Kırılma noktası

Bir gün mahkemeden karar çıktı ve Ekrem İmamoğlu’nun diploması iptal edildi. Ertesi gün sabahın köründe İmamoğlu’nun evine polis baskını yapılarak gözaltına alındı. Suçlama iki boyutlu olarak hazırlanmıştı. “Terör örgütüne destek vermek ve yolsuzluk yapmak”
Aynı gün yaptığım paylaşımda, bu durumu, “sözün bittiği yer” olarak değerlendirmiştim. Nedeni gayet açıktı. Diploma iptali çok önemli bir konuydu. Çünkü ortada 30 yıl önce alınmış bir diplomanın iptali vardı. İkincisi ise üzerinden gün dahi geçmeden geliyordu. Terör örgütüne destek vermek, bir anlamda PKK terör örgütüne destek vermek. Yolsuzluk dosyası da ilave olarak eklenmişti.
Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkan Birine 1.2.3. dosyaları ile yüklenilirken, terör olayı kenara çekildi. Çünkü çok inandırıcı görülmedi. Şuanda ise yolsuzluk olayının lideri olarak yargılanmaya devam ediyor.
Bu arada, CHP Genel Başkanlığı için aday olan Özgür Özel, K. Kılıçdaroğlu’nu devirmeyi başardı. Kamuoyunda dürüst adam görüntüsü ile tanınan Kılıçdaroğlu, bu olayın ardından, farklı bir kişilik sergileyerek, muhalefet ile birlikte Özgür Özel’e yüklenmeye başladı.
Olağanüstü Kurultay çalışması yapılarak, delegelerin Özgür Özel’e duyduğu güven tazelendi.
Mevcut yönetimin, yargı yolu ile Ekrem İmamoğlu için düzenlediği büyük yolsuzluk dosyasının, en büyük savunucusu olarak CHP eski genel başkanı Kılıçdaroğlu’nun ön plana çıkması, gerçekten çok şaşırtıcı oldu.
“CHP kendisini yolsuzluklardan arındırmalıdır.” Derken, yolsuzluk suçlamasını, adeta kabul gören bir çizgiye getirmişti.
Kılıçdaroğlu ile mevcut hükümetin birlikte hareket ettiğini doğrulayacak başka örnekler de ortaya çıktı. İstanbul il başkanlığına seçilen CHP adayı yerine, Eski il başkanlarından Gürsel Tekin, il başkanı olarak atandı. Ne gariptir ki! Aynı il başkanı CHP’nin son olağan kurultayına katılma cesaretini dahi gösteremedi. Deve kuşu misali başını kuma gömen örneğinde olduğu gibi çevresindeki, ne olduğu anlaşılamayan ve CHP’li olduğunu söyleyen kişilerle, Özgür Özel yönetimini yıpratmaya çalışıyor.
Ortada tam bir kırılma noktası var. Her şeye rağmen iktidar için yürüyen Özgür Özel’li CHP yönetimi. Diğer tarafta, ona, muhalefetten çok muhalefet yapan Kılıçdaroğlu ve birkaç yandaşı.
CHP olağan kurultayında, geçerli 1333 oyun tamamını alan Özgür Özel’e rağmen sözüm ona partili bu birkaç kişi muhalefet yapmaya devam ederlerse bunların yatacak yeri yoktur. Bırakın iktidarın havuz medyasında daldaki “Angut kuşu” gibi ötmeye devam etsinler.
Bugün, tutma adam olarak CHP Genel Başkanlığına getirildiği tartışmasız olan K. Kılıçdaroğlu gibi başka partilerin de en yüksek kademelerini işgal eden liderler olduğu konusunda hiçbir şüphem yoktur. Sırası geldiğinde onlar da su yüzüne çıkacaktır. Vatandaş olarak görevimiz düşünmek ve yorum yapmaktır.






