Kimyasal mücadele yapılabilir

Kimyasal mücadele yapılabilir

Fındıkta nisan ayı birinci hafta bakımı ile ilgili bilgilendirmede bulunan Karasu Ziraat Odası Yüksek Mühendisi Serap Vildan Ersoy, “Fındık bahçelerinde ilçemizde son yıllarda Ekonomik Zarar eşiğinin üzerinde zarar yapan Külleme hastalığına karşı kimyasal mücadele hazırlığı yapılabilir” dedi.

Kesim yapılabilir

Karasu Ziraat Odası Yüksek Mühendisi Serap Vildan Ersoy, Fındıkta nisan ayı birinci hafta bakımı ile ilgili bilgilendirmede bulundu. Ersoy, “Fındık Yaprak Deleni ve Fındık Gal Sineği zararlılarına karşı kimyasal mücadele yapılabilir. Kimyasal Mücadeleye başlamadan önce, İlaçlamayı gerektirecek yoğunlukta zararlı bulunup bulunmadığını tespit etmek için bir ön sayım yapılmalıdır. Kahverengi Kokarca zararlısına karşı Mekanik Mücadele yapılabilir. Kışlamak için ev, depo gibi toplandıkları kapalı alanlarda görülen erginler toplanarak imha edilmelidir. Kök ve dip sürgün temizliğine devam edilebilir. Filiz alma ve kökten dal kesimleri yapılabilir” şeklinde konuştu.

Zirai mücadelede yoğunluk

Mühendis Serap Vildan Ersoy, “Sonbahar döneminde kesilen dallar bahçe içerisinden çıkarılarak bahçe temizliği yapılabilir. Zirai mücadelenin daha yoğun yapılacağı bahar ve yaz dönemine gireceğimiz bu haftalarda bazı konuları hatırlamakta yarar olduğunu düşünüyorum. Bitki koruma denilince Bitkisel üretimi sınırlayan hastalık, zararlı ve yabancı otların zararından bitkileri korumak; bu yolla tarımsal üretimi artırmak ve kalitesini yükseltmek amacıyla yapılan tüm işlemler akla gelmektedir. Dünyada tarımı yapılan bitkilerde zararlı, hastalık ve yabancı otlar nedeniyle hasattan önce ortaya çıkan ürün kaybı yüzde otuz beşe ulaşmaktadır” ifadelerini kullandı.

Metot kimyasal mücadele

Ersoy, “Mücadele yapılmadığı zaman bazı ürünlerde bu kaybın, iki kat artabileceği hatta yüzde yüzlere ulaşabileceği yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur. Zararlı etmenlere karşı geçmişten bu güne kadar çeşitli mücadele yöntemleri geliştirilmiştir. Mücadele yöntemleri arasında en yaygın kullanılan ve hemen etki alınan metot kimyasal mücadeledir. Ülkemizde Kimyasal mücadele 1950 yılından sonra hız kazanmıştır. Tarım ilaçlarının uzun yıllar yaygın bir şekilde ve bazı durumlarda da aşırı kullanımı sonucunda doğal dengenin bozulması, Çevre kirliliği, insanlara, hedef dışı diğer canlılara yan etkileri, Pestisitlerin uygulandığı ürünlerde kalıntı gibi birçok yan etkileri ortaya çıkmıştır” diye konuştu.

Doğru doz, doğru miktar

“Beşeri ilaçlar yalnızca kullanan kişileri etkiliyor, ancak tarım ilaçları tüm çevreyi etkilediği için bilinçsiz kullanımın önüne geçilmelidir” diyen Ersoy, “Dünya tarımı kimyasal ilaç kullanımından vazgeçemeyeceği gibi ülkemizde de durum bu şekildedir. Ancak kullanılan tarım ilaçlarını entegre mücadele çerçevesinde, doğru ilaç, doğru doz ve doğru miktar standardında kullanmak mümkündür.  Bizler hastalandığımızda doktora gideriz hastalık teşhisinden sonra önerilen miktar ve şekilde ilaç kullanmaya başlarız. Bitkilerde de durum bu şekilde olmalıdır. Tespiti yapılan hastalık ve zararlıya karşı amacına uygun, kullanılacak miktarı aşmadan, hedef bitkide kullanılmalıdır” dedi.

Bilinçli kullanmalıyız

Mühendis Ersoy, “Bölgemizde bahar dönemlerinde yapılan ilaçlamalarda zararlı teşhisi yapılmadan komşum ilaç kullandı ben de kullanayım mantığıyla uygulama yapılmaktadır. Herhangi bir zararlı ve hastalığa karşı Zirai mücadele uygulaması yapılmadan önce bahçe içerisinde ön sayım ve teşhis yapılarak kullanılacak tarım ilacı belirlenmelidir. Uygun dozda kullanılan Zirai mücadele ilaçları ilaç etkisi gösterirken, kullanım miktarının üzerine çıktıkça ilaç olma özeliğini kaybeder, zehir olarak adlandırılır. Bitkisel ürünlerde hastalık, zararlı ve yabancı otlara karşı kullanılan pestisit olarak adlandırılan tarım ilaçları hava veya su kaynaklarına bulaşma sonucunda bir gün mutlaka bizlere geri dönecektir. Bunu bilerek bilinçli Zirai mücadele yapmamız gereklidir” şeklinde konuştu.

 

Exit mobile version