Gurbetten Mektuplar

Öncelikle sizlere uzun aradan sonra yeniden “merhaba” demek çok güzel bir lütufdur efendim. Ben Sabiha. Can özüm ailem Karasu ve Kocaali’de ikamet ediyor. Sakaryalı olmaktan onur ve gurur duyuyorum. Merhabalar, selam olsun.
Sakarya Kuzey Gazetesi’nde bu haftaki köşe yazımı siz okurlarımla paylaşmak istedim. Görüşleriniz benim için çok önemli. Şimdiden teşekkür eder; iyi okumalar dilerim.
Batı Karadeniz yollarında baharı yaşarsınız. Anlatmakla olmaz; yaşamak gerekir. Muhabbet, Sakarya Karasu ve Kocaali demektir. Demli bir çay eşliğinde “Ben” yazmaya “Siz” okumaya başlıyoruz.
Konumuz
Aile ve Çocuklar ve ergenlik dönemi ve aile içi eğitimin çocukların üzerindeki etkisi hakkında düşüncemi sizlerle paylaşıyorum.
“Eğitimde Öncelik” Uyuşturucuya Karşı En Güçlü Siper!
Kalemimden:
Toplumsal bir yara olan uyuşturucu bağımlılığıyla mücadelemizde, artık reaktif (tepki veren) değil, proaktif (önleyici) bir yaklaşım sergilemek zorundayız. Bu büyük savaşın en güçlü ve en kalıcı silahı ise şüphesiz eğitim ve bilinçtir. Bu noktada, Sakarya Üniversitesi’nin bu mücadeleyi kampüs sınırlarının ötesine taşıyarak bir farkındalık meşalesi yakması, tüm kurumlara örnek teşkil edecek niteliktedir.
Diyoruz ki: “Eğitimde Öncelik!”
Öncülüğünde hayata geçirilmesini arzu ettiğimiz bu vizyon, sadece dersliklerde kalmamalıdır. Üniversite yerleşkesinden başlayarak şehrin her köşesine yerleştirilecek bilinçlendirme levhaları, bu kararlı duruşun somut bir göstergesi olacaktır. Bu levhalar, sadece birer uyarı değil, aynı zamanda aile birliğinin, arkadaş seçiminin ve eğitimin gücünü hatırlatan birer toplumsal sözleşme niteliği taşımalıdır.
Bir eğitim kurumu olarak Sakarya Üniversitesi bu mücadelede sadece bir tedavi merkezi değil, aynı zamanda bir önleyici zırh görevi üstlenmelidir. Müfredat içi ve dışı seminerler, atölye çalışmaları ve gönüllülük projeleriyle gençlerin potansiyelini doğru alanlara yönlendirmeli, onlara uyuşturucunun sunduğu sahte çıkış yollarından çok daha cazip alternatifler sunmalıdır.
Üniversitemizin ve diğer eğitim kurumlarının atacağı her adım, bir genci daha o karanlık dehlizden uzak tutmak demektir. Bu levhalar ve bilinçlendirme çalışmaları, gençlere “Yalnız değilsin, değerlisin ve sana öncelik veriyoruz” mesajını vermelidir. Uyuşturucu ile mücadele bir görev değil, geleceğe yapılan bir yatırımdır. Sakarya Üniversitesi bu öncü hamlesi, tüm ülkeye yayılacak bir umut dalgası başlatmalıdır. Unutmayalım, bir kişinin hayatını kurtarmak, tüm toplumu kurtarmaktır.
Konuyla İlgili Keşfedilmemiş 10 Önemli Detay ve Öneri
Bu hayati mücadeleyi bir adım ileriye taşımak için, genellikle gözden kaçan ancak fark yaratan 10 kritik noktayı dikkatlerinize sunuyorum:
Mikro-Aidiyet Grupları: Üniversite bünyesinde, büyük gruplar yerine 5-8 kişilik, ortak ilgi alanlarına dayalı (yürüyüş, film kulübü vb.) mikro-aidiyet gruplarının kurulması ve desteklenmesi, yalnızlık ve dışlanmışlık hissini önlemede en etkili yoldur.
Koku ve Ses Terapisi: Bağımlılıkla mücadele merkezlerinde, stres ve kaygı düzeyini düşürmek için bilimsel kanıtı olan aromaterapi (bazı uçucu yağlar) ve doğal ses manzaraları gibi tamamlayıcı terapilerin kullanılması.
Hukuki Bilinçlendirme: Gençlere, uyuşturucu kullanımı ve ticareti arasındaki hukuki farkları ve sonuçlarını net bir dille anlatan, anonim danışmanlık hatlarının yaygınlaştırılması.
Sporun Nöro-Biyolojik Gücü: Egzersizin, beyindeki dopamin ve endorfin sistemini doğal yollarla aktive ederek, bağımlılığın kimyasal ihtiyacını taklit eden pozitif bir döngü oluşturduğunun üniversite düzeyinde bilimsel derslerle anlatılması.
Ebeveynlere Dijital Okuryazarlık Eğitimi: Ebeveynlere, çocuklarının sosyal medyada ve internette karşılaştığı riskli içerikleri tanıma, gençlerin ruh hali değişimlerini dijital davranışlarına göre okuma konusunda eğitim verilmesi.
”Hata Yapma İzni” Kültürü: Gençlere, denemekten korkmamaları, başarısızlıklarının bir son değil, öğrenme sürecinin bir parçası olduğu bilincini aşılayan mentorluk programları. Yargılanma korkusunu azaltmak, yardım isteme oranını artırır.
Yeniden Sosyalleşme Köprüleri: Tedavi sonrası bireylerin toplumla bağlarını güçlendirmek adına, işverenlerle işbirliği yaparak “ikinci şans” staj ve iş imkanlarının oluşturulması.
Uyku Kalitesi ve Bağımlılık İlişkisi: Düzensiz uyku ve kronik yorgunluğun, dürtü kontrolünü nasıl zayıflattığına ve bağımlılığa yatkınlığı artırdığına dair farkındalık kampanyaları.
Finansal Farkındalık: Uyuşturucu alışkanlığının bireysel ve aile bütçesi üzerindeki yıkıcı etkilerini somut verilerle anlatan, gerçekçi simülasyonların kullanıldığı bilinçlendirme modülleri.
Sanatın İyileştirici Dili: Üniversite bünyesinde, bağımlılıkla mücadele eden veya risk altındaki gençlerin duygularını kelimeler yerine sanat (resim, müzik, drama) yoluyla ifade etmelerini sağlayan, anonim ve güvenli atölye alanlarının yaratılması.
Tabiiki de en büyük görevin önceligi eğitimde sevgi saygıda Ailede ebeveynler de başlar.






