ESKİDEN BÖLE DEĞİLDİ DE YENİ DÖNEMDE BU ŞEKİLDE OLMAYA BAŞLADI

Bakalım bu defa bulabilecek misiniz
Karasu’da yönetici olarak görev yapmanın ana şartı “Karasulu olmamak…”
Eskiden böyle değildi de yeni dönemde bu şekilde olmaya başladı. Karasu’da Karasulu olmasına engel olmadığı halde kurum müdürlüğü yapan bir Kemal Ataç kaldı sanırım. Gerisi Karasu dışından.
Karasu dışından olan insanların da Karasu’da görev yapmasında bir sakınca yok ama…
Neyse gelelim konumuza. Karasu Devlet Hastanesi Müdürü Gökhan Eygi, kendi ilçesi olan Hendek’e gidiyor. Yakın zamanda gerçekleşecek yer değişikliğinin ardından Müdür Eygi, kendi ilçesinde görev yapacak.
Buraya kadar sorun yok. Ama Karasu Devlet Hastanesi Müdürlüğü boşa çıkıyor. Karasu’da hastane müdürlüğü yapabilecek pek çok kişi var. Karasu’da pek çok iş yapabilecek pek çok kişi de var.
Ama dedim ya Karasu’da yönetici olarak görev yapmanın ana şartı Karasulu olmamak.
Şimdiye kadar Karasulu olmayanları bulup müdür yapanlara güveniyorum. Bu defa da Karasulu olmayan birini bulup getirirler. Hatta benim önerim bundan sonra daha önce hiçbir yöneticilik tecrübesi olmayan kişileri müdür atamaları yönünde.
Biz acemi eğitiminde de öndeyiz. İlk yöneticilik deneyimini 50 kilometre öteden gelip yapanların deneyim kazanmasına imkan sağladık.
Yani bulursunuz birini. Ben size güveniyorum.

Ben de “nerede kaldınız” diyecektim
Geçtiğimiz hafta bölgede pek çok sıkıntı yaşandı. Yağmur, sel falan… Ama bir yandan da insan bir şeyin eksikliğini çekiyordu. “Bir şey daha olmalı ama ne” diye düşünürken pazartesi akşamı SEDAŞ merakımızı sonlandırdı. Evet! Normalde ilk yağmur damlası havada göründüğünde kesilen elektrikler kesilmemişti. Neyse ki pazartesi akşamı bu durum da sona erdi. Elektrikler kesildi de bir kendimize geldik.
Kesinti elbette Salı günü de devam etti. Çarşamba da sürecek.
Kendini unutturmayan SEDAŞ’a teşekkürü borç biliriz.

Hala yüzünüz var mı
Bunu birkaç yerde dile getirdim. Bir daha soruyorum: Geçtiğimiz yıllarda “İhtiyacınız kadar fındığı pazara indirin. Piyasayı regüle edin” diye vatandaşa akıl satanlar, geçen yıl fındık fiyatının 350 lirayı bulmasına rağmen fındığını satmayan vatandaşlara yüklenip, “Daha kaç lira olmasını bekliyordunuz! Allah gözünüzü doyursun” diyen tipler yeniden sahneye çıkıp, “Fındığınızı satmayın, değeri yükselecek” demeye başladılar.
Bu arkadaşlar maşallah nanoteknoloji kumaş gibi. Hiç leke tutmuyor. Normal bir zeytinyağından daha hızlı suyun üstüne çıkabiliyor. Hep haklılar, mübarekler.
Biz olsak milletin yüzüne bakmaya utanırız, bu arkadaşlar bir de kalkıp millete akıl vermeye devam ediyor.
Kardeş! İnsanlar hata yapar. Erdemli bir şekilde özür diler. Onu da yapmazsa kenara çekilir. Sizde yemin eden yüz surat hacı murat…
Bu sene de fındık fiyatı yükselmezse söyleyecek ne buldunuz? Onu da diyin de bari hazırlıklı olalım.

Sel “Geliyorum” dememiş miydi
Kabul edelim ki pazartesi günü meydana gelen sağanak yağış mevsim normallerinin çok üstündeydi. Herkes de insan üstü gayret göstererek görev yaptı. Kimsenin emeğine laf edecek halimiz yok.
Ama susadığınızda kuyu kazmak için geç kalmış oluyorsunuz.
Önceki haftalarda meydana gelen sağanak yağışları haber yaptık. Sosyal medya üzerinden pek çok paylaşım gerçekleşti.
Paylaşımları sadece vatandaşlar görmüş olamaz, yağmuru sadece yetkisi olmayanlar görmemiştir.
Peki önlem almak mümkün değil miydi? Üç haftadır “Geliyorum” diyen felakete önlem düşünülmedi mi?
Sel olduktan sonra zaten herkes elinden geleni yapar. Önemli olan sel meydana gelmeden önce adım atmak gerekmez mi? Yöneticilik bunu gerektirmez mi?
Yoksa yetkililerin tek görevi vatandaşı sele karşı uyarmak mı?

Fon krizi mi kerizi mi
Bu ülkede ne dolandırıcı bitti ne de dolandırılacak insan…
Gözümüzün önünde bir çok şey yaşandı yaşanmaya da devam ediyor. Korkarım ki bundan sonra da yaşanacak.
Dolandırıcılık yöntemleri değişiyor, dolandırılacak insanlar değişmiyor.
Bir dönem yerli araç üreteceğim diyen çıktı, bir dönem renkli yumurta vaat edenler. Hiçbir şey vaat etmeden para alanlar da var.
Zaman geliyor yardım kuruluşu adında milletin dini duyguları, zamanı geliyor vicdani hisleri sömürülüyor.
Yakın zamanda dolandırılanları arayan yeni dolandırıcılar “hazır müşteri” mantığından hareketle, dolandırılanları aramış. “Paranızı kurtaracağım ama bunun biraz masrafı var” diyip yeniden dolandırmış.
Ey benim güzel halkım. Bedava peynirin fare kapanında olduğunu ne zaman görecek acaba…

Exit mobile version