İsrail’i boykot çağrısı

Dünyada hiç bir güç İsrail’in yaptığı insan katliamına kılını kıpırdatmıyor, daha doğrusu kıpırdatmıyorlar. Çünkü arkasında ABD denen güç suç ve şer ortağı var.
Bizim gibi bir kaç ülke var onlarda kınamaktan öteye geçmiyorlar. Sebebi tabi ki duygusal ekonomi!
En önemli ve son hamle ispanyadan geldi. İspanya kim mi? Hani şu dini Hıristiyanlık olan ülke var ya işte o…
Dünya kupasına katılmayacağını açık açık beyan ettiler. İsrail zulmü böyle devam ederse diye.
Bu çağrının bir dönem Rusya’ya yapıldığı gibi bir boykot çağrısına ve uygulamaya konulmasını temenni ediyorum. Kim ediyor, ben tabi ki! Hükümetten hala tık yok, en azından ciddiye alınacak bir eylem yok. İçi boş söylemler dışında söylenenlerin de zaten içi boş…
“İsrail’in spordan men edilmesi çağrısı” silahlı savaştan çok daha önemli bence.
Gazze’de aylardır devam eden trajedi artık sadece siyasi ya da insani bir mesele değil, aynı zamanda sporun ruhuna ve evrensel değerlerine karşı işlenen bir ihlaldir. İnsanların açlığa, susuzluğa ve ölüme terk edildiği bir ortamda sporun barış, kardeşlik ve insanlık değerlerini savunmak zorundayız. Her ne kadar geçmişte Türk milletine yaptıkları yanlışlıklara rağmen!
Son günlerde FİFA, UEFA ve dünya MUAY Thai Federasyonu’nun İsrail’in spordan men edilmesi için harekete geçmesi, bu yönde atılmış önemli bir adım oldu. Yüreğimizi biraz olsun ferahlattı ama henüz çok erken sevinmek için.
Spor dünyası, yalnızca saha içindeki mücadeleyle değil adalet ve insanlık onuruna sahip çıkma göreviyle de tarihe tanıklık eder.
Türkiye Futbol Federasyonu’nun diğer ülke federasyonlarına göstermelik de olsa birer mektup göndererek, “İsrail spor müsabakalarından derhal men edilmelidir” çağrısı yapması son derece kıymetlidir ama çok çok yetersizdir.
En azından bir çağrıda da biz bulunalım. Günümüzde ve geçmişte spor bakanlığı yapmış yetkilileri ve sayın eski şampiyon sporcularımızı bu onurlu eylem görevine davet ediyorum.
Spora gönül vermiş hizmet etmiş kim yada kimler varsa bu konuda aynı duyarlılığı göstermenizi bekliyoruz. Her biriniz kendi branşınızda, İsrail’in spordan men edilmesine yönelik açık ve güçlü çağrılar yapmalısınız. Çünkü spor sadece bir oyun değildir. Spor, insanlık onurunu savunmanın en evrensel dillerinden biridir.
Bugün sessiz kalmak, mazlumların çığlığına kulak tıkamak anlamına gelir.
Gazze’deki hiç bir suçu günahı olmayan o masum çocukların gözyaşlarıyla, annelerin feryatlarıyla, insanlığın vicdanıyla sınanıyoruz. Daha doğrusu tüm insanlık sınanıyor, bir avuç İsrailli ve üç yüz milyonluk soykırımcı ABD hariç. Spor, barış için vardır. Zulmün olduğu yerde sporun da, adaletin de bir anlamı kalmaz.
O halde gelin, hep birlikte güçlü bir ses çıkaralım ve bu çağrıya ortak olalım.
“İsrail dünyadaki bütün spor branşlarından men edilmelidir” diye…
07 ekim 2023’ten bu yana İsrail’in sürdürdüğü soykırım ve sistematik saldırılarda bugüne kadar 673 sporcu hayatını kaybetti biliyor musunuz, ya da kaçımız biliyoruz?
Hükümet kanadından hiç kimse biz resmi görevliyiz böyle bir men açıklamasında bulunamayız gerekçesinin arkasına sığınamaz. Çünkü İsrail’in işlediği suç bir insanlık suçudur ve bu durum hiç bir mazeret kabul etmez.
Dünya insanlığı adına, sporun evrensel değerleri adına ve sportmenlik centilmenlik barış ve kardeşlik adına,eski şampiyonlar, antrenörler sporcular ve spor insanları olarak İsrail’in zulmüne karşı önümüzdeki günlerde ortak bir platform oluşturabilir, basın açıklaması ile İsrail telin edilebilir…
Ancak tabiki bunu yapacak ortak irade ve sağlam bir dik duruş gerekiyor.Peki bu irade var mı? Bence yok. Ekonomik çıkarlar ilk sırada yer aldıkça olmayacak da.
Tek umudumuz dünyadaki “Hristiyan” spor kuruluşlarının yetkililerinin olaya duyarlılık göstermeleri ve sahip çıkmalarıdır.
Hiç kimse kusura bakmasın dünyadaki halkı Müslüman olan 53 ülkenin ne idarecilerinden nede halkından hiç bir şey olmaz,olmadı da, olmayacak da…
Sağlık ve esenlikle…






