Karasu Kapalı Pazar Yeri’ndeki balık tezgahlarında hamsi fiyatları 50 TL’ye kadar düştü. Pazarcı esnafı, bu fiyata bu balığın bir daha bulunamayacağı iddiasında.
Gözleri çipil çipil
“Balık fiyatları havaya bağlı” diyor, balıkçı. “Dalga, fırtına olunca tekneler denize çıkmaz. Tekne çıkmayınca balık gelmez. Balık gelmeyince de fiyat yüksek olur. İki hafta önce 150 liraydı, bugün 50 lira. Niye? Hava güzel. Ramazan bereketi var da ondan.” Birden bağırıyor: “Ye millet, hamsi ye. Bir daha nereden bulacaksın?” Tezgah arkadaşı, plastik bir bardakla balığı sularken yandan sesleniyor, “Fransız bir kraliçe mi ne demiş ya hani, ekmek bulamazlarsa pasta yesinler diye, et yoksa hamsi var. Birini kuyruğundan tutup kaldırıyor” Organik et. Gözleri çipil çipil” Yoldan gelip geçenlere sallıyor: “Taze balık ye vatandaş. Gözleri çipil çipil.
Ucuz olsun, ucuz verelim
Şükür, bir hareket var balıkçı tezgahlarında. Vatandaş ilgili. Ellerinde Pazar torbaları, Pazar arabaları, geliyor, gidiyor, soruyor. Alanların çoğu hamsiye geliyor. Tezgahların da yarıdan fazlası hamsi zaten. Balıkçı, ilgiden memnun. “Ucuz olsun, ucuza satalım, biz istemez miyiz?” diyor. Doğru. Üç yanı denizlerle çevrili ülkemizde daha çok balık olsa tezgahlarda, herkes için daha iyi değil mi? Kalabalığın arasından fiyatlara bakmaya çalışıyorum. İstavrit 100, sazan 100, sardalya 150, Mezgit 200 lira. Levrek ve çipura 250, dilimlenmiş somonlar 350. Bir tane de torik var tezgahın başında. Albenisiyle “ben de buradayım” diyor. Kilosu 600. “Ye vatandaş, bir daha nerede bulacaksın?”
Enis Sevim’in haberi
