Gelişiyor muyuz genişliyor muyuz

Gelişiyor muyuz genişliyor muyuz
Karasu gelişiyor mu genişliyor mu?
Zaman içindeki değişim refah seviyesinde bir ilerleme gösteriyorsa gelişiyor, eğer geçmişe nazaran sorunlar artıyorsa o azman sadece genişliyor.
Spor yapan adamını vücudunun gelişmesi, kilo alan adamın genişlemesi gibi düşünün. Sonuçta ikisinin de kilosunda bir artış olur ama spor yapan gelişir diğeri sorunlarıyla büyür yani genişler.
Girizgahı geçelim…
Karasu için gelişiyor demek mümkün. Karasu 30 yıl öncesine kıyasla… Daha fazla fındık üretiyor mu? Sayılara bakarsak hayır. Hatta daha az fındık üretiyoruz.
Karasu 30 yıl öncesine göre turizmden daha fazla istifade ediyor mu? Bildiğimiz kadarıyla Karasu 2010 yılına kadar turizm beldesiydi. Şimdi o vasfımızı yitirdik.
Karasu’da 30 yıl öncesine göre kişi başı sağlık personeli, doktor sayısında bir iyileşme var mı? Sanırım bu soruya da olumlu yanıt veremeyeceğiz.
Karasu’da 30 yıl öncesine göre ulaşım daha mı kolay? Araç yoğunluğunu, yolların durumunu göz önüne alarak bu soruya değişik yanıtlar verilebilir.
Karasu’da 30 yıl öncesinde göre daha fazla şeker pancarı, mısır üretiliyor diyebilir miyiz?
Sanırım diyemeyiz.
Karasu’da tarımsal üretim anlamında 30 yıl öncesine göre daha fazla verim alındığını söyleyebilir miyiz?
Karasu’da 30 yıl öncesine göre nüfusu da oranlayarak daha az asayiş olayı yaşandığını söyleyebilir miyiz?
Karasu’da 30 yıl öncesine göre suç oranlarının düştüğünü söyleyebilir miyiz?
Karasu’da 30 yıl öncesine göre kurallara daha fazla uyulduğunu söyleyebilir miyiz?
Karasu’da 30 yıl öncesine göre daha konforlu bir hayat sürdüğümüzü iddia edebilir miyiz?
Karasu’da sosyal imkanların 30 yıl öncesine göre daha gelişmiş olduğunu söyleyebilir miyiz?
Karasu’da nüfusla orantılı olarak yolların, su kaynaklarının, elektrik, doğalgaz ve kanalizasyon gibi yatırımların 30 yıl içinde planlı şekilde yapıldığını ve 30 yıl öncesine göre iyi konumda olduğumuzu söyleyebilir miyiz?
Karasu’da kendinizi 30 yıl öncesine göre daha müreffeh daha huzurlu daha güvenli hissediyor musunuz?
Tüm bu soruların yanıtları ne yazık ki Karasu’nun gelişmediğini, genişlediğini gösteriyor.
Genişlemeye de şekil verilebilir.
Sizi umutsuzluğa sevk etmek istememem. Ancak günlük sorunları gündeme taşıyarak, yöneticileri kendi sorunlarımızla boğup, kafasını kaldırıp ileri bakmasını engellemezsek… O zaman Karasu’nun genişlemesi gelişime dönüşür.
Yoksa, “Karasu ne olursa olsun, benim evimin önüne bir el arabası asfalt dökülsün” diye her platformda konuşur, her ortamda bireysel ihtiyaçlarınızı öncelerseniz… bireysel olarak gelişirsiniz ama toplumsal olarak gerilersiniz.
Tıpkı 30 yıldır olduğu gibi…
Kızılderilileri dinlemek lazım
Karasu’da su sorunu var. Susuzluk çekiyoruz. Bizden su alan İstanbul su sorunu çekmiyor, suyun başındaki Karasu ve Kocaali kuraklık yaşıyor.
İstanbul’da yaşayanlar bizden daha mı kıymetli? Planlamaya bakarsak öyle…
Bölgedeki susuzluk öngörüsü ile ilgili tahminde bulunulmuş. 2010’lu yılların ilk yarısında çalışma başlatılmış. Büyükşehir yasası ile birlikte onu Sakarya Büyükşehir Belediyesi kuruluşu olan SASKİ’ye devredilmiş. Bölgede önemli bir Çamdağı Barajı yapılması gereltiği ifade edilmiş.
Bununla ilgili çalışma başlatılmış. 2017 senesinde Kuzey Gazetesi konuyu haber yapmış, müjde diye vatandaşa aktarmış.
2019 senesinde gene aynı Kuzey Gazetesi bölgede yapılacak barajın Kuzey’in 50 yıllık su sorunu çözeceğini dönemin devlet adamlarının ağzından haber yapıp acele kamulaştırma kararı alındığını haber yapmış.
Sonra ne olmuş…
2025 yılında susuzluk…
Barajı takip etmeyen Kuzey Gazetesi görevini yapmamış. Konuyu gündeme taşımamış. Görevini yapmayan kadar Kuzey Gazetesi de suçludur. Bunun için sizlerden özür dilerim.
Ancak…
Görevini yapmayanlar, ihmalkar davrananlar, “Bir şey olmaz” mantığında hareket edenler de gelip sizden aynı samimiyetle özür dilemelidir.
Şimdi Çamdağı için yeniden acele kamulaştırma kararı alınmış. Hayırlısı olsun.
Ama bir Kızılderili atasözü der ki, “Susadığınızda kuyu kazmak için geç kalmışsınızdır…”
Biz susadık. Sizin kazacağınız kuyu, yapacağınız baraj en iyi ihtimalle iki sene sonra faaliyete geçer. Biz seneye de yağmur duasına devam ederiz…
Ne şehri olalım
Biz gazeteyi kurduk. Sene 2010. Ben o dönemde bir yazı yazdım. “Karasu ne şehri olmalı” diye.
Daha sonra yanılmıyorsam sene 2012’de Carpediem Otel’de bir toplantı yapıldı. Karasu’nun önündeki fırsatlar ve krizler masaya yatırıldı. Şehirde yaşayanlar ve şehrin geleceği ile ilgili söz söyleyecek olanlar da davet edildi.
Ciddi bir çalışmaydı. Gün boyu devam etti. Gruplar haline ayrılan Karasulular, kendi şehirlerinin vizyonu hakkında söz söyledi.
Yapılan bilimsel çalışmaya ait bir rapor oluşturuldu. Bu rapor da muhtemelen tozlu raflardaki yerini aldı.
O dönemde her ekip kendi bakış açısı ile fırsat ve krizleri dile getirdi ve sonra yazıya döktü. En sonunda da ekip sözcüleri sunumlar gerçekleştirdi. Bizim ekibin sözcülüğü de bana kalmıştı yanlış hatırlamıyorsam.
Karasu o dönemde turizm şehri olmayı, tarım şehri olmayı, lojistik üssü olmayı, üniversite şehri olmayı, sanayi şehri olmayı, liman şehri olmayı tartışıyordu.
Bugün gelinen noktada…
Karasu’dan tarım şehri oldu mu? Olmadı. Karasu’da tarımsal üretim bitme noktasına geldi.
Karasu, turizm şehri oldu mu? Olmadı. Olabilir mi? Bu saatten sonra muhtemelen olamaz.
Karasu lojistik üssü olabilir mi? Liman üç kat büyürse, Ferizli’deki üniversite lojistik üstüne olursa zor gibi.
Sanayi şehri olabilir mi?
Muhtemelen olamaz.
Liman şehri olabilir mi? Elimizde bir o kaldı.
Eğer liman şehri de olamazsak göreceksiniz feryadı.







