Köşe Yazıları

Futbolcu eskileri

Eskiden her şey çok güzeldi. Sokaklardaki oyunlar, annelerimizin yünden yaptıkları iplikleri gizli gizli aşırıp onları top yaparak oynadığımız, futbol maçlarını özlüyorum ama artık geriye gelmeyeceğini de biliyorum tabi.
Mahalle maçlar yapardık her şey centilmenlikle sonuçlanırdı, yensek de yenilsek de. Ne kavga olurdu ne gürültü ne sakatlık. Çünkü; hakem yoktu hakem…
Kural dışı bir şey oldu mu maç esnasında, rakip takımdan  iki kişi gelir iki de bizim takımdan ortaklaşa karar verilirdi O derece adaletli idi yani şartlar. O yüzden güzeldi maçlar. Ve adı da oyundu, futbol değil. Sonradan koydular adını futbol diye, işte o günden sonra futbol oyun olmaktan çıktı sirk sahnesine dönüştü.
O günden sonra şike başladı, işin içine para girince de kazanma hırsı arttı ve kazanmak için her şey mubah sayıldı.
Hani şimdilerde diyorlar ya “vur kır parçala bu maçı kazan” diye, işte tam da öyle oldu. Vurdular kırdılar, türlü hile ile desise ile tekme tokat atarak maçlar kazanılıyor artık. Şike ve bahis konusuna hiç girmiyorum çünkü gına geldi…
Bilenler bilir eskiden tipi tıp marka sakızlar vardı.
Kırmızı ambalajlı falan, İçinden çıkan futbolcu resimlerini biriktirirdik. Görmediğimiz ve izlemediğimiz halde, Metin Oktay, Can Bartu, Sanlı, Lefter olurduk. Mahalle arsasında top oynarken, onları hayal ederdik.
Çoğunuz hatırlamazsınız bile, bu saydıklarımın hepsi dünya yıldızı futbolculardı. Ama sahada rakip olmaktan daha da önemlisi hepsi adamdı.
Bizim nesil çok şanslıydı vesselam.
Daha sonra gençlik ve olgunluk dönemimizde; Ali Kemal, Oğuz, Rıza, Rıdvan, Mehmet Özdilek ve birçok futbolcu izledik. Ve hepsiyle olmasa da bir kaç tanesi ile resmi ya da hazırlık maçlarında karşılıklı oynamak nasip oldu bana.
Fenerbahçeli Cemil abi Alpaslan abi ile İstanbul’daki Ankara asfaltın kenarındaki engebeli parkurda birlikte koşu yapmak, o günlerde ve hala benim için bir ayrıcalıktı.
Hepsi benim için çok değerliydi. Hepsi de birer idoldü Türk futbolunda.
Başka bir deyimle adam gibi adam futbolcu gibi futbolcu idiler, hepsi şahsına münhasır.
Yıllarca amatör ve profesyonel futbol oynadım, uzun yıllar TFF’de bölge antrenörlüğü yaptım. Amatör profesyonel takım çalıştırdım, futbol hakemliği yaptım, klasman hakemi olarak ve o zamanlar milli hakemlik vardı “milli hakem” unvanına layık görüldüm.
Tüm bunları yaparken örnek olmak için çok mücadele ettim Başardığıma da inanıyorum.
Yüzlerce binlerce öğrenci yetiştirdim hep bu bağlamda.
Ama, fakat ve lakin:
Gelin görün ki şimdi ki çocuklara gençlere çok üzülüyorum. Hem de çok…
Çünkü futbol ahlakı ve centilmenlikten uzak futbolcu müsveddelerini izlemeye mahkum olmuşlar maalesef. Örnek mi, sadece iki tane. Hepsini yazacak olursam bu köşede yer kalmaz.
Rizesporlu, Taylan Antalya’lı ve Halil Dervişoğlu gibi.
Geçtiğimiz gün Beşiktaş- Rizespor takımları arasında oynanan kupa maçında oyuna giren son dönemlerin en kötü ve en terbiyesiz ikilisi bence.
4-1 mağlup oldukları dakikalarda Beşiktaşlı futbolcuları sakatlamak veya oyundan attırmak için her şey yaptılar. Ben ömrünü bu yolda harcamış bir spor uzmanı ve bir futbol sever olarak utandım. Bu futbolcu müsveddeleri yeni nesle nasıl örnek olacak.
Bunu neden yaptılar diye sormaya gerek bile yok.
Tabi herkes bunu niye yaptıklarını çok iyi biliyor. Bu iki sözde futbolcu geçmişte uzun yıllar GS forması giymişlerdi. Birkaç gün sonra da GS-BJK Lig maçı vardı.
Taylan Antalyalı ve Halil Dervişoğlu…
Size iki sözüm var.
Alın o teneke kupalar hep sizin ve zihniyetinizin olsun.
Bizim için Tipitip sakızından çıkan ve biriktirdiğimiz o resimler daha değerli.
Çok daha başka şeyler yazarım da bu mübarek günlerde, günaha girmekten değil de, yazmaktan imtina ettiğim için yazmıyorum.
Sadece diyorum ki; futbolcu eskileri!
Sağlık ve esenlikle…