800. sayımız

Sakarya Kuzey gazetesi olarak aslında büyük bir gurur yaşıyoruz. Elinizde tuttuğunuz gazete tam 800 haftadır aralıksız yayınlanıyor.
Bu süre içinde acı tatlı birçok haberi sizlerle paylaştık. Pek çok kıymetli isim bizim gazetemizde yetişti.
Kiminizin düğün haberini kiminizin işyeri açılışını yayınlarken kimimizin de acı günlerini aktarmak zorunda kaldık.
Ama söylemeden edemeyeceğim ki biz gazetemizi ilk çıkardığımız günlerde bize ömür biçenler olmuştu. Bazı kişiler birkaç aya kalmadan kapatacağımızı iddia etmişti. Şimdilerde de yazılı basının bitme noktasına geldiğini savunanlar var.
Şunu açık yüreklilikle ifade edeyim ki Sakarya Kuzey bu vilayette en çok okura ulaşan gazetelerin başında geliyor.
Bunun nedeni ise çok açık. Biz kimseye yaslamadan, kimseye yaslanmadan, para babası olmadan ve baba parası olmadan ayakta duruyoruz.
Herkes bilir ki gazetemizin aleyhinde olsa bile tarafsızlık ilkemizden ödün vermeden yayın yapmaya gayret ediyoruz.
Bugün bu kadar okura ulaşmamızda reklam verenlerimiz kadar gazetemizi alıp okuyanların da katkısı vardır.
Sakarya Kuzey, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da temelde Karasu ve Kocaali olmak üzere haberleri aktarmaya devam edecektir.
Siz var oldukça, siz sahip çıktıkça biz daha özgür ve daha güçlü olarak yayın yapmaya devam edeceğiz.
Her bir okurumuza ve reklam verenimize ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.
İyi ki varsınız…
Çok gezen mi çok yazan mı
Karasu Esnaf ve Sanatkarlar Odası seçimleri yaklaştıkça adayların saha çalışmaları da sürüyor. Ancak saha çalışmaları kadar sosyal medya takipleri de biraz ipucu veriyor.
Geçtiğimiz haftanın sahada en çok olan isimleri hiç şüphesiz Levent Arslan ve Sultan Yavuzyiğit Saka oldu.
Levent Arslan ekibi ile sahada güçlü bir görüntü vermeye çalışırken Sultan Yavuzyiğit Saka birebir iletişime önem verdi.
Diğer aday olan isimler ise çalışmalarını daha gözden uzak yapmayı tercih ediyor.
İletişimde reklam ve pazarlama dersi vardı, bizim zamanımızda. Halen var mı bilmiyorum.
24 tane tuğla gibi paragraf var, ezberlemeniz gereken. İşte reklamın yerel dile uygun olması, geçmişe bağlı ama yeni şeyler söylemesi lazım, sloganı akılda kalıcı olması lazım falan filan…
Ama bir de 25. Madde var ki o da çok enteresan.
Satarsa iyidir…
Şimdi Esnaf Odası seçimleri öncesinde de hangi adayın izlediği stratejinin doğru olduğunu sandık gösterir.
Adamın biri yolda giderken bir yaşlı adama çarpmış ve “Ben 30 yıllık şoförüm sen hatalısın” diyince yaşlı adam, “Bu hesaba göre ben 60 yıllık yayayım evladım” demiş.
Demem o ki, adayların çoğu ilk kez seçime giriyor ama esnaflar yıllardır oy kullanıyor. Yani seçmenler adaylardan daha deneyimli…
Nezaket önemli






