Sözün değil aklın bittiği yer

PFDK istifa kararı aldı…
Hayırdır ne oldu birden bire? İnsanın ilk aklına gelen soru bu oluyor tabi ama bilmeyenler için.
Bilenler zaten kıyısından köşesinden de olsa az çok bilgi sahibi.
Bakın şu son bir haftada neler oldu TFF de…
Türkiye gazetesinde yer bulan bir haber dikkatimi çekti.
İyi ki de çekmiş hemen üzerine odaklandım ve okumaya başladım. Defalarca okudum ve gözlerime inanamadım daha doğrusu okuduklarıma inanamadım. Bu öyle atlanacak ve değerlendirme yapılmayacak kadar sıradan bir haber değildi. Üstelik internette her zaman yer alan ve kaynağı belli olmayan asparagas bir haberde değildi.
Ve bende Karasu Kuzey gibi çok okunan yazılı basından tarihe not düşülecek bir haberi siz değerli okuyucularla paylaşmak istedim.
Okuduktan sonra ülkemizde “YAPI” var mı yok mu kararı sizler verin.
GS taraftarlar belki kızıp sinirlenecekler ama maalesef gerçek bu ve üstelik bu durum yalnızca GS’yi ilgilendiren ve içeren bir haber de değil.
Gazeteci Tahir Kum, Türkiye Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu üyeleri arasında geçtiği iddia edilen yazışmalarla ilgili çarpıcı ifadeler kullandı.
Gazeteci Tahir Kum, “Futbolda adaleti sağlamakla görevli kurul üyelerinin attığı mesajlar yok artık dedirtti” diyerek çok çarpıcı ifadeler kullandı.
İbrahim Hacıosmanoğlu başkanlığındaki TFF’nin Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu üyeleri arasındaki yazışmalarla ilgili iddialarda bulunan Kum, Türkiye’deki yazısında özetle şu ifadeleri kullandı:
“Ortalık yangın yeri olur mu bilemem ama birileri için durum vahim. Öyle ki; F.Bahçe’de haftalardır sönmek bilmeyen seçim ateşini dindirecek, belki de TFF de birilerini koltuktan edecek bir durum… Bu ateş bana göre transferi de bitirdiğimiz sezonun şampiyonluğunu da gölgeler…”
Olay; “futbolun bağımsız mahkemesi” Profesyonel Futbol Disiplin Kurulunun (PFDK) geçtiğimiz sezona ait başkanı ve üyelerinin bazı kulüp başkanı ve teknik adamlarla ilgili kurum içi yorum ve yazışmaları… Bağımsız ve tarafsız olması gereken kurulun bazı isimlerinin bu telefon yazışmalarında amigoluk seviyesindeki ifadeleri… Kulüp başkanı ve teknik direktörüyle alay etmeleri…
Ve Tahir Kum hem sormaya hem yazmaya devam ediyor.
Arşivine baktığınızda iyi bir Galatasaray taraftarı olduğu bilinen PFDK Başkanı Sayın Celal Nuri Demirtürk ve kurul arkadaşlarına soruyoruz
– Kurulun ortak WhatsApp grubunda bazılarının fütursuzca Galatasaray amigoluğu yapması normal bir şey midir?
– Aracının 1905 kilometreye geldiğindeki ekran resmini ve o anda yaşadığı hislerini paylaştığı doğru mudur?
– “1905’i görünce bir anda “Yapı”ya dönüşüyor insan ister istemez” yazarak sonrasında gülücük atılmış mıdır?
– “Fener ağlama” denmesi ve sosyal medyada Fenerbahçe ile ilgili küçük düşürücü bazı videoların burada paylaşılması gibi durumlar sezon içi WhatsApp yazışmalarında geçmiş midir?
– En önemlisi de, Mourinho’ya fazla müsamahanın gösterildiği konusunda hemfikir olunup, “Seneye acısını çıkarırız” denilerek, intikam mesajları paylaşılmış mıdır?
– Emin kaynaklar, “Bunlar var ve yazılıp paylaşıldı” diyor. Ama sizin teyit etmeniz önemli.
– Duyduğum; bunların ekran görüntüleri birlerinin elindeymiş. Hatta ve hatta bunlar Fenerbahçe Başkanı Sayın Ali Koç’un da elinde varmış.
– Yine aldığım bir bilgi Sayın Koç da önümüzdeki birkaç gün içinde konuyla ilgili bir basın açıklaması yapacakmış. Yaparlar mı veya TFF Başkanı üzerinden mi hallederler bilmiyorum? Ama meslekte 36 yılımı geride bıraktım. Ben TFF nezdinde skandal olarak nitelendirebileceğim böyle bir hadiseyi ne gördüm ne de duydum.
Birileri şimdi çıkıp burada “Yapı” var demekte haksız mı? Değerli okuyucular;
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu ile ilgili iddialar, Türk futbolunu karıştıracak cinsten. O yüzden bir hatırlatma yapma gereği hissettim. PFDK’nın WhatsApp grubundaki ifadeler, “özel yazışma” olarak adlandırılamaz. Ülke futbolunu geliştirmek için görev alanların elbette gönlünde bir kulüp olabilir. Burada hiçbir problem yok. Ancak bu görevi yaparken duygularını işin içine katmış olabilecekleri, söz konusu ifadelerden çok net biçimde anlaşılabiliyor.
Örneğin; futbolda adaleti sağlamakla görevli kişilerin gelecek sezonla ilgili daha şimdiden “Seneye acısını çıkarırız” gibi intikam içeren ifadeler kullanması oldukça vahim bir durumdur.
Bu arada şunu da eklemek isterim; işim habercilik. O yüzden hiçbir kulübün ne karşısında ne de yanındayım. Yıllardır yaptığım mesleğimde bir haber yaparken “Bu haber şu kulübe zarar verir, şu kulübün işine yarar” diye bir düşüncem hiç olmadı, olamaz da. O yüzden, hiç kimse başka bir anlam yüklemeye çalışmasın.
Tekrar ederek üzeri değil altı kalın çizgiyle çizilmesi gereken ifadeler şöyle.
“Mourinho’ya fazla müsamaha gösteriliyor. Seneye acısını çıkarırız böyle devam ederse.”
“1905’i görünce bir anda “Yapı”ya dönüşüyor insan ister istemez.”
“Başkanım benim aracın kilometre sayacı 1905’te takıldı, ilerlemiyor.”
Bu ifadeler hangi kulüp hakkında kullanılırsa kullanılsın, karşıdaki diğer kulüplerce ve taraftarlarca ne ifade eder ve ne anlama gelir bir düşünün.
Zaman zaman hep yazıp dillendiriyorum ya bir kere daha tekrar edeyim.
Sözün bittiği yer değil, aklın mantığın ve iz-anın bittiği yerdeyiz.
Sağlık ve esenlikle…






