Köşe Yazıları

Münir Ali Kara, “Bu paralar kimin cebine gidiyor”

Fındık ihracatına ilişkin rakamları yakından takip ediyorum. Ay ay gönderilen bültenleri inceliyorum. Önümüze enteresan detaylar çıkıyor. Mesela, 1 Eylül-30 Kasım 2022 döneminde 95 bin 474 ton fındık ihraç etmişiz ve ülkeye 536.339.147 dolar girmiş. Bu sene ise 1 Eylül-30 Kasım 2024 döneminde yani, 100 bin 426 ton fındık ihraç ederek 811.879.294 dolar girdi sağlanmış.
İki dönem arasında ihraç edilen ürün bakımından sadece 5 bin ton gibi bir fark var da… 275 milyon dolar gibi fahiş bir fark var.
Ürün bedeli 2022 ile 2024 arasında dolar bazında neredeyse değişkenlik göstermemiş. Yani üretici dolar bazında neredeyse hep aynı parayı almış da… Ülke kasasına 275 milyon dolar gibi yüksek bir para girmiş.
Bu para doğrudan devletin kasasına girmişse kendi adıma helali hoş olsun.
Ancak, çiftçinin alın teri üzerinden birileri oturduğu yerden haksız kazanç elde ediyorsa bununla da yetkililerin ilgilenmesi gerekir.
Haksızlık yapan kadar haksızlık karşısında susan da haksızlığın ortağıdır.
Ali İnci yol ayrımına girer
Ak Parti, Sakarya’da beklenen Hendek Kongresi’ni yaptı. Tüm Türkiye’de istişare ile tek aday ile kongreye gidilmesi yönündeki genel merkez kararı, Hendek’te uygulanmadı. Hendek’te mevcut başkan Adem Öz ile Recep Yarıcı karşı karşıya geldi. Adem Öz’ün Genel Merkez tarafından desteklendiği, Recep Yarıcı’nın ise Ali İnci tarafından çıkarıldığı dedikodusu salona hakimdi.
Sonuçta Genel Merkez tarafından desteklendiği iddia edilen Adem Öz 231, Ali İnci’nin adayı olduğu iddia edilen Recep Yarıcı ise 154 oy aldı.
Kongre salonunda İl Başkanı Yunus Tever, Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ve Milletvekili Lütfi Bayraktar’ın birlikte hareket ettiği görüldü.
Hendek’te Cumhur İttifakı açısından seçimin kaybedilmesinin nedeni olarak Ali İnci ile Turgut Babaoğlu arasındaki çekişme gösteriliyordu. Herkes kongre sürecine kadar sessizliğe bürünmüştü. İddiaya göre seçime Büyük Birlik Partisi’nden  katılan ve ipi göğüsleyen İrfan Püsküllü, Ak Parti’ye geri dönme hesapları yapıyordu.
Hendek basınında zaman zaman “Ali İnci Ak Parti’nin mi yoksa Büyük Birlik Partisi’nin mi milletvekili” şeklinde haberler çıkıyor, bu haberlerin partililer arasında da huzursuzluğa neden olduğu konuşuluyordu.
Hendek’te 15 yıla yakın süre belediye başkanlığı yapan Ali İnci, seçimlerde İrfan Püsküllü’nün kazanması ile Turgut Babaoğlu’ndan rövanşı aldığı konuşuluyordu ama… Kongrede göstediği iddia edilen adayın seçimi kaybetmesi işin rengini değiştirecek gibi. Ak Parti’deki milletvekilleri arasındaki ayrışma da Ali İnci’nin yalnız kalmasına neden olabilir.
Bu gelişmelerin ardından kol kırılır yen içinde mi kalır yoksa azdan az çoktan çok mu gider göreceğiz.
İletişim önemli
Herkes yaptığı işin dünyanın en önemli işi olduğunu düşünüyor. Ben de iletişimci olarak, “Doğru iletişim olsa dünyada savaş olmaz” mantığını savunanlardanım.
Karasu’da parkomat uygulaması başladı. Bizde böyledir. Kervan yolda dizilir. Bir uygulama yapılır sonra eleştiriler çerçevesinde revize edilir. Baktın olmadı uygulamadan vazgeçilir.
Karasu’da daha önce de parkomat uygulaması yapılmış, tepkiler çerçevesinde revize edilmiş ve finalde de uygulama sonlandırmak zorunda kalınmıştı.
Şimdi de benzer süreç işliyor. Peki sorun nerede?
Sorun aslında iletişimde.
Parkomat ile ilgili yasal dayanak, bunun HGS’den çekilmesinin yasal olup olmadığı, 15 dakika bedava süresinin yeterli bulunup bulunmadığı, alternatif ücretsiz park alanlarının oluşturulup oluşturulmadığı konuları netlik kazanmadı.
Uygulama başladığında gösterilen şiddetli tepki yerini kabullenilmiş çaresizliğe bırakma aşamasına geldi.
Siyasiler bu konuyu gündemde tutmaya çalışsa da belediye yönetimi bu konuda taviz vermekten uzak duruyor. Yapılanın doğru olduğu ve bundan sonra revize edilecek yerin kalmadığı konusunda bir görüş birliği var.
Bu arada belediyeye yöneltilen soruların yanıtsız kaldığı, bilgi isteklerinin giderilmediğini söyleyen bir Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanı var.
Konuşulsa, belki bir orta yol bulunacak veya uzlaşı sağlanacak ama…
İşte iletişim olmayınca kavga başlıyor. Umarız ilçemizde herkes herkesle diyalog kurar da ilçe için en sağlıklı kararlar istişare ile alınır.
Ama gerçekten ayıp
Karasu’da hafta sonu aynı gün üç maç birden oynandı. Gündüz ikide başlayan maç bitti, seyirciler çıkmadan ikinci maç 16’da başladı. Sonra akşam 18:00’da bir maç daha oynandı. Kardeşim maçlardan birini cumartesi, diğerini pazar koysanız, bu şekilde sahada elektrik harcanmasa… Personelin yorulmasını geçtim de taraftarlar bari birbirine karışmasa…
Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu bu konuda en azından biraz daha hassas davransa ya da birileri ülkenin zor günlerden geçtiğini ve tasarrufa her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğunu hatırlatsa ne olur ki…