Köşe Yazıları

Kenan Tiryaki, “Etliye sütlüye dokunmak”

Etliye sütlüye dokunmak

Son Yirmi gün içinde yirmi bir şehit verdik. Bu terör belasını kim yapıyorsa kim yada kimler sebep oluyorsa ce çözüm üretmiyorsa İnandıkları her ne ise onları bildiği gibi yapsın.
Bir şehit annesi diyor ki “o pişen helva sizlerin evlerinde pişmediği için size hep tatlı gelir o helva”
Şehitlerimize rahmetle minnetle saygıyla.
Konumuza geçelim.
Futbol alanında yönetimsel olarak son bir ay içinde on tane başkan ve bir o kadarda yöneticinin istifa edip gitmesini gerektiren, skandal ötesi olaylar yaşanmış olmasına rağmen, TFF’nin başındaki futbolu yönettiğini sanan zatı muhterem hala koltuğunda oturuyor ve gitmiyor, ısrarla oturmaya da devam ediyor daha da edecek gibi.
İşin gerçeği ise şu değerli okuyucular.
Kapalı kapılar arkasında yapılan ve fakat yüz yüze değil ama telefon görüşmeleri sonucunda TFF başkanına “şimdilik otur o koltukta ve başka da fazlaca etliye sütlüye karışma, biz ne diyorsak onu yap ve dışına çıkma “emirlerini aldığı için istifa edip gitme erdemliğini gösteremedi şu ana kadar.
Zaten bizde istifa etme erdemliği diye bir şey de kalmadıysa neyse.
TFF Başkanı’nın tek yerine getirdiği talimat sadece gitmemek için koltuğuna kendini, çözülmesi ve sökülmesi, ayrıştırılması mümkün olmayan bir yapıştırıcı madde ile yapıştırmış olmasıdır.
Onun dışında yine kafasına göre takılıyor ve yine bana göre Türk futboluna telafisi çok zor olacak zararlı kararlar alıp etliye sütlüye karışıp suyu bulandırmaya devam ediyor.
Yani yapması gereken asli görevinin dışında ne varsa onları yapmaya ve kulüplerin hak ve hukukunu koruyup kollayıp çözüm üretmek yerine, bu kardeşimiz Türk futbolunu geriye götürecek ne varsa onları yapmaya devam ediyor.
Sanıyorum ki kulüpler birliği başkanı olan Ali Koç başta olmak üzere, diğer özellikle transfer tahtası kapalı ve yakında kapısına kilit vuracak yedi süper lig takımın başkanlarının da görüşlerini almadan kafasına göre kararlar alıp takılıyor, akıl danışmanı milli takımlar futbol sorumlusu Hamit Altıntop ile birlikte. UEFA Bu bahsettiğim yedi süper lig takımının kimisine iki sezon kimine üç sezon transfer yasağı getirdi.
Kulüpler birliği ve Fenerbahçe kulübünün başkanı Ali Koç un bir TV kanalında Arabistan’da yaşanan skandal olayın baş müsebbibi TFF başkanına yazılı olarak sorduğu ve hala cevap beklediği soruyu yazarak konumuza devam edelim.
Ali başkan diyor ki Arabistan futbol federasyonu ile yaptığınız sözleşmeyi bilmiyoruz, haberimiz yok onu tarafımıza verir misiniz yahut açıklar mısınız? TFF’den gelen yanıt “hayır hukukçunuzu gönderin ona verelim, bu bir sırdır” ne sırrı ise?
Dediğim gibi akıl almaz kararlar almaya devam ediyor TFF ve başkanı.
Yabancı oyuncu serbestisi getiriyor ve on bir yabancı oyuncu ile takımlar saha çıkabilecek maddesini ekliyorlar.
Artık takımlarda üç Türk oyuncusu oynatma maddesi kalkıyor ve zorunlu olmaktan çıkarılıyor.
Yani bir bakıma deyim yerinde ise altyapı olayını intihar etme noktasına sürüklüyor.
Şimdi şöyle düşünün üç genç ve yerli oyuncu oynatma zorunluluğu olmasa idi, bir Arda’yı, bir Kerem’i bir Semihi bir Mustafa’yı vs. oyuncuları görüp seyredip tanıma şansımız olur muydu?
Tabi ki hayır.
Bundan sonrada bu kararla birlikte bırakın zor görmeyi hiç göremeyeceğiz.
Bu konu hakkında yani TFF hakkında yazdığım bütün yazılarda hep şu soruyu soruyorum haklı olarak. Bu başkan hangi ülkenin futbol federasyonunun başkanı diye.
Valla bizim TFF başkanı olmadığı kesinde kimin olduğunu bende bilmiyorum. Kendi futbol kulüplerine bu kadar uzak yabancı ve faydasız bir düşünce tarzındaki bir insan nasıl olurda TFF başkanlığı yapar bu ülkede. O koltukta hala nasıl oturur ve oturtulur?
Sadece kaos yaratmak ve çözümsüzlük üretmek için mi?
Ha hiç mi iyi bir şey yapmadı yaptı tabi.
Var ve avar sistemine yarı otomatik ofsayt değişikliğini getirdi. Artık var hakemleri kafasına göre çizgi çekemezler.
Peki, ne zamana kadar? Ona da bir formül buluruz, hiç merak etmeyin.
En sevindiğim konu ise şu oldu bu hafta. Ankara gücü maçında yumruk atılıp yerde tekmelenen Halil Umut meler bu hafta ilk maçına çıktı. Böyle yetenekli ve başarılı bir hakem bırakmamalıydı ve kendine yakışanı yaptı yeşil sahalara döndü. Türk futbolu ve hakemliği için hayırlı olsun.
E bir Halil Umut Meler kolay kolay yetişmiyor.
Sağlık ve esenlik dileklerimle.