Meğer durum başkaymış
Karasu PTT’de enteresan şeyler oluyor. Aslında doğrudan PTT’de enteresan şeyler oluyor. Özel sektörün kendi başına başardığı işi PTT başarmakta zorlanıyor.
Bir kargo dağıtımını bile planlayıp gerçekleştirmekte güçlük çekiliyor.
Neden?
Özel sektörde devletten daha mı fazla imkan var? Özel sektördekiler devlettekilerden daha mı yetenekli?
Özel sektördekiler daha mı sorumluluk sahibi?
Yoksa işin içinde başka işler mi var?
Bizim aklımızın ermediği, gözümüzün görmediği başka bir planlama mı yapılıyor?
Geçtiğimiz hafta Karasu PTT’de iki kişi işten çıkarıldı. Neden? Performans düşüklüğünden. Peki performansın düşük olduğunu kim söyledi? Kim ölçtü, kim onayladı?
Bu görünen sebep. Anlamışsınızdır. Asıl neden, bu çalışan arkadaşların sosyal medyada haklarını aradıklarını ifade eden ve suç içermeyen paylaşımlarıymış.
Yani bu arkadaşlar demişler ki, “Kardeşim devlet işi taşeron aracılığı ile yapılıyor. Bizim emeğimiz üstünden birileri suya sabuna dokunmadan para kazanıyor. Buna devlet eli ile ‘dur’ denmeli”… Hepsi bu.
Bu şekilde paylaşım yapmak kanunen suç olmadığı için yapacak bir şey yok. Kanunen suç olmayan bir paylaşımı gerekçe gösterip insanları işten çıkarmak da mümkün değil. “Gözünün üstünde kaşın var” desek de çok açık olur. Yaz oraya “Performans düşüklüğü” de…
Hem bu şekilde bundan sonra da kimse paylaşım yapamaz. Kalanlara da ibret olur…
Arkadaşlar Abdurrahim Karakoç der ki:
Ya imanla yükselir,
Ya inkarla çürürsün…
Yol mezarda bitmiyor.
Gittiğinde görürsün…
Selvi gibi umutlar
Gereksiz yazılar yazmayı seviyorum ben. Yazdıklarım hiçbir işe yaramıyor. Yıllar sonra “Ben demiştim” demek gibi de bir hedefim yok. Ama yazıyorum işte. Bu yazı da onlardan bir tanesi.
Bundan bilmem kaç ay önce Karasu Devlet Hastanesi’ne MR cihazı alınması ile ilgili bir girişim oldu. Biz de bu girişimi bireysel ve kurumsal olarak destekledik. Yapılan ziyaretleri bile manşetten verdik. Heyecanlandık.
Bize en yakın MR cihazı 60 kilometre falan uzakta. Gecenin bilmem kaçına verilen MR randevularını arabası olmayan değerlendiremiyor. Belki Karasu’da olursa, Kocaali, Ferizli ve Kaynarca da bundan istifade eder diye düşündük.
Sonra cihazın geleceğini makam mevki ve yetki sahibi insanlar Karasu’da müjde diye duyurunca biz Kuzey Gazetesi olarak bir kez daha manşete taşıdık.
Sonra, buradan köşe yazıları yazdık. Sosyal medya paylaşımlarında, konuk olduğumuz Tv programlarında konuyu dile getirdik.
Aslında benim ve birinci derece akrabalarımın MR makinesine ihtiyacı yok. Hayatımda bir kez girmek zorunda kaldım. Allah da bir daha düşürmesin. Ama derdimiz bireyler mi?
Neyse dile getirirken, sezon başında “Bakın yaz aylarında nüfus artıyor, cihaz bize yaz aylarında çok lazım olabilir” dedik. “Sen karışma. Cihaz gelecek” yanıtını aldık. Yaz geldi, son baharı da yarıladık, hayırlısı ile…
O arada Karasu’da MR yazacak doktor kalmamış. Biz gazete olarak hep gelen doktorları yazıyoruz. Giden doktorları hastaneye gidince öğreniyorsunuz. Karasu Devlet Hastanesi’nde MR yazacak doktor kalmayınca… MR cihazına gerek de kalmamış.
Yani Karasu, Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan da olmuş…
