Spor ahlakı ve son pişmanlık
Ben hemen hemen her yazımda futbol artık eskisi gibi değil diyorum, benim gibi düşünen milyonlarca futbol sever var, benimle ortak görüş taşıyanlardan, en azından sosyal medya üzerindeki paylaşımlarımın büyük oranda kabul gördüğünü ve olumlu geriye dönüşler aldığımı bilmenizi isterim.
Elbette ki bu düşüncelerimi yazıp çizip dillendirirken sağlam bir altyapıya ve bilgi birikimine iyi bir analiz yapmama dayandırıyorum.
Bizler çok farklı düşünürken, günümüzde çocuklar ve genç oyuncular başka şeyler düşünüyor.
Bizler çocukken o zor şartlarda bile antrenman yaparken, sadece antrenman yapmayı ve bütün dikkatimizi vermeyi düşünürdük.
Antrenmanlardan sonra buz gibi soğuk suyun altına girip duş alırdık. Bunu sakatlanmamak için her antrenmandan sonra yapar ve sakatlanma oranımızı azaltırdık.
Tabi herkes için geçerli değildi bu durum. Takımımızdaki diğer genç oyuncular bunu sistematik olarak reddederdi.
Çok farklı ve zor şartlarda yetiştiğimizden bizim için büyük abilerimize saygı duymak ve onların malzemelerini taşımak bizim için onurdu. Malzemecilerimize Antrenman sonunda yardım etmek, top torbalarını ve diğer var olan araç ve gereçleri taşıyarak yerine koymak bizim için adeta değişmez bir görevdi.
Bizden çok daha genç olan arkadaşlarımız bu duruma şaşırır ve bunu yapmanızı sizlere kim söyledi, diyerek, bunları yapmak sizin göreviniz değil ki diyerek şaşkınlıklarını gösterirlerdi.
O dönemler on yedi on sekiz yaş aralığında idik. Fakat bu alışkanlığımız profesyonel futbolculuğumuzda da devam etti.
Hatta hatta teknik direktörlük yaptığım yıllarda da devam etti gitti. Bu davranışımız hep kulüp yöneticilerimiz hem de çalıştığımız personeller arasında da çok büyük takdir topluyordu. Çünkü böyle bir davranış biçimi görmemişlerdi.
Gelin görün ki futbol çok gelişti çok değişti ve endüstriyel bir sermayeye dönüşünce işin şekli tamamen çıkara menfaate ve paraya dayandı.
Futbol değişti de futbolcular değişmedi mi diyecek olursanız, onlar da çok kısa sürede bu değişime ayak uydurdular ve futbol oynadıkları kulüp çalışanlarına tepeden bakmalar, onlara emir vermeler ve yer yer onları söz ve davranışları kırmaya dökmeye başladılar.
Hiç bir malzemeyi beğenmemeye başladılar, onlar saygıdan sevgiden çok, Ayakkabılarının kalitesini ve renklerinin çoraplarına uyup uymadığını daha çok önemsiyorlar günümüzde.
O yüzden beni ve benim gibi düşünenleri eski kafalılıkla suçladılar zaman zaman. Bunun için hep diyorum ya, Benim bildiğim ve benim oynadığım ve dahi benim öğrettiğim futbol artık yok.
Bu günün genç oyuncuları önce telefonlarını, arabalarını, dövmelerini, sponsorlarıyla yaptıkları sözleşmeleri, takılacakları kafeleri ve yeni ayakkabılarını düşünüyorlar.
İşte tüm bunlardan sonra futbol geliyor. Onlar için en önemli şey imajları.
Öte yandan benim ve benim gibi düşünenler için önemli olan tek şey en saf haliyle futboldu ve hala da öyle.
Fakat o bizim oynadığımız ve öğrettiğimiz futbol hayal oldu gitti.
Futbol çok değişti dönüştü. Statlar çimler topların, ayakkabıların kalitesi. Tesisler o tesislerde pişirilen yemekler, o yemeklerin kalori miktarını belirleyen diyetisyenler, aşçılar ve tabi ki giyilen formaların dikiş iplikleri, elbette ki kulüpleri maddi anlamda besleyen sponsor firmalar. Sıralayın gitsin benim aklıma ilk gelenler bunlardı.
İşte tüm bu toplamını yazmakta zorlandığım unsurlar çok büyük oranda değişti yenilendi elbette, ama futbol ve spor ahlakı o büyük oranda değişimin tam aksine gün gün geriledi ve ortaya aldığı emirleri uygulayan robot futbolcular türedi, futbolun ruhundan ve gerçek amacının ahlaklı spor yapmak olduğundan uzaklar şimdilerde…
Her şey paraya dökülünce spor ahlakı da o yönde değişim gösterdi.
Futbolcular artık sözleşmelerine ilk on birde oynama zorunluluğunu koymaya başladılar ve formayı hak etsin etmesin kesin oynuyorlar artık.
E tabi bu durum adalet kavramını da yok ettiğinden ortaya ucube antrenörler teknik adamlar üretti. Ortalık adaletten ve iş ahlakından yoksun hocalardan geçilmez oldu…
Değişime dönüşüme karşı olan biri olmadım. Bilakis teknolojinin nimetlerinden faydalandım fakat esiri olmadım, kendim üretmekten yana oldum hep. Yıllar yılı çalıştırdığım amatör profesyonel kulüplerde yaptırdığım hiç bir antrenman diğerinin benzeri olmadı. Mümkün mertebe araştırıcı oldum, farklı farklı hocalarla çalıştım, onların bilgilerinden çok faydalandım, fakat en önemlisi onların ışığında ürettim ve kendime ait antrenman programı uygulaya çalıştım.
Bahsettiğim sporcu karakterleri ile çok çalıştım ve onların spor ahlakları içime sinmese de yine de saygı duydum. O yüzden ne yüzüme nede arkamdan küfür ettirmedim.
Adalet duygusundan ayrılmadım bilerek hiç bir sporcumun kalbini kırmadım.
Ama düşünce ve eylem olarak yeni nesil sporcu karakterleri ile aramızda uçurum var.
Onca şey değişti de ben ve benim gibi düşünen spor adamları karakter yapısı olarak hiç değişmedik.
Ama bu karakter ve ahlak yapısını sporcularımıza ders olarak versek de, çok büyük oranda rağbet görmedi. Başka başka farklı farklı şeyleri örnek aldılar kendilerine ve kısa zamanda altyapıları sağlam zemine oturmadığından bir arpa boyu kadar yol alamadan futbol hayatları sonlandı. Çok gördük çok duyduk çok şahit olduk.
Ve son cümle.
İşte bu futbolcuların son pişmanlıkları fayda etmedi.
Sağlıcakla kalın selam ve dua ile.
