yeterli değil.
Halkın da gerektiği yerde müdahale etmesi lazım. Halk bu gibi durumlarda eksiği ihtiyacı gündeme getirecek, olumlu ve yapıcı eleştirilerde bulunacak. Belediyenin ekibi yaptığı hizmeti nasıl sahipleniyorsa halk da o derece sahiplenecek, belediyeyi teşvik edecek. Belediyenin alakalı olmadığı konuları malzeme ederek gündem dışı eleştirirsek hiçbir yere varamayız. Ne demişler ‘Yiğidi öldür ama hakkını yeme. Sağlıkla kalın…






